Putin ile Erdoğan’dan Ortak Açıklama

rasthaber
Rasthaber –  Rus doğal gazını Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya
nakledecek TürkAkım doğal gaz boru hattının hizmete girmesi dolayısıyla Haliç
Kongre Merkezi’nde düzenlenen tören öncesi ve sonrası görüşme gerçekleştiren
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin
ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada iki liderin ikili ilişkiler, İran, Suriye ve
Libya’daki son durum hakkındaki görüşlerine yer verildi.

Karşılıklı sevgi saygı temelinde ikili ilişkilerin
geliştirilmeye devam edileceği vurgulanan açıklamada, ABD’nin İran Devrim
Muhafızları Ordusu Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’ye düzenlediği operasyonun
iki lider tarafından da ‘yeni bir istikrarsızlık döngüsüne yol açacağı’
konusunda hemfikir oldukları belirtildi.

“Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, siyasi birliği ve
toprak bütünlüğünün muhafazasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz”
ifadelerine yer verilen açıklamada, Libya’daki durum ile ilgili ise
“Libya’daki tüm taraflara çatışmaları 12 Ocak günü saat 00.00 itibarıyla
durdurmak, sahada istikrarın sağlanması ve Trablus ile diğer şehirlerde günlük
hayatın normalleştirilmesi için gereken önlemlerle desteklenen sürdürülebilir
bir ateşkes ilan etmek  çağrısında
bulunuyoruz” denildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde:

İkili

Biz, Türkiye ve Rusya Cumhurbaşkanları olarak, karşılıklı
saygı temelinde, geniş bir yelpazede, yapıcı ikili ilişkiler geliştirmekteyiz.
Bugün İstanbul’da açılışını gerçekleştirmekte olduğumuz TürkAkım Doğalgaz Boru
Hattı da karşılıklı fayda sağlayan bu ilişkinin somut bir örneğidir.
İşbirliğimizin halklarımızın ortak menfaatlerine hizmet etmesinin yanısıra,
bölgesel meselelerin çözümüne de katkı sağladığını görmekten memnuniyet
duyuyoruz.

İran

ABD ve İran arasındaki gerilimin artmasından ve Irak’taki
olumsuz yansımalarından derin endişe duyuyoruz. İran Devrim Muhafızları Ordusu
Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’yi ve beraberindekileri 3 Ocak 2020
tarihinde Bağdat’ta hedef alan ABD hava operasyonunun, bölgedeki güvenlik ve
istikrarı olumsuz etkilediğini değerlendiriyoruz.

İran’ın Irak’taki koalisyon askeri üslerine 8 Ocak 2020
tarihinde gerçekleştirdiği balistik füze saldırıları ışığında, hangi tarafça
yapılırsa yapılsın, karşılıklı saldırılar ve güç kullanımı, Orta Doğu’daki
karmaşık sorunlara çözüm bulunmasına katkı sunmayacak, aksine, yeni bir
istikrarsızlık döngüsüne yol açacak ve nihayetinde herkesin çıkarlarına zarar verecektir.
Dış müdahalelere, tek taraflı askeri eylemlere ve mezhepsel çatışmalara her
zaman karşı olduk. Bu doğrultuda, bölgedeki mevcut gerilimin düşürülmesine dair
bağlılığımızı ifade ediyor, tüm taraflara itidalli ve sağduyulu hareket etme ve
diplomasiye öncelik verme çağrısında bulunuyoruz.

Suriye

Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, siyasi birliği ve
toprak bütünlüğünün muhafazasına olan bağlılığımızı teyit ediyoruz.

Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve
Suriye’deki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılığımızı
vurguluyor ve bu çerçevede, 17 Eylül 2018 ve 22 Ekim 2019 tarihli Muhtıraların
tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesinin önemini teyit ediyoruz.

İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’nde sükunetin, İdlip’le
ilgili bütün anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle sağlanması
gerekliliğini vurguluyoruz.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı
kararıyla uyumlu kalıcı siyasi çözüm bulunmasına yönelik olarak Astana
Mekanizması çerçevesinde çalışmaya ve Anayasa Komitesi’ni destekleme taahhüdüne
bağlıyız.

Tüm Suriyelilere insani yardımı ayrım yapmaksızın,
siyasileştirmeden ve ön koşul ileri sürmeksizin artırma ihtiyacını
vurguluyoruz.

Libya

Başta Trablus çevresinde artan çatışmalar olmak üzere, uzun
süredir savaştan muzdarip olan Libya’daki gelişmeleri büyük bir endişeyle
izliyoruz. Libya’da kötüleşen durum, geniş mücavir bölgenin, tüm Akdeniz
bölgesinin ve Afrika kıtasının güvenliğini ve istikrarını sarsmakta, düzensiz
göçü, silahların daha fazla yayılmasını, terörizmi ve yasadışı kaçakçılık dahil
diğer suç faaliyetlerini tetiklemektedir.

Libya’nın egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne
ve ulusal birliğine olan güçlü bağlılığımızı yineliyoruz. Ülkede kalıcı barış
ve istikrar, ancak Libyalılar arasında samimi ve kapsayıcı diyaloga dayanan,
Libyalıların öncülüğünde ve Libyalıların sahiplendiği bir siyasi süreçle
sağlanabilir. Libya’da süregiden çatışmalara askeri bir çözüm aramak sadece
daha fazla acılara sebep olmakta ve Libyalılar arasındaki bölünmüşlüğü daha da
derinleştirmektedir. 2015 tarihli Libya Siyasi Anlaşması’na, 2259 sayılı BMGK
Kararına ve diğer ilgili BMGK Kararlarına dayanarak, Libyalılar arasında BM
himayesinde kapsamlı bir siyasi süreci başlatmak için en önemli önceliği,
ateşkesin derhal sağlanması teşkil etmektedir.

BM kolaylaştırıcılığında yürütülen siyasi süreci canlandırmak
için elverişli bir ortam yaratmayı amaçlayan Berlin Süreci’ne desteğimizi teyit
eder ve sürecin ancak Libyalıların ve komşu ülkelerin katılımı ve bağlılığıyla
somut sonuçlar verebileceğini hatırlatırız.

Mevcut kritik şartlar altında ve ilgili BMGK Kararlarının
ortaya koyduğu amaçlar ışığında inisiyatif almaya karar verdik. Bu çerçevede,
arabulucular olarak, Libya’daki tüm taraflara çatışmaları 12 Ocak günü saat
00.00 itibarıyla durdurmak, sahada istikrarın sağlanması ve Trablus ile diğer
şehirlerde günlük hayatın normalleştirilmesi için gereken önlemlerle
desteklenen sürdürülebilir bir ateşkes ilan etmek, Libya halkının acılarına son
vermek ve ülkeye barış ve refahı yeniden getirmek için derhal bir müzakere
masasının etrafında bir araya gelme çağrısında bulunuyoruz. Libyalıların,
istisnasız bütün vatandaşlarının çıkarlarını hesaba katan ulusal çapta bir
diyalog çerçevesinde, vatanlarının geleceğine bağımsız bir şekilde karar
verebileceklerine dair inancımız tamdır.

Ajanslar

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın