National Interest: Hürmüz Boğazı’nı Baypas Etmek Mümkün Değil

National Interest dergisi, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik konum üstünlüğünü ve ABD’nin kendi taleplerini dayatma konusundaki başarısızlığını itiraf etti.

 National Interest dergisi, jeopolitik risk analisti Vasai Mar’ın görüşlerine yer verdiği raporunda şunları yazdı:

“Hürmüz Boğazı bölgesindeki coğrafi koşullar İran’ın lehinedir ve bu ülkeye stratejik bir üstünlük sağlamıştır. Öyle ki İran, Hürmüz Boğazı’nın kuzey kıyı şeridini tamamen kontrol altında tutmaktadır; böylece büyük bir deniz filosu konuşlandırmaya gerek duymadan, kıyı füzeleri ve süratli hücum botları vasıtasıyla bu bölgeyi otoritesi altında tutabilmektedir.”

Raporun devamında şu ifadelere yer verildi: “Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden okyanus rotalarına açılan tek deniz yoludur ve günlük 20 milyon varil petrolün yanı sıra çok büyük miktarda doğal gazın da transit merkezidir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) petrol boru hatları bu miktarın yalnızca kısıtlı bir kısmını taşıyabilmektedir; bu yüzden Hürmüz Boğazı’nı baypas etmek (dışından dolaşmak) pratik bir seçenek olarak görünmemektedir.”

İran; Bandar Abbas’taki askeri üsleri ve boğazda yer alan Keşm ve Larek gibi adalar vasıtasıyla askeri tahkimatını güçlendirmiştir. Tahran için boğazdaki trafiği sadece, sigorta şirketlerinin karşılayamayacağı kadar maliyetli ve riskli hale getirmek bile tek başına yeterli bir kozdur.

Hürmüz Boğazı’nın geleceği için üç senaryo öne sürülmektedir:

  • Birinci Senaryo: İran’ın Çin, Rusya, Türkiye, Hindistan, Pakistan ve Irak gibi bazı ülkelerin gemilerine geçiş izni vermesi ve Batılı ülkelerin gemilerine ise kısıtlamalar getirmesidir.

  • İkinci Senaryo: ABD’nin askeri güç kullanarak boğazı açmasıdır ki bölgenin coğrafi yapısı göz önüne alındığında bu durum عملاً (fiilen) mümkün değildir. ABD’nin İran mevzilerine yönelik saldırıları durumu eski haline getirememiştir; ayrıca askeri üsleri hedef almak, boğazın kontrolünü ele geçirmek anlamına gelmez. İran, asimetrik (klasik olmayan) gücünü ABD’nin saldırı hızından daha çabuk bir şekilde yenileyebilecek kapasitedir. ABD’nin gemilere eşlik etme (eskortluk) planı da bölgesel ve uluslararası destek bulamadığı için başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

  • Üçüncü Senaryo: Bazı sonuçların/yaptırımların baki kalmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı’nın trafiğe yeniden açılmasını içerir. İran’ın nükleer taahhütlerine karşılık yaptırımların kaldırılması ve gemilerin serbest hareketinin garanti edilmesi, kalıcı bir anlaşma için temel oluşturabilir. Geçmişteki anlaşma (Nükleer Anlaşma – JCPOA) döneminde kısa bir süreliğine de olsa boğazda gemilerin rahatça hareket ettiğine şahit olmuştuk. ABD, bu çatışmayı çözmede askeri üstünlüğün işe yaramadığını itiraf etmeli ve krizin çözümünde tek yolun siyasi çözüm olduğunu kabul etmelidir.

Bu Haberi Paylaş
1 Yorum