Loca Mahal Anahtar Teslim Töreni’ne katıldı. Törene, CHP İstanbul Milletvekili
Yüksel Mansur Kılınç, Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy, İYİ Parti İBB
Meclis Grup Başkanvekili İbrahim Özkan, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt da
katıldı.
Anahtar teslimleri öncesinde konuşan İmamoğlu, 17 Ağustos
Marmara Depremi’nin 22. yıl dönümünde ölenleri andı. İmamoğlu, depremin,
Türkiye’nin ve İstanbul’un en önemli gerçeği olduğunun altını çizdi.
Olası İstanbul depremine dikkat çeken İmamoğlu, şunları
söyledi:
“17 Ağustos’u bütün arkadaşlarım burada andılar,
elbette ben de anıyorum. Anıyorum derken o günü üzüntüyle ve büyük bir endişe
ile hatırlıyorum. Bir çoğumuz şahit olmuşuzdur o güne. Ben de hem burada
İstanbul’da bu sürece derin bir biçimde şahit olmuş bir İstanbul yaşayanı
olarak hem de deprem bölgesinde vakit geçirerek oradaki insanların acılarına,
oradaki insanların o sorunlu anlarına da şahitlik etmiş birisi olarak bugün
üzüntümü dile getiriyorum.
Kaybettiğimiz 17 binin üzerinde insanımız olmuştu Allah’tan
rahmet diliyorum. 17 Ağustos’un 22. yıl dönümünde yani biliyoruz ki İstanbul’un
büyük depreminin günü saati belli değil, her an olabilir. Böyle bir ortamda Allah
bize yardım ediyor, yirmi iki yıl şans verdi bize. Ve dua ediyoruz ki bu şans
uzun yıllar daha devam etsin. Ama bilim öyle söylemiyor. Bilim her an kapımızda
olduğunu da bize hatırlatıyor. Bu anlamda İstanbul’un tehlike ve risk
haritalarını çıkarttığımızda envanterimiz bizi mutlu edecek seviyede değil.
İstanbul’da biz bina tespit çalışmalarını başlattık. Yapılan
tahmin çalışmasında İstanbul’da 50 bin civarında bina, konut demiyorum. 50 bin
bina ağır ve çok ağır hasar alacak bina olarak 2018 raporunda büyükşehir
belediyesinin yaptığı çalışmada yayınlanmıştı. Ancak bir buçuk yıldır
yaptığımız tespitle, bina tespit çalışmalarıyla, yenilediğimiz çalışmalarla
şunu görüyoruz. İstanbul’da her üç binadan biri ne yazık ki depreme
dayanıksız.”
‘Ağır hasarlı bina sayısının 130 binlere ulaşacağını
tahmin ediyoruz’
İstanbul’un deprem envanterinin endişe verici düzeyde
olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Bakın tekrar söylüyorum. Her üç binadan biri ne yazık
ki, depreme dayanıksız. Sadece yirmi iki binadan, yirmi iki ilçeden yola
çıktığımızda az önce söylediğim, 2018’deki raporda bütün İstanbul için 50 bin
bina diye tarif edilen çok ağır ve ağır hasarlı olması ihtimali şeklinde
tanımlanan sayı sadece 22 ilçede 83 bin bina sayısına ulaşıyor. Elde ettiğimiz
veriler ne yazık ki 2018’e göre daha fazla olduğu ortaya çıkıyor. Bu aslında
çok ağır ya da ağır hasarlı diye tanımlayacağımız bina sayısının 130 binlere,
ulaşacağını tahmin ediyoruz.
Bu çok ağır bir fatura. Sadece 22 ilçede örneğin 131 bin
bina bakın bu aynı zamanda yüz binlerce konut anlamına geliyor. Acil bir
biçimde bu meselenin deprem meselesinin İstanbul’un ve Türkiye’nin birinci
meselesi haline gelmesini biz istiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarını hatta ve
hatta önemli ve çok önemli bir parçası olan özel sektörü de bu sürecin içinde
iyi tanımlamazsak buna çözüm olma şansımız mümkündür gözükmüyor.
Biz bu işte ortak hareket etmek zorundayız ve bu işle ilgili
bakanlık, büyükşehir belediyesi ilçe belediyesi de yetmiyor, bütün yapıları
içine katan bir merkezde bu süreci toplamalı bir seferberlik ilan etmeli ve
herkesin elini taşın altına koymasını sağlamalıyız.”
