İran Ekonomi Bakanlığı, Hürmüz Boğazı’nın sigorta mekanizması üzerinden yönetilmesine yönelik bir planı gündemine aldı. Söz konusu planla, savaş sonrası dönemde uluslararası hukuk çerçevesinde boğaz üzerinde denetim sağlanması ve aynı zamanda İran için ekonomik gelir oluşturulması hedefleniyor.
Fars Haber Ajansı muhabirinin ulaştığı belgeye göre, İran Ekonomi Bakanlığı “Hürmüz Boğazı’nın sigorta yoluyla yönetimini mümkün kılacak” bir proje üzerinde çalışıyor. Böylece hem barış döneminde diğer ülkelerin kabul edebileceği bir model oluşturulması hem de boğazın fiilî yönetiminin sağlanması amaçlanıyor.
Plana göre İran, farklı ülkelere ait gemilerin geçişlerini ayırt edebilecek ve boğaz üzerindeki bilgi ve denetim kapasitesini artırabilecek.
Ramazan Savaşı’nın başlamasından itibaren İran, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri’nin sorumluluğunda olduğunu” açıklamıştı. Bu nedenle, İran’ın düşman ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişi nedeniyle uğradığı zarar gerekçe gösterilerek, boğazın yönetiminin kalıcı biçimde İran’ın kontrolünde olması gerektiği savunuluyor.
Uluslararası hukuk açısından bakıldığında, savaş sonrası dönemde gemilerden doğrudan geçiş ücreti alınmasının siyasi maliyet doğurabileceği değerlendiriliyor. Bu durumda boğaz yönetiminin yalnızca hizmet satışıyla sınırlı kalacağı ve en iyi ihtimalle İran’a yaklaşık 2 milyar dolar gelir sağlayabileceği ifade ediliyor.
Ayrıca İran’ın altyapı sınırlamalarının ortadan kaldırılması durumunda bile yalnızca hizmet satışının yüksek gelir kapasitesi oluşturmayacağı belirtiliyor.
Buna karşılık, Hürmüz Boğazı’nın sigorta sistemi üzerinden yönetilmesinin tamamen sivil bir görünüm taşıdığı ve doğrudan harç uygulamalarının aksine diğer ülkeler tarafından daha kolay kabul edilebileceği öne sürülüyor.
Direnç Ekonomisi Düşünce Kuruluşu ticaret uzmanı Mehdi Muhammedi, Hürmüz’ün sigorta yoluyla yönetilmesi fikrinin tam anlamıyla yeterli olmadığını belirterek, küresel deniz sigortacılığı sektörünün tekel niteliği taşıdığını ve İran’ın bu sistem içinde güçlü bir konuma sahip olmadığını söyledi. Muhammedi ayrıca, İran sigortası taşıyan gemilerin bazı limanlarda kabul edilmeme riskiyle karşılaşabileceğini ifade etti.
Öte yandan Akıllı Yönetişim Düşünce Kuruluşu Başkanı Taha Hüseyin Medeni ise bu sigorta modelinin Rus ve Çin şirketleri aracılığıyla reasürans sistemi şeklinde uygulanabileceğini belirtti. Medeni’ye göre gemiler, temel sigortalarına ek olarak bu güvenceyi ek poliçe şeklinde satın alabilecek.
Ekonomi Bakanlığı’nın planına göre, Hürmüz Boğazı’nın sigorta yoluyla yönetilmesi kapsamında çeşitli deniz sigortaları ile mali sorumluluk sertifikaları düzenlenebilecek.
Planın ilk aşamasının ise denetim, alıkoyma ve müsadere sigortasıyla başlaması öngörülüyor. Bu sigorta türünün silahlı saldırı kaynaklı zararları kapsamayacağı, buna rağmen düşük risk üstlenerek ülkeye 10 milyar doların üzerinde gelir sağlayabileceği belirtiliyor.
