öncülüğünde, 2019 yılında İstanbul’daki atık sular üzerinden uyuşturucu madde
kullanımına yönelik çalışma yapıldı. Yapılan incelemenin analizleri, hazırlanan
makale ile yayımlandı.
İstanbul nüfusunun yüzde
90’ına hizmet eden 14 ana Atık Su Arıtma Tesisi (AAT) üzerinde yapılan
incelemede toplamda 392 kompozit numune zamanla orantılı olarak toplandı.
Çalışma sonucunda, İstanbul’da metanfeatim tüketiminin en yüksek olduğu
dönemlerde günlük tüketimin bin kişide 120 mg olduğu tahminine varıldı. En çok
metanfetamin tüketilen bölgelerdeki arıtma tesislerinde ise oran günlük bin
kişide 135.5 mg ile 666.6 mg arasında yer aldı.
Su arıtma tesisleri
arasında şehrin ortalama metilendioksimetamfetamin (MDMA) tüketim değerinin
günlük bin kişide 94.8 mg olarak, en yüksek tüketim değeri ise günlük bin
kişide 158.5 mg olarak tahmin edildi. Genel olarak, MDMA tüketiminin şehir
genelinde aralık döneminde önemli ölçüde arttığı gözlemlendi.
Kokain için 4 örnekleme
döneminde yapılan analizde, atık su bazlı epidemiyolojisi (WBE) tarafından
tahmin edilen tüketim miktarının günlük bin kişide 61.9 mg ile 379.9 mg
arasında değişirken, şehir genelinde ortalama kokain tüketimi günlük bin kişide
200.9 mg olduğu belirlendi.
Makalede, İstanbul’da
2019 yılında 4 dönem için yapılan geçici örneklem değerlendirmelerinde en
yüksek ortalama tüketime sahip maddeler alkol, tütün ve esrar maddeleri olarak
belirlendi. İstanbul’da en çok tüketilen yasadışı uyuşturucu madde tahmini
günlük bin dozda 26.73 ortalama dozu ile esrar oldu. 4 dönemdeki tütün
tüketimi, önemli ölçüde değişmezken, Mart ve Haziran dönemlerindeki alkol
tüketim oranının, Eylül ve Aralık dönemlerinde önemli ölçüde azaldığı görüldü.
Alkol tüketimindeki bu düşüşün, Haziran 2019’dan sonra alkol içeren ürünlere
‘özel tüketim vergisi’nin uygulanmasıyla açıklandı.
Kokain tüketimi 4
periyodun tamamında sabit ve ortalama yıllık doz tahmini günlük bin kişide 2.01
doz oldu. Amfetamin (AMP) tipi uyarıcılar için ortalama
metilendioksimetamfetamin (MDMA) dozu ilk üç periyotta binde günlük 0.7 doz
olmasına rağmen, tüketilen dozun son dönemde (Aralık) iki kattan fazla arttığı
ancak gözardı edilebilir olduğu değerlendirildi. Yapılan analizlerde ortaya
çıkan dönemsel farklılıkların genel sebebinin ise İstanbul’un, ülkenin iş
merkezi olması ve dört mevsim turist çekme potansiyeline sahip olması olarak
görüldü.
