Karamollaoğlu: Erdoğan, Herzog Ziyareti İle Mutlu Olacakmış

rasthaber
Rasthaber –  Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık
basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Saadet lideri Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar
şöyle:

Bu yılki Erbakan Hocamızı anma programında bir kez daha
Hocamızın nezaketi, siyaseti, farklı fikirlere yönelik insani tutumunun herkes
için örnek olduğunu gördük. Siyasi yelpazenin farklı kanatlarında olsalar da
tüm katılımcılarımız, konuşmalarında Erbakan Hocamız hakkında olumlu ve samimi
değerlendirmelerde bulundu. Katılımcılarımıza teşekkür ediyor, Hocamızı rahmet
ve minnetle yâd ediyorum.

ERDOĞAN, HERZOG ZİYARETİ İLE MUTLU OLACAKMIŞ

İnsan haklarını hiçe sayarak adeta ölüm yağdıran terör
devleti İsrail karşısında bütün dünya sükût içinde. Dünya bir yana dursun
maalesef iktidarın İsrail’e olan yaklaşımı bile bu terör devletinin daha da
şımarması için yetti de arttı. Herzog’un ziyaretiyle kendini daha mutlu
addedecek olan bir Cumhurbaşkanımız var, maalesef. Bunu ben söylemiyorum,
kendisi söylüyor. Bu ziyaretle mutlu olacakmış. Aklınızı başınıza, vicdanınızı
yüreğinize devşirin. Bu ziyaret henüz gerçekleşmemişken içinde bulunduğumuz
Kudüs Haftasını bir fırsat bilin, ona göre bir fikir ve vicdan muhasebesi yapın.
Herzog’un elindeki Müslüman kanı elinize bir kez bulaşırsa bir daha çıkmaz bunu
da iyi bilin.

KİNDEN VE RÖVANŞ ALMAKTAN SİYASETE SON VERMEK İSTİYORUZ

6 parti ile birlikte hazırlanan Güçlendirilmiş Parlamenter
Sistem mutabakatı sadece önümüzdeki seçim için değil Türkiye’nin geleceği için
önümüzdeki yüzyılı için çok önemli ve tarihidir. Eski korkuların küflenmiş
tartışmaların herkesin yorulduğu kısır çekişmelerin hakim olduğu Türkiye
defterini kapatmak istiyoruz. Kinden ve rövanş almaktan beslenen siyasete son
vermek istiyoruz. Dünün kinini tutanlar, bugün adaleti sağlayamazlar. Geçmişe
takılıp kalanlar yarınları kuramazlar.

YARININ TÜRKİYESİ’NDEN ADİL DEVLET İNŞA EDİLECEKTİR

Yarının Türkiye’sinde adalet ve hukuku önceleyen, temel hak
ve hürriyetlerin güvence altına alındığı, liyakatin, ehliyetin, şeffaflığın
esas alındığı adil devlet inşa edilecektir. Artık hiç kimse korkuları
köpürterek milletin iradesini kötüye kullanamayacak. Ölümü gösterip sıtmaya
razı edemeyecek. Adaletsizlik içinde yaşamak mümkün oluyor da adil devlet niçin
olmasın. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sistem oluyor da adil
paylaşım neden olmasın. Gece gündüz çalışıp açlık sınırında yaşatan bir
düzensizlik oluyor da hepimiz için İnsanca Yaşam neden olmasın. Adil Devlet
mutlaka kurulacak, Adil paylaşım mutlaka yapılacak ve insanca yaşam tesis
edilecek.

TÜRKİYE, MONTRÖ SÖZLEŞMESİNİ ÇOK İYİ KULLANMALI

Şu anda çatışan Ukrayna ve Rusya yetkilileri bile bir masaya
oturup meseleleri görüşebiliyorlarken biz neden görüşmeyelim. Batı’nın iki
yüzlülüğünü bir kere daha görmüş olduk. Ukrayna’dan komşu ülkelere sığınanlara
karşı “bunlar bizim gibi beyaz ve Hristiyan. Bunlar Afrika’dan gelmiyorlar”
gibi kurulan ifadeler tam bir alçaklığın ifadesidir. Bu noktada Türkiye de
bölge ülkelerden biri olarak bu krizden etkileniyor. Türkiye, Montrö
Sözleşmesi’nin kendisine sağladığı hakları çok iyi kullanmalı ve böylece
savaşın ülkemizi daha da etkilemesinin önüne geçmelidir. Dünyanın, barışı
dilinden düşürmeyen birliklere değil; gerçekten barışı tesis edecek adımlar
atan bir birliğe ihtiyacı var. Türkiye acilen D-8’lere öncülük etmeli ve lider
ülke konumuna yükselmelidir. Devletin ete kemiğe büründüğü, devlet hizmetlerini
yürüten memurlarımız bile yoksulluk sınırı altında yaşıyorsa, Türkiye’nin
büyüdüğünü, zenginleştiğini söyleyenler bunu nasıl söyleyebiliyorlar?

NE DEDİĞİN FARKINDA MISIN GAFİL

Şu an Türkiye sosyal yardımlara muhtaç. Bununla iftihar
duyup dün 2.5 milyon aileye yardım verirken bugün 4.5 milyona çıkmış. diyorlar.
Ne dediğin farkında mısın gafil. Bunu iftihar vesilesi yapmak hiçbir yerde
görülmemiştir. Vatandaşların bir kısmı “İktidar değişirse sosyal yardımlardan
mahrum kalır mıyım?” diye endişe duyuyor. Aslında bunlar ihtiyaçların
karşılanması için verilmiyor adeta seçim rüşveti olarak veriliyor.

KÖTÜ EKONOMİ AİLE YAPIMIZI TAHRİP EDİYOR

Gençlerimiz iş bulmakta zorluk çektiği ya da iş bulsa bile
geçinemediği için evlenemiyorlar. Aileler ise geçim zorluğu ve yoksulluk
nedeniyle çatırdayan ilişkilerde yıpranıyor. Yoksulluk ve yoksunluk kaynaklı
olarak aile içi şiddet olayları artıyor. Maalesef toplumsal yapı çözülüyor.
Kötü ekonomi yönetimi sadece cepleri, mutfakları yakmıyor. İnsanların yuvasını
yıkıyor. Aile yapımızı tahrip ediyor. İnsan onuruna yaraşır bir yaşam lüks
değil, haktır. Saadet Partisi olarak ülkemizin ve gençlerimizin geleceğini
tehdit eden bu kötü gidişe dur demek ve gidişatı tersine çevirmekle mükellef
olduğumuza inanıyoruz ve bunun için gayret gösteriyoruz. Milletimiz ümitsizliğe
kapılmasın! Saadet Partisi’nin bulunduğu her ortamda hakkın üstün tutulacağını
bilsin, buna güvensin.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın