İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi’nde onaylanan karara ilişkin olarak,
“İran’ın belgenin müzakereleri sırasında sunduğu önerilerin çoğu kararda yer
alıyor ve bu karar güçlü ve kesindir” dedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, bu kararın
maddelerini şu şekilde sıraladı;
-Tüm hükümetlerden Siyonist rejime silah ihracatını
durdurmalarını talep etmek
-Çatışmaların durdurulması, hastanelerin yıkılmasının
önlenmesi, Gazze’ye ilaç, gıda ve yakıt girişinin yasaklanmasının kaldırılması
konusunda Güvenlik Konseyi’nden acil karar almasını talep etmek
-Gazze ablukasının kaldırılması ve Arap, İslam ve
uluslararası insani yardım konvoylarının girişinin sağlanması
– Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısından savaş suçları ve
insanlığa karşı suçlara ilişkin derhal soruşturma başlatılmasının talep
edilmesi
– İsrail rejiminin suçlarını belgelemek üzere İslam
İşbirliği Teşkilatı Sekreterliği bünyesinde bir hukuki izleme biriminin
kurulması
– Suudi Arabistan (İİT zirvesinin dönüşümlü başkanı olarak),
Ürdün, Mısır, Endonezya, Türkiye, Nijerya ve diğer ilgili ülkelerin dışişleri
bakanlarına acil uluslararası hareketler başlatma emri verilmesi ve tüm üyeler
adına Gazze’deki savaşın durdurulması ve uluslararası kararlara dayalı kalıcı
ve tam bir barışın sağlanması için ciddi ve gerçek bir siyasi sürecin
başlatılması yönünde baskı yapılması
– Üye devletleri, insanlık dışı işgal rejimi yetkililerinin
suçlarını durdurmak için diplomatik, siyasi ve hukuki baskı uygulamaya ve her
türlü caydırıcı tedbiri almaya çağırmak
-Uluslararası hukukun uygulanmasında ülkeler tarafından
çifte standardın kınanması (Batılıların Ukrayna’daki savaş ve Gazze’deki savaşa
ilişkin çifte tutumuna atıfta bulunulması)
-Filistinlilerin Gazze’nin kuzeyinden güneyine taşınmasının
kınanması
– Gazze ve Kudüs dahil Batı Şeria’da, Filistin toprakları
dışına göçe zorlamaya yönelik her türlü girişimin tam ve kesin olarak
reddedilmesi
– Tüm Filistinli tutuklu ve tutsakların ve sivil
tutukluların serbest bırakılmasının gerekliliğinin vurgulanması
-Batı Şeria’nın köy ve şehirlerinde işgalci güçlerin ve
terörist yerleşimcilerin işlediği cinayet suçlarının durdurulması, İslam ve
Hıristiyan kutsal mekanlarına yönelik saldırılar ve terörist yerleşimcilerin
durdurulması
– İşgalci taraf olarak İsrail rejiminin yükümlülüklerini
yerine getirmesi ve tüm yasa dışı eylemlerin durdurulması gerekliliğini
vurgulamak
– Bölgenin ve dünyanın barış ve güvenliğine tehdit
oluşturan, Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanma tehdidi de dahil olmak üzere
rejim yetkililerinin aşırı davranış ve açıklamalarının kınanması
-Gazze Şeridi’nde gazeteci, kadın, doktor ve hemşirelerin
öldürülmesini, Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarda yasaklı beyaz fosfor
silahının kullanılmasını kınayarak, rejimin Lübnan’ı Taş Devri’ne döndürme
yönünde defalarca yaptığı açıklamaları kınayarak, Kimyasal Silahların
Yasaklanması Örgütü’nün kimyasal silah kullanımını araştırması gerekliliği
-Gazze’yi Batı Şeria’dan ayırmaya yönelik her türlü planın
reddedilmesi
-Doğu Kudüs, Golan, Şebaa ve Kafr Şoba sahalarındaki işgalin
sona erdirilmesi talebi
– Filistin hükümetine ve UNRWA’ya mali ve insani yardım
sağlamak üzere İslami finans ağının etkinleştirilmesi ve Gazze’nin yeniden
inşasının başlaması
– İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterine kararın
uygulanması ve bu örgütün gelecek dönemine rapor sunulması konusunda görev
verilmesi.
Kenani son olarak şunu vurguladı: “Riyad’daki zirvede
onaylanan kararda, güçlü metne rağmen, İran İslam Cumhuriyeti’nin geçmişte her
zaman çekincelerini dile getirdiği birçok madde yer alıyor ve bu, üst düzey
yetkililer ve İran’ın katıldığı toplantıda da bir kez daha vurgulandı.
Dışişleri bakanları, İran İslam Cumhuriyeti’nin özellikle iki devletli çözüm,
1967 sınırları ve Arap barış planına atıfta bulunarak bazı kısımlara ilişkin
çekincelerinin bulunduğunu ifade etti.”
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları ekledi: “İran İslam
Cumhuriyeti’nin de kararda yer alan Arap grubunun, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün
Filistin ulusunun tek yasal temsilcisi olduğu yönündeki tutumuna ilişkin
çekinceleri var ve tüm Filistinlilerin ve Filistinli grupların, Filistin
Kurtuluş Örgütü de dahil olmak üzere her kesimin Filistin milletinin
temsilcileri olduğunu ve uluslararası hukuka göre işgalciye karşı savaşma ve
kaderlerini belirleme haklarına sahip olduklarını belirtiyor”
Kenani şunları da vurguladı: “Bu durum İran İslam
Cumhuriyeti’nin Cidde temsilcisi tarafından örgütün sekretaryasına resmi bir
notla yansıtıldı ve toplantının nihai raporuna da yansıtılacak.”
