Büyükelçisi Muhammed Kazım Al-i Sadık, gündemdeki konuları değerlendirdi.
Al-i Sadık, İran’ın Irak topraklarına saldıracağı yönünde
ortaya çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirterek, “İran, Irak Kürt
Bölgesel Yönetimi (IKBY) topraklarını işgal etmeyi hiçbir zaman düşünmemiştir.
Son zamanlarda iki ülke yetkilileri arasında bir güvenlik anlaşması sağlandı.
İran’ın Irak topraklarına girme niyeti yoktur.” dedi.
Al-i Sadık, İran’ın Irak’ın kuzeyindeki teröristlerin
mevzilerine yönelik düzenlediği operasyonlara ilişkin; “İran meşru müdafaa
hakkını kullandı. Ancak iki ülke arasında son dönemde sağlanan anlaşmalar
çerçevesinde silahlı grupları kontrol altına almamızı ve ülkemize yönelik
saldırının tekrarlanmasını umuyoruz.” ifadesini kullandı.
Al-i Sadık sözlerine şöyle devam etti: “İran’da son aylarda
yaşanan huzursuzluk, muhalif Kürt unsurların Erbil’den sızmasından kaynaklandı
ve İran güvenlik güçleri ülkede plan hazırlığında olan bir terör hücresini imha
etti ve bu terör çetesi Erbil’den yönlendiriliyordu.
İran, IKBY bölgesinden kaynaklanan terör faaliyetleriyle
karşı karşıya kaldığını anlatan Al-i Sadık, “Zaman zaman Amerikan insansız hava
araçları (İHA) Irak ve İran sınırlarında casusluk amacıyla uçuş gerçekleştiriyor.”
açıklamasını yaptı.
Büyükelçi, bu ihlaller nedeniyle Irak Dışişleri Bakanlığı’na
18 protesto notası teslim ettiğini aktardı.
Kuzey Irak bölgesini ziyaret etmek istediğini söyleyen Al-i
Sadık, “Irak Kürdistan Bölgesi ve Kürtlerle tarihi ilişkilere sahibiz.”
ifadesini kullandı.
Al-i Sadık, açıklamasının bir başka bölümünde de
Tahran-Riyad görüşmelerine değinerek, Irak’a, İran ile Suudi Arabistan
arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaptığından dolayı teşekkür etti.
Al-i Sadık, “Çin, İran ile Suudi Arabistan arasındaki
görüşmeleri sürdürmek istedi ve Pekin’de yaşananlar aslında Bağdat
görüşmelerinin tamamlanmasıydı. Bağdat’taki görüşmeler diplomatik düzeye
ulaşacak ve inşallah çok yakında iki ülke dışişleri bakanları arasında bir
görüşme yapılacak ve büyükelçilikler de yeniden açılacak. Elbette bunlar
gerçekleşirse bölgede daha fazla güvenlik ve istikrarın sağlanmasına fayda
sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
İranlı diplomat, “Irak’ın, İran İslam Cumhuriyeti ile diğer
Arap ülkeleri arasında bir bağlantı halkası olarak rol oynadığına inanıyoruz.”
diye konuştu.
İran-Suudi Arabistan Anlaşması
İran ve Suudi Arabistan Çin’in arabuluculuğunda ilişkileri
düzeltme ve diplomatik temsilcilikleri yeniden açma konusunda anlaştı.
10 Mart’ta Pekin’deki görüşmelerin ardından İran Yüksek
Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Şemhani, Suudi Arabistan Ulusal Güvenlik
Danışmanı Musaid bin Muhammad el-Aiban ve Çin Dışişleri Komisyonu Ofisi
Direktörü ve Çin Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi Wang Yi üçlü bildiriye imza
attı.
Üçlü bildiride, “Görüşmeler sonucunda İran ve Suudi
Arabistan Krallığı, iki ay içinde diplomatik ilişkilerin yeniden başlatılması
ve büyükelçiliklerin ve temsilciliklerin yeniden açılması konusunda anlaştı.
İki ülke dışişleri bakanları bu kararı hayata geçirmek için bir araya gelecek.
2001 tarihinde İran ve Suudi Arabistan arasında imzalanan
güvenlik işbirliği anlaşmasının yanı sıra 1988 tarihli ekonomik, ticari,
yatırım, teknik, bilimsel, kültürel, spor ve gençlik alanlarındaki kapsamlı
işbirliği anlaşmasının hayata geçirilmesi konusunda mutabık kalındı.
Üç ülke (İran, Çin ve Suudi Arabistan), bölgesel ve
uluslararası barış ve güvenliği güçlendirmek için her türlü çabayı gösterme
yönündeki güçlü iradelerini beyan eder.” ifadelerine yer verildi.
Bu anlaşmanın ardından birçok ülke devletleri İran ve Suudi
Arabistan arasındaki ilişkilerinin normalleşmesini memnuiyetle karşıladı.
