Kovid-19’a Karşı Yerli İlaç: ‘Ribavirin’

rasthaber

Rasthaber –  TÜBİTAK, Kovid-19 Türkiye Platformu çatısı altında yerli aşı
ve ilaç üzerine çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda Kovid-19 hastalarının
tedavisinde kullanılacak ilaç projesi yürütüldü.

Çalışma sonucu geliştirilen ‘Ribavirin’ adlı ilacın
laboratuvar çalışmaları başarıyla tamamlandı. Kovid-19 hastalarının tedavisinde
kullanılacak ilacın, mutasyonlu virüse karşı da etkili olduğu görüldü. 1-2
hafta içinde klinik aşamaya geçilecek olan ilacın ilk etapta Ankara Üniversitesi
İbn-i Sina Hastanesi ana merkez olmak üzere Koç Üniversitesi, Ümraniye Eğitim
ve Araştırma Hastanesi, Ankara Şehir Hastanesi’nde gönüllü 50 hastaya
uygulanması planlanıyor.

Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü öğretim görevlisi
Dr. Mehmet Altay Ünal, ‘’Çalışmalarımızda laboratuvar şartlarında 5 tane var
olan ilaç etken maddesinin Kovid-19’a karşı etkinliğini tespit ettik. Bunlardan
birisinin faz çalışmaları ülkemizde 4 merkezde başlamak üzere. Bu molekül
yaklaşık 50 hasta üzerinde başlanacak. Klinik çalışmada işe yaradığı,
Kovid-19’a karşı etkili olduğu ortaya çıkarsa Sağlık Bakanlığı’mızın ve gerekli
mercilerin uygun görmesi halinde Kovid-19 hastalarında kullanılmaya başlanacak.
‘Ribavirin’ adlı molekül özellikle ucuz olması, Türkiye’de yerli ve milli
olanaklarla sentezlenir olabilmesi ve yine yerli ve milli olanaklarla milli
ilaç endüstrimiz tarafından istediğimiz kadar üretilebilmesi açısından ilginç
ve bu nedenle de bizim çalışmamızın ana eksenine oturmuş bir molekül.
Laboratuvar şartlarında yaptığımız çalışmalarda da Covid-19’a karşı güzel etki
gösterdiğini gayet etkin olduğunu gördük. Klinik çalışmaların başlamasını
bekliyoruz. Eğer klinik çalışmaları başarılı olursa Sağlık Bakanlığı’nın izin
vermesi durumunda yıl sonuna kadar ilaç üretilmiş ve hastaların kullanımına
sunulmuş olacak.’’ dedi.

Projede yer alan Ankara Üniversitesi Kök Hücre Enstitüsü
Öğretim Görevlisi Dr. Ceylan Verda Bitirim şunları söyledi:

’’Öncelikle bilgisayar analizleri sonucunda 200 kadar
molekül tarandı. Bunların sonucunda bize umut veren yaklaşık 20-30 adet molekül
geldi. Biz de laboratuvar çalışmalarımızda hipotez kurduk algoritma üzerinde
ilerledik. Biz hipotezimizi ilaç etken moleküllerinin virüsün hücre içine giriş
mekanizmaları üzerine kurduk. Sonuçlarımızı bu açıdan değerlendirdik. Bu da
bize çok büyük bir avantaj sağlıyor. Özellikle son zamanlarda ortaya çıkan
farklı mutasyonlarda da bizi etkileyen bir durum olmadı. Hipotezimiz bizim
virüsün hücre içine giriş mekanizmasıydı ancak farklı laboratuvarlarda yapılan
diğer çalışmalar bu mutasyonların bizim birincilikli olarak düşündüğümüz
mekanizma üzerinde etkili olmadığını gösterdi. Bu sebeple biz de ilacımızın bu
mekanizma üzerinde etkili olduğunu, mutasyona rağmen etkinliğini koruyacağını
düşünüyoruz.’’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın