Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen nükleer anlaşmaya dönüş
şartını açıkladı.
ABD’nin nükleer anlaşmaya dönmesi için tüm yaptırımların
kaldırılması gerektiğini vurgulayan Hatipzade, bunun etkili bir şekilde hayata
geçirilmesi gerektiğini ve İran tarafından test edileceğini söyledi.
Hatipzade, “ABD’nin bu tutumla Viyana görüşmelerine
katıldığı halinde kesinlikle en kısa sürede mutabakata varılacağına
inanıyoruz.” dedi.
Hatipzade sözlerine şöyle devam etti:
“Elbette ki, ABD’nin bir daha uluslararası hukukla alay
etmeyeceğine dair güvence istiyoruz.
İktidardaki hükümet de dahil olmak üzere farklı ABD
hükümetleri, verdiği garantilerin arkasında durmadığını ve ABD Başkanı’nın
imzasının iddia ettikleri kadar güvenilir ve değerli olmadığını göstermiştir.
Bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti ile müzakere ekibinin sağlam garanti alma
hususundaki ısrarı doğaldır.”
Hatipzade, Avrupa taraflarının nükleer anlaşma tutumunu
eleştirerek, “Avrupa ülkelerinin, nükleer anlaşmadan çekilip BM Güvenlik
Konseyi’nin 2231 sayılı kararını ihlal eden ABD’nin davranışı karşısındaki
eylemsizliğini her zaman gündeme getirdik.
Amerika’nın İran’a karşı uyguladığı tek taraflı yaptırımlar,
Avrupa’nın verdiği taahhüdü yerine getirme konusunda güçsüz durumda olduğunu
gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Bunlara ilave olarak İranlı yetkili, “İmzacı tüm tarafların
nükleer anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerine geri dönmesi konusu Viyana
görüşmede yer alacak gündem maddelerinden biridir. Diğer tarafların eylemsizliği ile anlaşmanın
çiğnenmesinden İran büyük zarar gördü. Bu konu da (görüşmelerde) ele alınmalı.”
diye konuştu.
Viyana Nükleer Anlaşma Görüşmeleri
İran Nükleer Anlaşması’nın tam olarak uygulanması ve ABD’nin
anlaşmaya dönüşünün ele alındığı Viyana’daki görüşmelerde 6’ncı tur oturumu 20
Haziran’da sona ermişti.
Eski ABD Başkanı Donald Trump, BM Güvenlik Konseyi’nin 5
daimi üyesi ve Almanya ile İran arasında 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan
Mayıs 2018’de tek taraflı çekildikten sonra Tahran’a yönelik yaptırımları geri
getirerek “azami baskı” politikasına başvurmuştu.
20 Ocak’ta görevi devralan Joe Biden yönetimi ise İran
nükleer anlaşmasına geri döneceklerini ileri sürmüştü.
