programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kalın, Türkiye’nin ‘sürdürülebilir bir ateşkes’
sağlanabilmesi için Libya Ulusal Ordusu Komutanı Halife Hafter’e bağlı güçlerin
Sirte ve Cufra’yı boşaltması gerektiğini savunan Libya Ulusal Mutabakat
Hükümeti’nin (UMH) bu duruşunu desteklediğini belirtti.
2015 yılında Fas’ta varılan siyasi antlaşmaya göndermede
bulunan Kalın, Libya’da herkesin 2015 yılındaki pozisyonlarına geri dönmesi
halinde bir ateşkes sağlanabileceğini söyledi. Kalın, “UMH’nin görüşü bu
ve biz, bunu destekliyoruz; çünkü Hafter güçleri, bu stratejik yerleri fırlatma
rampası olarak kullanıyor” ifadelerini kullandı.
‘Fransa NATO’nun güvenliğini tehlikeye atıyor’
Fransa’yı Hafter’i destekleyerek NATO’nun güvenliğini
‘tehlikeye atmakla’ suçlayan Kalın, şunları söyledi:
“Libya’da biz meşru hükümeti destekliyoruz. Fransız
hükümeti ise gayrimeşru bir savaş baronunu destekliyor ve NATO’nun güvenliğini,
Akdeniz’in güvenliğini, Kuzey Afrika’nın güvenliğini ve Libya’nın siyasi
istikrarını tehlikeye atıyor. Tüm bunlar ortadayken, hala bizi suçluyorlar,
bizi eleştiriyorlar. Biz burada meşru isimlerle çalışıyoruz. Tüm bu bölgelere
müdahale eden, yanlış isimlerle çalışan, gayrimeşru unsurları destekleyen ve
sonra da dönüp bizi suçlayan Fransa’nın kendisidir. En başından beri
güvenilmezdi. Bütün ateşkes antlaşmalarını, gerginliği azaltmaya yönelik bütün
girişimleri bozdu. UMH, Hafter’in içinde bulunduğu hiçbir müzakereyi
desteklemeyecek. Onların analizinden çıkardığımız sonuç bu ve biz, bunu
destekliyoruz.”
‘Orada olmamızı istediği sürece, orada olacağız’
BAE’yi ‘savaşı finanse etmekle’ suçlayan Kalın, Mısır’a
ilişkin de Ankara’nın, Kahire’nin Mısır-Libya sınırı konusundaki ‘meşru’
güvenlik endişelerini anladığını, ancak Hafter’i desteklemenin yanlış bir
politika olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Libya’daki geleceği hakkındaki bir soruya Kalın,
“Libya hükümeti orada olmamızı istediği sürece, orada olacağız”
vurgusunu yaptı.
