Borsada yaşanan 900 milyar liralık fon vurgunu, AKP içerisindeki güç savaşını açığa çıkardı. Sorumluluğu birbirine atan taraflar arasında sert tartışmalar yaşanırken, Metin Külünk ve İsmail Kılıçarslan ekonomi yönetiminin ihmallerine dikkat çekerek istifa çağrısında bulundu.
Borsada yaşanan fon vurgunu AKP içerisindeki çatlakları bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Yüz binlerce kişiyi mağdur eden ve 900 milyar liraya ulaşan vurgunun ardından, AKP içerisindeki liderlik yarışının tarafları sorumluluğu birbirine atmaya başladı.
İlk olarak fonları denetlemekle yükümlü olan Sermaye Piyasası Kurulu, kamuoyunda yükselen “vurgunu resmen izlemişler” eleştirilerine yanıt vermek üzere yaptığı açıklamada bir önceki yönetimi suçladı. Kurumda Mayıs ayında yaşanan değişikliğe dek yeterli adımların atılmadığı ima edildi.
Karşı hamle olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek’in eşinin SPK üyesi olması gündeme getirildi. Peşi sıra Şamil Tayyar ve Rasim Ozan Kütahyalı, Gürlek’in eşini savunan paylaşımlar yaptılar.
Ardından Nihat Zeybekci ekibi, AKP’nin sosyal medyadaki resmi ekonomi hesabından SPK’ya yani Mehmet Şimşek ekibine görevlerini hatırlattı.
Eşzamanlı olarak “Gürlek bu konuyu 2025’te savcıyken fark etmiş, yazı yazmış” diyen haberler servis edildi.
Bilek güreşinde Şimşek karşısındaki ekip hamlelerini sürdürüyor. Son olarak AKP eski milletvekili Metin Külünk ve Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan devreye girdi.
Külünk ‘istifa’ istedi: ‘İhmallerin bedelini Cumhurbaşkanımız ödememeli’
Metin Külünk, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında “Fon krizi yalnızca ekonomik ve mali bir mesele değildir. Bu kriz, AK Parti’nin kendi sosyolojik tabanına çok ağır bir bedel ödetmektedir” diyerek yaşananların sandığa yansımasının olacağını ima etti.
Bu durumun önüne geçmek için sorumluların istifa etmesi veya görevden alınması gerektiğini savunan Külünk, şöyle yazdı:
“Süreç içerisinde sorumluluk makamında bulunanlar; görevlerini zamanında ve gereği gibi yerine getirmemenin, yönetim zafiyetinin, ihmalin ve kişisel ihtirasların meydana getirdiği bu ağır tablonun hesabını nasıl verecekler? Birilerinin ihtiraslarının, yetersizliğinin veya ihmalkârlığının bedelini ne milletimiz ne AK Parti’nin sosyolojik tabanı ne de Sayın Cumhurbaşkanımız ödemelidir.”
Kılıçarslan açıkça Şimşek ekibine işaret etti: ‘İstifalar nerede?’
İsmail Kılıçarslan ise Yeni Şafak’taki köşesinde borsayı da aşan bir krize işaret ederek, ekonomi yönetimine sitem etti. Mehmet Şimşek’in “Savaş olmasaydı enflasyon 7 puan aşağıda olurdu” laflarına atıfta bulunan Kılıçarslan şu ifadeleri kullandı:
“Farkında olup olmadığınızı çok merak ettiğimiz bazı şeyler var. Bunlardan ilki, son 4-5 yılda nasıl bu denli yoksullaştığımızın farkında olup olmadığınız. Aracımıza benzin almaya korkuyoruz, marketten gönlümüzce alışveriş yapmaya korkuyoruz, ev kiralamaya korkuyoruz, işçi çalıştırmaya korkuyoruz, işçi olarak çalıştığımızda aldığımız paranın geçimimize yetmeyeceğinden korkuyoruz. Siz de arada bir çıkıp yeni vergi kalemlerini sayıyor, hatta ‘Savaş olmasaydı enflasyon şu kadar olurdu’ falan diyorsunuz. Okullar olmasaydı da maarifi yönetmek çok kolay olurdu zaten.”
Fon şirketleri vurgun yaparken ekonomi yönetiminin olup biteni izlediğini belirten Kılıçarslan da tıpkı Külünk gibi istifa istedi.
“Fonlar, sahibi oldukları şirketleri borsada spekülasyonlarla milyar dolarlık hacimlere ulaştırıp vatandaşın parasını cukkalarken bu işin yetkilileri tam olarak ne işle meşguldü? Hadi adamlar aşırı uzmandı da fark edilmediler diyelim. İstifalar nerede o vakit? ‘Yahu bu fonlar vatandaşın 15 milyar dolarını çalarken ben uyumuşum, kusura bakmayın’ diyerek istifa eden yöneticiler nerede?
sol
