olarak kabineyi oluşturmakla görevlendirdi. Muhammed Tevfik Allavi ise tanınan
bir aylık süre içerisinde yeni kabineyi kurdu. Parlamentonun oturumlarının
bugün düzenleneceğine dair haberler yayınlandı. Ancak parlamento oturumlarının
düzenlenmesi haberlerinin ardından muhtelif kuşkulu haberler de yayımlandı ve
böylece bu konuda ciddi tereddütlerin söz konusu olduğuna da değinildi.
Bir taraftan parlamento oturumunun hala Iraklı grupların pay
istemeleri ve ihtilaflarından dolayı düzenlenip düzenlenmeyeceği belli değil,
diğer yandan da Iraklı grupların başbakan Muhammed Tevfik Allavi ile ilgili
tereddütleri de artmıştır.
Şimdi de Irak’ta yapısal fırkacılık asıl mesele ve sorun
haline gelmiştir. Irak’taki güç yapısının fırkacılık düzenine göre ayarlandığı
görülmektedir. Bu fırkacı düzene göre cumhurbaşkanlık, başbakanlık ve
parlamento başkanlığı sırası ile Kürtler, Şiiler ve Sünniler arasında
paylaşılmıştır.
Buna paralel olarak da başbakan Muhammed Tevfik Allavi
kabineyi oluştururken bir yandan fırkaların ve diğer yandan da siyasi grupların
pay istemelerini ve isteklerini göz önünde bulundurmak zorundadır. Örnek
göstermemiz gerekirse Kürtlerin kabinedeki payları ve kontenjanları
belirlenmeli ve bunun yanı sıra Kürdistan Yurtseverler Birliği ve Demokratik
partisinin pay taleplerine de karşılık vermelidir. Bu koşullar ise şimdi de
başbakan Muhammed Tevfik Allavi’nin en büyük sorunu sayılır. Çünkü Kürt gruplar
ve Sünniler Tevfik Allavi’nin oluşturduğu kabineye en sert karşı
çıkanlardandır.
Böyle bir durumda ise kabineyi oluşturmakla görevlendirilen
başbakan Allavi de Salı günü Twitter’dan bir mesaj yayımlayarak kimi siyasi hareketler ve grupları şantaj
yapmakla itham etti. Allavi kabinesinin muhtemelen Perşembe günü oturumunda
güven oyu alamayacağını çünkü kimi siyasi hareketlerin bağımsız bakanların
seçiminden dolayı, bakanlıklara soygun düzenlemekten mahrum kaldıklarını ve bu
yüzden onun kabinesine güven oyu vermeyeceklerini bildirdi.
Muhammed Tevfik Allavi’nin bu açıklamaları ona karşı
muhalefetleri de arttırmıştır. Öyle ki Irak Parlamentosu yasalar departmanı
genel müdürü bile resmi bir mektup çerçevesinde Allavi’nin iddiaları hakkında
araştırmalar ve incelemelerin yapılmasını isteyerek bu hususunda parlamento
oturumunda da ele alınmasına vurgu yaptı.
Bu durumun yanı sıra Irak siyasi grupları isteklerini ve
taleplerini kabine oluşturulmadan ortaya koymuşlardı. Bu çerçevede Kürtler yeni
başbakanının Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin mali taleplerinin karşılanmasını,
Ehli Sünnet de erken seçimlerin tarihinin belirlenmesine vurgu yapıp kimi Şii
gruplar bile özel siyasi ve ekonomik istekleri üzerine vurgu yapmaktadırlar.
Böyle bir durumda Irak parlamentosundaki El Fetih
fraksiyonuna yakın Azim Hareketi lideri Hannan El Fetlavi ise parlamentonun
Muhammed Tevfik Allavi’nin önerdiği kabineye güven oyu oylaması için düzenlenen
günün eşiğinde bu siyasi bulanıklığı
siyasi krona olarak adlandırmıştır.
Irak’ta sokaktaki itirazlar ve kaosların azaltığı sırada,
şimdi de Irak siyasi gruplarının kabine oluşturma sürecindeki fırkacı
eğilimleri en temel soruna dönüşmüştür. Böyle bir sorun ise sonunda belki de
Irak başbakanı Muhammed Tevfik Allavi’nin istifasına da yol açabilir. Bu da
Irak’ta yeni bir belirsizlik ve kaos döneminin başlaması demektir.
