toplantısında açıklamalarda bulundu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı
Erdoğan’a seslenerek, “Görmediğim belgeyi konuşmam sevgili Erdoğan, daha
sana çok sürprizlerimiz olacak, senin imzan olan belgeleri de açıklayacağız sen
hiç meraklanma.” dedi.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’a seslenerek, “Görmediğim belgeyi konuşmam sevgili Erdoğan daha
dur bakalım daha sana çok sürprizlerimiz olacak. Arkadaşlara söyledim her biri
tek tek açıklayacak o yolsuzluk belgelerini. Senin imzan olan belgeleri de
açıklayacağız sen hiç meraklanma” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, hastane bilgi yönetim sistemlerinde
çalışanların Millet İttifakı döneminde kadro göreceklerini belirterek,
“Bunların sayıları 2200 kadar. Hastanelerin beynini oluşturuyorlar.
Onların da kadrolu çalışması lazım. Bu arkadaşlarıma sesleniyorum, az kaldı. Az
kaldı, göreceksiniz, Millet İttifakı’nın iktidarında sizin kadrolarınız en kısa
sürede verilecek, çalıştığınız hastanede çalışmaya devam edeceksiniz. Buradan söylüyoruz,
yapıyorsanız yapın yoksa biz gelip yapacağız” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:
“Zor günler yaşıyoruz, hep beraber. Ama bunları hep
beraber aşacağız. Aşmanın yolu, birlik olmaktır, beraber olmaktır, adalette
buluşmaktır, sevgide buluşmaktır, kucaklaşmada buluşmaktır, kimseyi
ötekileştirmemektir ve herkesin huzur içinde yaşadığı bir Türkiye’yi inşa
etmektir. Bunu yapacağız inşallah.
Aynı şekilde terörle mücadele eden, kurşunla yaralanıp
vücudunda mermi taşıyan pek çok kişi gazi sayılmıyor. Bunlar da geldiler, ‘Bize
de söz verdiler’ dediler. Her seferinde ‘Haklısınız.
Güneydoğulu bir anneden mektup geldi. ‘Oğlum şehit oldu, köy
koruyucusuydu’ diyor. ’11 çocuğuna ben bakıyorum’ diyor. ‘Şehit annesiyim,
verilen aylık 281 lira 03 kuruş’ diyor. Beşli çeteye gelince milyonlarca dolar,
euro veriyorsunuz. Yazıktır günahtır. Bu devlet bu kadar mı fakirleşti.
Erdoğan önce AK Partiyi zapturapt altına aldı sonra partiyi
kuran kurucuların tamamını tasfiye etti. AK Parti’nin akil insanlarını partiden
tamamen dışları. Üçünü aşama AK Parti’yi ailesine peşkeş çekti. Dördüncü aşama
devleti kendi ailesinin hizmetlerine boyun eğecek hale getirdi. TC tarihinde
görmediğimiz bir olay. Bütün bu baskılara rağmen bürokrasinin nabzı atıyor mu
diye bir video yayımladım. Oturduk dertleştik kamu görevlileriyle o ara gelen
bir yolsuzluk dosyasını gündeme getirdim. İsim vermedim var efendim o dosyanın
altında benim imam yoktur diye Erdoğan diğerleri çıktılar açıklama yaptılar.
Bir bakan çıktı, arkadaşımıza dedin ki, telefonla bağlansın bütün sorularına
cevap verelim diye fakat bizim arkadaşın telefonla bağlanmalarına izin
vermediler. Nedir bu olay anlatayım. 3 Nisan 2018’de bir ihale yapılır, 3
milyar 198 milyon 443 bin 127 lirayı veren firma kazanır.
Firmanın özelliği gerçek bir ihale olması yarışmaya girmesi
ve bunu kazanması .Artı finansmanını içeriden kendi karşılayacak ama ihaleyi
beşli çeteden biri kazanmaz. Bunun üzerine ihale iptal edilir. Aradan bir süre
geçer ihalede bazı değişiklikler olur yeniden ihaleye çıkılır. Bu ihale 21 B
usulü ile yapılır. Bu sefer 3 milyar değil 9 milyar 449 bin liraya beşli
çeteden birine ikram edilir. Arada 6 milyar fark var. Zaman geçmiş doğru ben de
biliyorum ama önemli bir ayrıntı var. Bunlar giderler yani beşli çete adına
yurtdışından para toplarlar. 1 milyar 238 milyon Avro kredi anlaşması yapılır.
Kredi anlaşmasının kefili Hazine’dir. Kamu borç yönetiminin raporu var. Erdoğan
diyor ki Kılıçdaroğlu yalan söylüyor benim hiçbir imzam yok. Sen ihale
komisyonunda değilsin ki sen talimat veren makamdasın. Diyorsun ki ihaleyi
iptal edin bir süre bekleyin ihaleyi bizim çeteden arkadaşlara vereceğim. Bir
de dışarıdan borç alacağım o borca da ben kefil olacağım diyorsun.
Cumhuriyet tarihinde karşılaşmadığımız olaylarla karşılaşıyoruz.
Doğalgaz kesintileri başladı. Bu kadar yaygın bir olayla hiç karşılaşmamıştık.
Ya ülkeyi yönetenlerin Türkiye’yi nereye getirdiklerini hep beraber görüyoruz.
12 Ekim tarihinde grupta bir konuşma yaptım; ‘Devleti yönetenler önümüze kara
kış geliyor topluma maliyetini iyi hesaplamalıdırlar. Bunların umurunda değil,
ama biz insanımızı seviyoruz. Bunlar basiretsiz bir yönetim, doğalgaz
alıyorsunuz değil mi dışarıdan, bunu depolayacaksınız.
Bizim Silivri’de Tuz Gölü’nde depolama tesislerimiz var. 9
Ekim itibariyle bu depolarda bulunan gaz miktarı 2 milyar 791 bin metreküp. Bu
sadece 15 günlük ihtiyacımızı karşılıyor.’ Ve bu açıklamayı yaptığım tarihten
sonra depolardaki gaz sürekli azaldı. Bunu da kamuoyuyla paylaştım. Ocak
2018’de depolarda yüzde 73 oranında gaz vardı; ocak 2019’da yüzde 72; ocak
2020’de yüzde 60, ekim 2021’de yüzde 54, ocak 2022’de yüzde 32. Bu rakamları
açıkladıktan sonra Enerji Piyasaları Anonim Şirketi (EPİAŞ) internet sitesinden
bütün rakamları kaldırdı. Şu devlet yönetimine bakın Allah aşkına. Millet
gerçekleri öğrenmesin diye. Gerçekten yönetmekten acizleri üç adım sonrasını
bilmiyorlar. Böyle bir devlet yönetimi hiç görmedim.”
