Rasthaber – Binlerce Filistinli, ‘İsrail’in’ Kefr Kasım’daki
Cinayetinin 65’inci Yıldönümü dolayısı ile bu cinayetler ve katliamlarda
hayatını kaybeden günahsız insanları andı. Siyonist Rejim elebaşı da resmi
olarak 65 yılın ardından Kefr Kasım cinayetine kurban gidenlerin ailelerinden
özür diledi.
Kefr Kasım cinayeti siyonist rejim İsrail-Filistin sorunu
tarihi içerisinde en kalıcı cinayetlerden biridir. Filistinliler hiçbir bir
zaman bu cinayeti unutamayacağını belirtiyorlar. Kefr Kasım katliamı olayı 29
Ekim 1956’da yaşandı. 29 Ekim 2021 ise
İsrail’in Kefr Kasım’daki
Cinayetinin 65’inci yıldönümüydü.
İşgal topraklarının Kuzey bölgesinde yer alan Kefr Kasım’da siyonist rejim
‘İsrailli’ sınır muhafızları ateşli
silahlar ile Filistinliler üzerine saldırmış ve bu vahşi saldırı sonucu 6’sı kadın ve 23’ü çocuk toplam 49 Filistinli
şehit düşmüştü.
Bu cinayet hususunda birkaç önemli nokta dikkat çekiyor.
İlk olarak, bu cinayetin Araplar ile‘İsrail’ arasında 1956
yılında başlayan savaşın ilk gününde
yaşanmasıdır. Bu katliam 29 Ekim 1956’da ‘İsrail’, Fransa ve İngiltere’nin
Süveyş kanalını millileştirmesine tepki olarak Mısır’a üçlü saldırısından bir
kaç saat önce gerçekleşti. Bu katliam
öyle bir sırada gerçekleştirildi ki Kefr Kasım bölgesi ahalisi siyonistlerin sıkı
yönetim ilan etmesinden bile habersizdi.
Filistinli çocuk ve kadınlar 29 Ekim 1956’da evlerine döndükleri sırada sıkı
yönetimden habersiz olduğu zaman, Siyonist Rejim sınır muhafızları onlara
kurşun yağdırdı ve bu suçsuz sivil insanların feryat figanlarına bile aldırış
etmedi.
Burada dikkat çeken bir başka nokta da siyonist rejim
kabinesinin bu cinayeti örtbas etmeye çalışmasıdır. Ancak bu cinayet zaten iki
Knesset üyesi tarafından ifşa olundu. Knesset üyeleri Tevfik Tuba ve Mair
Felner bu cinayetten sağ kurtulanlar ile ilgili bilgileri toplayarak onların
ifadelerini de uluslararası medya organlarına sunup bu cinayeti ifşa ettiler.
Bu doğrultudaki üçüncü önemli nokta ise, siyonist rejim ‘İsrail’ kabinesinin uluslararası çevreler tarafından baskı altına alındıktan sonra bu
cinayete katılan subaylar ve askerleri yargılamaya sunarak baskıları azaltmaya
çalışmasıdır. Ancak bu yargılamalar formalite yargılamalardı ve gösteriden
başka bir şey değildi. İsrail mahkemesi
bu cinayeti işleme talimatını verenleri sadece hem de çok düşük miktarda
tazminat ödemeye mahkum etti ve yargı sürecinin devamında da bu cinayette eli bulunan herkes ” Kabilelerin Barışması” başlığı
altında düzenlenen törende affedildi ve bu dosya tamamen kapatılmış ve
raflara kaldırılmış oldu.
Dördüncü nokta, siyonist rejim ‘İsrail’in’ bu cinayetten
güttüğü hedefinin Kefr Kasım köyünde etnik temizlik yapması idi. Gerçekte bu
rejim Kefer Kasım ahalisini köylerini boşaltmaya ve göçe zorluyordu. Halbuki bu da başlı başına uluslararası
hukuka göre bir cinayet sayılıyordu.
Beşinci önemli nokta Kefr Kasım cinayeti üzerinden 65 yıl
geçtiği bir sırada siyonist rejim başkanı İshak Hertzog’un kurban gidenlerin
ailelerinden özür dilemesi oldu. Hertzog Arapça konuşarak ” Ben, 49 kurban, aileleri ve tüm Kefr
Kasım halkı karşısında boynumu eğiyorum.
Kendi adıma ve İsrail hükümeti adına af diliyorum” dedi.
Aslında bu açıklama da bizzat cinayetin kabulü olarak
sayılır. Halbuki şimdiye dek siyonist
makamlar buna razı gelmemişti. Şimdi ise
Filistin hükümeti uluslararası mahkemelere baş vurarak en azından Kefr Kasım kurbanları
için tazminat talebinde bulunabilir.
Son nokta ise Filistin halkın bu cinayetlerin yıldönümü
dolayısı ile protesto gösterileri için Kefr Kasım’da bulunmaları ve Filistin
bayraklarını taşımaları idi. Bu da 65 yılın ardından bile Filistinlilerin bu
cinayeti unutmadığını göstermektedir.
ParsToday
