basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında
Peker’in Bakan Soylu hakkındaki iddialarına değinen Karamollaoğlu
“İddiaların muhatapları, yetkililere hesap vereceklerine ekranlarda konuyu
savsaklama gayreti içine girmişlerdir. İnsan zekası ile dalga geçmekten de geri
durmamaktadırlar. Çok açık bir şekilde belirtmek istiyorum lafla peynir gemisi
yürümez. İsmi geçen ilgililer bir an önce istifa etmeli, etmiyorlarsa
Cumhurbaşkanı bu noktadan itibaren sessizliğini bozmalı ve olayların karşısında
olduğunu ifade etmelidir.” dedi.
Saadet lideri Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar
şöyle:
Bizim için İstanbul’un Fethinin taşıdığı en önemli mana
Hakk’ın batıla galip gelmesidir. Bu sebeple tarih boyunca bu mananın taşıdığı
ilkelerin hayata geçirilmesi insanlığın saadetini tesis etmiştir. Hakkın batıla
galip gelmesinin taşıdığı mana ilkelerinin temelinde adaleti tesis etmek,
liyakate önem vermek, devlet yönetiminde şeffaf ve hesap verebilir olmak,
farklı inanç ve fikirlere müsamaha göstermek, karar alırken istişareye özen
göstermektir.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan vahim iddialar hakkında
maalesef yetkililer ve ilgililer tarafından toplumun beklediği cevap
verilememiş, gerekli adımlar henüz atılmamıştır. İddiaların muhatapları,
yetkililere hesap vereceklerine ekranlarda konuyu savsaklama gayreti içine
girmişlerdir. İnsan zekası ile dalga geçmekten de geri durmamaktadırlar. Çok
açık bir şekilde belirtmek istiyorum lafla peynir gemisi yürümez. İsmi geçen
ilgililer bir an önce istifa etmeli, etmiyorlarsa Cumhurbaşkanı bu noktadan
itibaren sessizliğini bozmalı ve olayların karşısında olduğunu ifade etmelidir.
İddialara karşı atılacak etkin adımlarla haksız yere itham edilenlerin
aklanarak itibarlarının zedelenmesi önlenecek suç işleyenlerin de adalet önüne
çıkarılarak cezalandırılması toplumun adalete olan inancını pekiştirecektir. Bu
ciddi iddialar kapsamında TBMM’de de mutlaka bir soruşturma komisyonu
kurulmalıdır. Gerekli adımlar atılmazsa bahse konu olan hiç kimse hem kamuoyu
vicdanında hem de tarih huzurunda kirli bir dönemin aktörleri olarak anılmaktan
kendilerini kurtaramazlar.
İbn Haldun, dayanışma yok olursa üretimin zayıflar ve
vergiler arttırılırsa ehliyet ve liyakat esas alınmazsa adaletsizlik
yaygınlaşırsa göç hızlanırsa bir toplumun çöküşü gerçekleşir demektedir. Bugün
Türkiye’de İbn Haldun’un üzerinde durduğu meselelerin tamamıyla karşı
karşıyayız. Ne yazık ki tarih değil, hatalar tekerrür ediyor. Adaletsizlik had
safhada. Gücün hukukunun hakim olduğu bir atmosfer ile karşı karşıyayız.
Üretim zayıflamış, vergiler artmış, ekonomik olarak
milletimiz bunalmış durumdadır. Ehliyet ve liyakatin yerini torpil almış
bulunuyor. Bu şartlar altında ülkemizin ayağa kalkması mümkün mü? Canı yanan,
evine ekmek götüremeyen, kepengini kaldıramayan, tezgahını açamayan esnafımızın
feryadı arşa ulaştı.
31 Mayıs’ta esnaflarımızla buluşacak, dertlerini dinleyecek,
bu dertlere çözüm yolları arayacağımız bir Esnaf Kongresi tertip edeceğiz. Tüm
esnaflarımızı bu kongreye davet ediyor, programımızın hayırlara vesile olmasını
temenni ediyorum. Ekonomiyi düzeltmek istiyorsanız vergi affından önce
ekonominin sağlam temellere oturması için gereken adımları atmalısınız. Bir
defa da esnafa, çalışana, vergi yükünü taşıyan insanımıza bir sorun, haliniz
nasıl diye.
Kendilerini korumak için 2-3 füze atan Filistinliler itham
edilirken kan döken, çocukları katleden, şehirleri yok eden İsrail masummuş
gibi bir algı yapılıyor. Batı ve özellikle Amerika, Filistin’de yaşanan vahşeti
önlemek yerine, tahrik etmek için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar.
İsrail bütün politikalarını kan ve gözyaşı üzerine inşa ediyor. Adaleti ve
hürriyeti temsil ettiğini iddia eden Batı bazen sessiz, çoğu zamansa destek
oluyor. Bölgemizde hedefte olan bütün ülkeler ile bir araya gelmeye mecburuz.
Hedefte biz varız.
Topraklarımız bölünme tehdidi ile karşı karşıyadır. Cılız
adımlarla bu iş yapılmaz. Ümit ediyorum ki ülkemiz 27 Mayıs’taki zihniyetlerle
bir daha karşı karşıya gelmez. Şunu kabullenmeden bu memlekette huzur olmaz
iktidar ve muhalefet sanki düşman kamplarmış gibi davranılmamalıdır. Sayın
Cumhurbaşkanı, AK Parti, MHP, 2010’a kadar söyledikleri türküleri tekrar
dinlemeliler. Dün ak dediğinize bugün kara, dün kara dediğinize bugün ak
derseniz tutarlı değilsiniz demektir.
İçişleri Bakanı 10 bin dolar alan vekil konusunu söylediğine
göre kim olduğunu biliyor ama bunu açıklamıyor. Bu ben suçluyu koruyorum
demektir aslında. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir garabet yoktur.
