‘Bayram Sohbeti’ programına katılarak gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını
yanıtladı.
Karamollaoğlu, cumhurbaşkanı adaylığı kriterlerini ‘adalet,
şeffaflık, denetlenebilirlik ve güzel ahlak’ olarak sıraladı. “Bizim parti
liderleri olarak birbirimizle kavga etmeden, hakaret etmeden konuşabilmemizdir
bir numaralı mesele. Siz kutuplaştırır, karşınızdaki insanı tahkir ederseniz;
ülkede barışı önce siz zedeliyorsunuz manasına gelir” diyen Karamollaoğlu,
şöyle devam etti:
“Adaletin üzerinde kimse olamaz. ‘Falancaların adaleti
olmaz.’ Ne demek bu. Sen başka adamı mahkum ediyorsun, sonra diyorsun ki
adalet. Böyle bir adalet anlayışı olmaz. Adaleti bağımsız hakimler sağlar ve
usulüne göre çıkarılmış hükümler, kanunlarla sağlanır adalet. Bir kişiye
layüsel yetkiler verirseniz orada adalet de huzur da olmaz. İkincisi fikir ve
inanç özgülüğüdür. Bir ülkede fikir ve inanç özgürlüğü en zor şartlarda bile
sağlanmazsa o ülkede baskı var demektir… Bu inanç hürriyeti, hürriyetlerin
temelidir. Ondan sonra da bunları koruyabilmek, teminat altına alabilmek için
adalet gerekir.
‘Devleti iyi yönetmek istiyorsanız, liyakate önem
vereceksiniz’
Ondan sonra da diğer hususlar gelir. Siz devleti iyi
yönetmek istiyorsanız, liyakate önem vereceksiniz. Vermezseniz başınıza taş
düşer. Çünkü siz liyakate önem vermezseniz beceriksizliğinizi vatandaş sizden
sorar. Geçinemiyor, sıkıntıya düşmüş. Sizin tayin ettiğiniz insanlar ülkeyi bu
noktaya getirmiş, çözememişler ki. Üçüncüsü; şeffaflık. Yönetimde bulunanlar
şeffaf olacak.
‘Şeffaflık, denetleme olmadan şeffaf sayılmaz ki’
Son zamanlarda ben Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu istikamette
bir gelişme olduğunu hissediyorum. Mesela geçenlerde Boğaziçi Rektörü’nün
değişmesi bana göre önemli bir karar. Dördüncüsü de denetlemedir. Şeffaflık,
denetleme olmadan şeffaf sayılmaz ki. Onun için de bu denetleme mekanizmasının
hem toplum tarafından hem de resmi merciler tarafından yapılması gerekir.
Bunları da yapmak için güzel ahlaka sahip olmak gerekir.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Millet
ittifakının adayı; nefsini terbiye etmiş, yetkiyi alınca yozlaşmayacak bir aday
olmalı” sözlerinin anımsatılması karşısında Karamollaoğlu, şu
değerlendirmeyi yaptı:
“Yani burada Sayın Kılıçdaroğlu bir bakıma benim
sıraladığım maddelerin özetini yapmış. Nefsine hakim olacak, ‘Her şeyi ben
bilirim’ demeyecek. Şimdi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun yapmış olduğu bu tanımlamayı
kim, nasıl reddedecek? Efendim bunu söylüyor ama inanmıyor. Nereden
biliyorsunuz? O zaman siz de söyleyin. Bir yerde bu kıstaslar olmazsa itiraz
edilebilir. Ben, Sayın Kılıçdaroğlu’nu tebrik ediyorum bu yönü ile. Bir
siyasinin bunu söylemesi erdemdir. Efendim, söyler de yapmaz. Yok, onu
göreceksin, ama bir cumhurbaşkanı adayı ararken işte bu kıstaslarda aramak
mecburiyetindeyiz. Onu nasıl bulacağız?
‘Şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız’
Elbette bu şahsın bugüne kadarki hayatına bakacağız; böyle
mi davranmış hayatında? İster siyasetin içinde olsun ister siyasetin dışında
olsun. Ticarette kimseyi dolandırmış mı? Bir yerde sözüne sadık kalmamış mı?
Kendi temsil ettiği topluma bir yerde ihanet etmiş mi, etmemiş mi? Benim
kanaatim; iktidarda bulunan arkadaşlarımız, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu ifadesine
‘Amin’ demeleri icap eder. Onun için; burada bizim, bütün önyargılarımızı bir
tarafa bırakıp, ‘Bu ülkeyi kim, nasıl yönetmeli?’ dediğimiz zaman,
belirleyeceğimiz kriterler bunlar olmalı.”
