Hamaney bir kez daha velî oldu ki
Hayber kapısını Ali gibi kırsın
40 günlük savaş sürecinde Donald Trump, ABD’nin on binlerce askerinin Hark Adası, Hürmüz ve İran kıyılarını işgal etmek üzere amfibi ve hava operasyonlarına hazır olduğunu defalarca ilan etti. Ancak cesur savaşçılarımızın hazırlığı ve önleyici tedbirler sayesinde ABD güçleri topraklarımıza saldırmaya cesaret edemedi.
Evet, halkımız ve silahlı kuvvetlerimiz; Alevî ve Hüseynî ekolün yanı sıra devrimin iki imamı olan Humeyni ve şehit Hamanei’nin mektebinde yetişmiştir ve Trump gibi isimlerin tehditlerinden korkmaz.
Biz 47 yıldır dimdik ayakta durduk ve İran’ın bir karış toprağının dahi yabancılar tarafından ele geçirilmesine izin vermedik. Kaçarlar ve Pehlevîler gibi değiliz; onların döneminde ülkenin önemli bölümleri yabancılara bırakılmıştı. İslam Devrimi dönemi, Büyük İskender’in İran’a saldırarak Ahameniş İmparatorluğu’na son verdiği dönemden farklıdır.
Aynı şekilde Cengiz Han’ın İran’a saldırarak İlhanlı yönetimini kurduğu dönemden de farklıdır. Ayrıca II. Dünya Savaşı sırasında ülkenin işgal edilmesi ve okuma yazma bilmeyen Rıza Han’ın göstermelik ordusunun üç gün içinde dağıtılarak kendisinin sürgüne gönderildiği dönemle de kıyaslanamaz.
Bu belirgin farkı “Ramazan Savaşı”nda ortaya koyduk; öyle ki pek çok analist İran’ı savaşın galibi, ABD ve Siyonist rejimi ise mağlup olarak değerlendirdi.
Şu anda karşılıklı ateş olmasa da hilekâr düşmandan gaflette değiliz. Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Seyyid Mecid Musevi’nin mesajına göre; siperlerde tetikteyiz, savunma ve taarruz için hazırız. Füzeler fırlatmaya hazır, İHA’lar kalkış için beklemede, mermiler şarjörlerde ateşlenmeyi beklemektedir.
Biz halk olarak da, sahadaki savaşçılar ve diplomasi alanındaki yetkililere destek vererek, süreci nihai sonuca ulaştırana kadar ayakta kalacağımızı ifade ediyoruz. Öyle ki düşman bir daha saldırma hevesine kapılmasın ve savaş tehdidini üzerimizde tutamasın.
Düşmanı; yaptırımların kaldırılması, tazminat ödenmesi, İran aleyhindeki kararların iptali, Hürmüz Boğazı için yeni bir hukukî rejimin kabulü ve nükleer zenginleştirme hakkının tanınması gibi İran’ın on maddelik şartlarını kabul etmeye zorlayana kadar durmayacağız.
“Ramazan Savaşı”nda Trump, elindeki tüm askerî imkânları – F-35 savaş uçakları, AWACS uçakları, yakıt ikmal uçakları, uçak gemileri – kullanmıştır ve artık yeni bir silahı yoktur. Buna karşılık bizim açabileceğimiz yeni cepheler ve seçenekler, örneğin Babül Mendeb gibi alanlar mevcuttur.
Bu nedenle Trump’ın İran’ın şartlarını kabul etmekten başka seçeneği yoktur; aksi hâlde dünya kamuoyunun baskısı her geçen gün artacak ve zaman ilerledikçe ödemesi gereken bedel de büyüyecektir. Hiç şüphe yoktur ki ilahî yardım ve destek, onurlu İran milletinin yanında olacaktır.
“Şehit Cumhurbaşkanı’nın Parlamento İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Dr. Seyyid Muhammed Hüseyni”
Not: Fars Haber Ajansından tercüme edilmiştir.
