İsmail Haniye, Lübnan’da Hizbullah Hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrullah ile
bir araya gelerek görüşe teatisinde bulundu.
İsmail Haniye ve Nasrullah’ın görüşmesi, sembolik bir
görüşme değil ve büyük öneme de
sahiptir. Bu görüşmede kalben itikadi
değerlere dayanarak Siyonist Rejim ile mücadele eden ve Lübnan ve Filistin’de
direniş ekseninin sorunlarının azalması için
Siyonistlerle uzlaşmaya ve müzakereye yanaşmayan Direniş Cephesinin iki etkin lideri bir araya
geldi.
Bu görüşme zamanlama olarak da büyük bir öneme
sahiptir. Halihazırda
Batı-Siyonizm-Gerici Arap ekseni komploları
direniş cephesine daha açık bir şekilde yapılmaktadır.
Birleşik Arap
Emirliklerinin Siyonist Rejim ile
ilişkilerini normalleştirmesi, yeni bir konu değildir. Son on yıllarda yaşanan
fakat şimdi alenileşen bir durumdur.
Bu durum sırf Birleşik Arap Emirlikleri ile de sınırlı
kalmamıştır. Kimi gerici Arap ülkeleri de korsan rejim ile beraber gizli ama
resmi ilişkileri yürütmektedir. Ve hatta bazıları da bu ilişkileri
alenileştirme peşindedirler.
Bu durum Direniş Ekseni aleyhinde bir projenin hayata
geçirilmekte olduğunu gösterirken Haniye ve Nasrullah görüşmesinin önemini de
kat kat artmaktadır. Yapılan görüşme
aslında Lübnan direniş hareketinin, Filistin’e karşı ihanetleri küçümsemediğini
ve bölge düzeyinde direniş cephesine karşı bir ihanet saydığını gösteriyor.
Bu anlayış ve bakıştan yola çıkarak bölge düzeyinde Yüzyılın Anlaşması, ilhak
projesi ve Siyonistler ile ilişkilerin normalleşmesi gibi komplo projelerine
karşı direniş gruplarının kenetlenmesi
ve görüş birliğinde olma zaruretini
gözler önüne sermektedir.
Buna ilaveten HAMAS ve Hizbullah Hareketi Amerika’nın
yaptırımları gibi ortak tehditler yaşamaktadırlar. Bu yaptırımların hedefi
ise direniş hareketlerine ekonomik baskı
uygulamakla halk nezdindeki imajını bozmak ve
onların askeri kabiliyetlerinin güçlenmesini önlemektir.
HAMAS ve Hizbullah Hareketi, aynı zamanda işgal rejimin
saldırılarına da uğramışlar. Tabii bu
çerçevede HAMAS daha fazla hedef alınmıştır.
Bu doğrultuda Seyyid Hasan Nasrullah ve İsmail Haniye
görüşmesinde de direniş ekseninin
istikrarlı ve güçlü duruşuna ve tehditler ile baskılar karşısındaki
tutumuna vurgu yapıldı. Filistin
HAMAS hareketi liderlerinden biri ise
daha önce İsmail Haniye ve
Seyyid Hasan Nasrullah’ın görüşmesine değinerek HAMAS ve Hizbullah hareketi ilişkilerinin
stratejik ve geçmişe dayalı ilişkiler olduğunu ve ufak tefek ihtilafların da bu
ilişkileri etkilemeyeceğini belirtti.
Burada önemli olan bir başka nokta da HAMAS’ın Filistin hareketi ve Hizbullah’ın da
Lübnan’ın önemli direniş hareketi olarak
ülkelerinde büyük yandaş kitleye sahip olmalarıdır. Gerçekte bu iki
Filistin ve Lübnanlı hareket, halk tarafından verilen büyük destekler sayesinde
meşruiyet kazanmıştır.
İki hareketin birleşmesi ve buna paralel olarak Filistin İslami Cihat Hareketi, Irak Haşdi
Şabi kurumu ve Yemen Ensarullah hareketleri de bir araya gelmesi ile bölgede Siyonist Rejim İsrail’e karşı direniş
ekseni de daha güçlü hale gelecektir.
Burada değinilmesi gereken son nokta geçen Perşembe akşamı Filistin direniş grupları temsilcilerinin
Lübnan’daki oturumunun ve İsmail Haniye’nin Beyrut’taki
görüşmelerinin uzlaşmacı Arap
ülkelerine ciddi uyarı sayılmasıdır. Muhakkak uzlaşmacı Arap rejimleri,
uzlaşmacı tavırlarından dolayı tepki görecekler ve direniş ekseninin onlara
karşı tehdidi de büyük bedelleri onlara ödettirecektir./
