Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri Ebu Hüseyin el-Hamidavi, Muharrem ayının başlaması münasebetiyle yayımladığı mesajda, Kerbelâ olayına ve İmam Hüseyin’in (a.s.), ailesinin ve ashabının şehadetine değinerek, Kerbelâ’nın her zaman ve mekânda özgür insanlar için yol gösterici bir meşale olduğunu belirtti.
El-Hamidavi, Kerbelâ’nın tüm insanlığa, izzetsiz bir hayatın hiçbir değeri olmadığını ve zalimlere karşı direnmenin ilahi bir görev olduğunu öğrettiğini ifade etti. Ona göre bu görev, ne büyük fedakârlıklar ve musibetler nedeniyle terk edilebilir ne de karşısında tarafsız kalınabilir.
Iraklı yetkili, bu kalıcı Hüseynî çizginin devamı olarak yeni bir savaş dönemini geride bıraktıklarını ve bundan kesin bir zaferle çıktıklarını söyledi. Ancak savaşın henüz sona ermediğini, önlerinde daha tehlikeli ve daha zor aşamaların bulunduğunu vurguladı.
Bu nedenle her türlü gelişmeye karşı en üst düzey hazırlığın korunması gerektiğini belirten El-Hamidavi şöyle dedi:
“Silahlarımızı muhafaza ederken, parmağımız da tetikte kalmaya devam etmektedir.”
Açıklamasında düşmanlarını “insan suretindeki yırtıcılar” olarak nitelendiren El-Hamidavi, onların sözlerine ve anlaşmalarına güvenilemeyeceğini savundu. Onların hile ve aldatmacalarına karşı gaflet göstermenin saflık olacağını ifade etti.
Şu değerlendirmede bulundu:
“Denklem açıktır; onlar bizden razı olmayacaktır, biz de onların zulüm ve saldırganlıklarına boyun eğmeyeceğiz.”
El-Hamidavi ayrıca, kendi ifadeleriyle “liderleri ve direniş ekseninin önde gelen isimlerinin öldürülmesini” unutamayacaklarını belirterek, bu olayların hafızalardan silinmeyeceğini söyledi.
Irak Hizbullah Tugayları Genel Sekreteri, mücadelelerinin devam edeceğini ve bunun hükümetlerin yıkıldığı, siyasi haritaların değiştiği, sonuçları uzun vadeli olan bir mücadele olduğunu ifade etti.
Mesajının sonunda, direniş ekseni olarak tanımladığı güçlere teşekkür ederek özellikle:
- Hizbullah,
- İran Silahlı Kuvvetleri,
- Yemen’deki güçler,
- Filistin direniş grupları,
- Irak, Bahreyn ve Hicaz’daki destekçiler,
ile özellikle Şam bölgesindeki unsurların katkılarını takdir ettiğini belirtti.
