toplantısında konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
Türkiye’yi yöneten kişi kapı kapı para için dolaşmayacak.
Bu ülkenin başkentinde bir suikast gerçekleşti.
Akademisyendi, milliyetçiydi ve iki kız çocuğu babasıydı. Ankara’nın göbeğinde
katlettiler. Konu siyasallaşmasın diye sabırla susuyoruz.
Hakimi Samsun’a sürdüler. Söylediği şeyler var hakimin.
Bugün grup başkanvekillerimiz, Adalet Bakanlığı’na gidecekler. Samsun’a sürülen
hakimin iddiaları konusunda soruşturma açılsın istiyoruz. Eğer soruşturma
açılmazsa, Adalet Bakanı da bu kumpasın içindedir. Hakim hangi gerekçe ile
sürüldü?
Hakim savcılara sesleniyorum, saraydan talimat alıyorsanız,
bunu hesabını yeri gelince vereceksiniz. Ayarını bozduğunuz kantarın sizi de
tartacağını bilin.
İBB Başkanlığı bünyesinde terörle iltisaklı kişiler
çalışıyormuş. 1668 kişiye çıkardı bu rakamı. Belediye, bu kişileri bize
bildirin diyor. Size cevap vermeyiz deniyor. Sevgili halkım, hem suçlayacaksın
hem de bildirmeyeceksin. Siz işlem yapın o halde diyor belediye, sonra
yapacağım diyor bakanlık. Arşiv araştırması yapın diyor belediye, AYM yazı
yazıyor. Ekrem Bey suçlanıyor. ‘İyi hal kağıdı almadığınız bir kişi var mı?’
dedim yok dediler. Sen terörist arıyorsan, o kişilere iyi hal kağıdı veren
savcıyı suçlaman lazım.
Numan Kurtulmuş diyor ki belediye başkanına sorumluk çıkarılamaz
diyor.
Fatih Sultan Mehmet tablosunu neden Türkiye’ye getirdiniz
diyorlar. Allah sabır versin.
İmamoğlu davası
İstanbul seçimleri yapıldı, seçimleri İmamoğlu kazandı.
İtirazlar geldi, YSK üzerinden bir kumpas çevirdiler. YSK üyeleri toplandı,
aynı zarfın içine konan 4 oydan 3’ü doğru, 1’i yanlıştır dediler. Dünya
tarihinde, yargı tarihinde görülmemiş bir şey. Ben bunlara YSK çetesi dedim.
Her zaman her yerde söylüyorum dedim. İkinci seçim yapıldı. 13 binlik fark 800
bine çıktı. Bu millet haksızlığa tahammül edemiyor. Evlere baskın yapıldı.
Yeni bir saray oyunuyla karşı karşıyayız. Bir şekilde İBB’ye
çökmek istiyorlar. Amaçları, seçime İstanbul’un kaynaklarını kullanarak girmek.
Ekrem İmamoğlu’na kurulan komplonun tek sebebi budur. Şimdi görüyoruz ki işi
kayyıma kadar götürmek hevesindeler. Ekrem Başkanımıza bu komployu devam
ettirirlerse, kayyım atama aptallığına girişirlerse bunu bir diktatörün halkına
uyguladığı terörizm olarak kabul edeceğiz ve öyle göreceğiz. Bunu yapmaya
kalkarlarsa kimse daha fazla Bay Kemal’den sabır beklemesin, açık ve net
söylüyorum.
Sinan Ateş cinayeti
Bu ülkenin başkentinde bir suikast gerçekleşti. Sinan Ateş.
Genç bir babayı öldürdüler. Ülkücü hareketin en değerli isimlerinden birisiydi.
Ankara’nın göbeğinde katlettiler. Ailesi talep etti, konu siyasallaşmasın diye
sabırla susuyorum. Sabırla sonucu bekliyorum. Tabii ki bize de bilgiler akıyor,
biz bunun farkındayız. Tabii ki çok şey biliyoruz. Bu işten çok pis kokuların
geldiğinin de farkındayız. Görevliler işini yapsın diye şimdilik sesimizi
çıkarmıyoruz. Bakınız, saraydan tık yok. Sarayın stepnesi ise sanki en değerli
evlatlarından biri öldürülmemiş gibi tek kelime dahi etmiyor.
Kendi evladına dahi sahip çıkamıyor. Bu cinayeti
görmezlikten gelemezler, susarak bu işi geçiştiremezler. Biz buna CHP olarak
izin vermeyeceğiz, gerçek aydınlanıncaya kadar. Aile, adalet istiyor.
Haksızlıklara karşı durmak istiyor. Adaleti savunan kişiler olarak bizler de bu
olay aydınlanıncaya kadar takipçisi olacağız. Eşine de, babasına da söz verdim.
Kimse unutmasın, Bay Kemal kafasına bir şey koyduysa mutlaka çözecektir.
