İmzalarsanız Geçiş Hakkınız Olmaz

1- Haber ajansları, diplomatik kaynaklara dayandırdıkları haberlerinde, ABD ile Körfez Arap ülkelerinin hazırladığı Hürmüz Boğazı hakkındaki ortak karar taslağının revize edilmiş versiyonunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerine dağıtıldığını duyurdu. Daha önce ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ABD ile Körfez Arap ülkelerinin, İran İslam Cumhuriyeti’ni Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla suçlayan bir karar taslağı üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı (!)

Belirtmek gerekir ki bu girişim, ABD’nin bir ay önce aynı içerikteki bir karar tasarısını BM Güvenlik Konseyi’ne sunmasının ardından gündeme gelmiştir; söz konusu tasarı Rusya ve Çin’in vetosuyla karşılaşmıştı. Son tasarının içeriği ve mahiyeti, veto edilen önceki tasarıdan farklı değildir. Sadece hukuki prosedürü koruyor görünmek amacıyla bazı değişiklikler yapılmıştır ki, kendi ifadeleriyle aynı veto edilmiş tasarının yeniden gündeme getirildiği düşünülmesin (!). Son taslakta, İran dosyasının BM Şartı’nın Yedinci Bölümü’ne sevk edilmesine ilişkin maddenin çıkarıldığı belirtilmektedir.

2- Söz konusu karar tasarısı, iki temel ve esaslı hususu tamamen görmezden gelerek Güvenlik Konseyi’ne sunulmaktadır:

Birincisi; İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliği, İran İslam Cumhuriyeti’nin yasal hakkıdır ve bu hak hem Cenevre hem de Jamaika uluslararası sözleşmelerinde tanınmıştır. Eğer bugüne kadar bu yasal hakkımızı kullanmadıysak, bu bir tür ihmal veya kusur olarak değerlendirilebilir. Açıkça ortadadır ki bir hakkın kullanılmamasındaki ihmalkârlık, o hakkın uygulanmasına ve kullanılmasına engel teşkil etmez.

İkincisi; söz konusu karar taslağında, ihanetten ve zorbalıktan başka bir kelimeyle tarif edilmesi mümkün olmayan bir şekilde, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısına hiçbir şekilde değinilmemiştir. Ayrıca bazı Körfez Arap ülkelerinin ABD ve İsrail ile bu saldırılardaki açık iş birliği ve desteği de görmezden gelinmiştir. Başka bir ifadeyle; İran İslam Cumhuriyeti’nin meşru ve yasal savunması gayrimeşru olarak gösterilmiş, buna karşılık ABD, Siyonist rejim ve onların güdümündeki Arap devletlerinin İran’a yönelik vahşi ortak saldırısı meşru kabul edilmiştir (!)

3- Söz konusu karar taslağının metnine yüzeysel bir göz atmak bile, onun mahiyetini tanımlamak için “gayrimeşru” kelimesinin yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir. Rahatlıkla söylenebilir ki ABD’nin, Siyonist rejimin ve Arap ülkelerinin alçaklığı, kini ve saldırganlığı tasarının her satırına sinmiştir. Bu nedenle bu tasarıya olumlu oy veren ülkeler, açıkça İran İslam Cumhuriyeti’ne düşmanlık etmiş olacaklardır. Çünkü bu komplo, bilgisizlik, kandırılmışlık ve benzeri gerekçelerle açıklanamayacak kadar açıktır.

4- Artık beklenti şudur ve bu bizim yasal ve meşru hakkımızdır ki; söz konusu karar taslağına olumlu oy verecek ülkelerin resmen “düşman ülkeler” listesinde değerlendirileceğini ilan edelim ve bu ülkelere ait gemi ve deniz araçlarının ya da onlar için ithalat veya ihracat yükü taşıyan gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine izin vermeyelim.

Hüseyin Şeriatmedari

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın