Rasthaber – İran’ın Meşhed şehrinde başlayan eylemler terör destekçisi cephenin yalan rüzgarına vesile oldu. Atlantik medyası bir yandan hayat pahalılığına karşı sokağa çıkan İranlıların korkularını fabrikasyon haberlerle tetiklerken diğer yandan dünya kamuoyuna yaşananların bir ‘rejim değişikliği’ talebi olduğunu kabul ettirme telaşına düştü. Ne yazık ki Türk medyası da Ankara ve Tahran arasındaki dostluğa darbe vuracak haberlere imzasını atmakta gecikmedi. İşte medyada yayılan iddialar ve gerçekler:
İRAN'IN DIŞ POLİTİKASI ELEŞTİRİLİYOR
Atlantik medyasında yer alan haberlerde halkın İran’ın dış politikasını sıklıkla eleştirdiği ifade ediliyor. Zaman zaman ülke içerisindeki reformist kanadın dillendirdiği yurdışı politikasının maliyeti ülke içindeki eylemlerde cılız bir ses olmanın ötesine geçemedi. Bunun nedeni; İran’ın dış politikada kazandığı başarılar. Suriye’de beş yıldır devam eden krizin son virajında böylesine bir talebin merkezinde olduğu bir eylem zamanlama açısından dahi akla yatkın gözükmüyor.
İran’a Suriye’den Yemen’e kadar uzanan sahada yenilen Atlantik cephesinin dış politika temelli kalkışmaları hayal etmesi ise kendileri açısından anlaşılabilir. ABD Başkanı Donald Trump, dün sosyal medya aracılığıyla yayımladığı açıklamada “Rejimin yolsuzluklarından ve ülkenin varlığını yurt dışında terörizme harcamasından bıkmış olan İran vatandaşlarının barışçıl protestolarıyla ilgili bilgiler geliyor. İran yönetimi, kendini ifade hakkı da dahil kendi halkının haklarına saygı göstermelidir. Dünya bu süreci izliyor” ifadelerini kullandı.
TEMEL GIDA MADDELERİNE ZAM ELEŞTİRİLİYOR
İran’da geçtiğimiz ay açıklanan yeni bütçe planı ekonomik önlemleri beraberinde getirse de temel gıda maddelerine yüzde 40’lık zam gelmedi. Venezuela’da yaşanan ekonomik sorunların ABD medyası tarafından manipüle edilmesine benzer durum şu anda İran’da yaşanıyor. Ülkede astronomik artışın tek görüldüğü temel tüketim ürünü yumurta.
Aydınlık’a bilgi veren kaynaklar İranlıların, Ruhani’nin ekonomik vaatlerle iktidara geldiğini ancak beklentileri karşılayamadığını saklamıyor. Batık bankaların bulunduğu ülkede vatandaşların paralarını temin edememesi ve geçtiğimiz haftalarda belediye otobüsü şöförlerinin greve çıkması akla gelen ilk örneklerden. Başkent Tahran’da başlayan grevde gözaltına alınan şoförlerden biri kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmiş ve bu durumu eleştimek için planan eylem yasaklanmıştı. Özetle Nükleer Anlaşma’dan sonra ülkede esen iyimser hava yerini kaygıya bırakmış durumda. İran dini lideri Ali Hamey’in Meşhed temsilcisi Ahmed Alemelhuda’nın “Ekonominin yönetilmesi, refah ve yaşam şartları bakımından sadece bugün değil, öyle kötü yönetimler söz konusu oldu ki halka karşı mahcubuz” demesi de bu bağlamda önem kazanıyor.
Konuştuğumuz yetkililer, bu duruma rağmen ABD’nin halkın ekonomik kaygılarını gereksiz bir telaşa dönüştürdüğü noktasında ise hemfikir. Yurtdışında başlatılan kampanyanın içeride kısmi başarıya dönüştüğünü söylemek mümkün. Örneğin, herhangi bir emare olmamasına rağmen ülkede enflasyonun yüzde 70’i bulacağı ve birkaç hafta içinde benzine yüzde 50 zam geleceği konuşuluyor. Bu iddialar güvenilir bir veri ya da kaynağa dayanmıyor ancak konunun uzmanları ABD’nin ‘fısıltı gazetesi’ni işaret etmekte tereddüt etmiyorlar.
HALK REJİM DEĞİŞİKLİĞİ İSTİYOR
Sayıları yüzlerle ifade edilen eylemcilerin arasındaki bazı grupların rejim değişikliği talebi İran’da değil Amerika ve İsrail’de karşılık buluyor. İran İslam Devrimi’ne bağlılığı ile ön plana çıkan Meşhed’de bu türden bir eylemin organize edilmeyeceği ABD ve İsrail tarafından bilinse de bahsi geçen iki ülke bu eylemleri bir ‘zıplama tahtası’ olarak kurgulamakta.
İsrail merkezli Channel 10 televizyon kanalının haberine göre, İran’da başlayan eylemlerden iki hafta önce Washington’da buluşan ABD’li ve İsrailli üst düzey güvenlik yetkilileri Tahran karşıtı yeni bir plan üzerinde anlaşma sağladı. Jerusalem Post gazetesine konuşan ABD’li yetkili anlaşmaya dair, “Belge, İran’a karşı yeni bir ortak girişimin başlangıcına işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu. ABD’li yetkili verdiği demeçte, “Henüz çerçeve halindeki bir belge olduğunu söylemek daha doğru, tamamlanmış bir plan değil. Bu, gelecekte yapılacak işbirliği için bir çerçeve. Bir sürecin sonu değil, başlangıç noktası” diye konuştu.
İran’da başlayan eylemlere ABD Hava Kuvvetleri tarafından kurulan Rand Corporation da rejim değişikliği talebinin güçlü savunucuları arasına adını yazdırdı. Rand kurumunun uzmanlarıdan Alireza Nader sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada yaşanan süreci ‘en koyu’ sistem karşıtlığına dönüşeceğini iddia etti.
EYLEMLERE BİNLERCE İNSAN KATILIYOR
Atlantik medyası Meşhed’de başlayan ve birkaç şehre daha yayılan gösterilere binlerce insanın katıldığını iddia etmesine rağmen meydana çıkan insan sayısı yüzlerle ifade ediliyor. En güçlü eylemin yaşandığı Meşhed dışında verilen rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Örneğin; başkent Tahran’da cuma günü 50 kişilik olan eylem dün de Inkılap Meydanı civarında 200 kişi ile devam etti.
