Özkan’a sorduk.
-Azerbaycan-İran ve Türkiye-İran arasındaki ilişki nasıl
olmalı? Bu üç ülke arasındaki ilişkiler hakkında ne dersiniz gelecek nasıl
olmalı?
İslam Özkan: Azerbaycan-İran arasındaki ilişkiler, normal
şartlar altında iki komşu ülkeye yaraşır bir şekilde olmalı elbette, güvene ve
kardeşlik hukukuna dayalı bir ilişki biçimi. Ancak böyle olmadığını görüyoruz,
özellikle son süreçte Azerbaycan’ın birkaç hafta önce Ermenistan kontrolündeki Kapan
ve Goris kasabaları arasında seyahat ederken yolun Azerbaycan kontrolündeki
kısmını kullandıkları gerekçesiyle iki İranlı kamyon şoförünü gözaltına alması,
ilişkileri germiş görünüyor. Bu noktada ülkelerin stratejik pozisyonları ve
küresel güçler karşısındaki farklı konumlanmalarının böyle bir gerginliğe yol
açtığı da açık.
Denebilir ki dileyen ülke dilediği bir ülkeyle ilişkilerini
geliştirebilir, ihtiyaçlarını karşılayabilir, silah alımı yapabilir vs. Ancak
İran ve İsrail gibi birbirine düşman iki ülke arasında dengesiz bir tercihte
bulunmak, uluslararası dengeleri ve komşu ülkenin tepkisini hiçe sayarak
stratejik ve uzun vadeli kararlar almak da çok isabetli bir tercih sayılmaz.
Hele hele şayet İran’ın dediği gibi Azerbaycan, askeri üslerini İsrail’e İran’ı
gözetlemek için kullandırıyorsa bunu bağımsız ülkenin kararı deyip geçemeyiz
elbette.
Nitekim Foreign Policy dergisi 2012 yılında Mark Perry
imzasıyla üst düzey bir Amerikalı yetkiliye dayandırdığı haberi, İran’ın
iddialarını doğrular mahiyette. Nitekim yazıda dergi muhabiri Perry, Hazar
Denizi kıyısında bulunan Stalchay üssünün İsraillilere kullandırtıldığını
yazıyor. Bütün bu verilere rağmen İran gerginliği artırmamak için elinden
geleni yapmalı ve taraflar diplomatik yollardan sorunların çözülmesi için emek
vermeli. Türkiye’ye bu anlamda büyük iş düştüğü kanaatindeyim.
Türkiye’deki mevcut yönetim konuya ilişkin bir açıklama
yapmamış olsa da hükümete yakın medyanın haberi veriş ve olaya yaklaşım
tarzının İran karşıtı ifade ve suçlamalarla dolu olduğunu görmekteyiz. Şayet
medyanın olaya yaklaştığı gibi yaklaşacaksa Türkiye’yi İran’la ilişkilerinde
yeni bir gerilim süreci beklediğini söyleyebiliriz. Ankara, popülist
politikalarla ve her zaman yaptığı gibi duygusal motivasyonlarla değil akl-ı
selimle davranırsa kriz kazasız belasız atlatılır.
Azerbaycan’ın İsrail ile ilişkilerinin boyutlarını
Türkiye’deki yetkililerin bilmemesi mümkün değil. Bu ilişkilere dair benim daha
önce Gazeteduvar’da yazmış olduğum yazıya bakılabilir.
-İsrailpost
