ilgili Meclis’e sunulan Kanun Teklifi kabul edildi. Savunma sanayiinin temel
taşlarından olan ve geçmişi yüzyıllar öncesine kadar uzanan Makine ve Kimya
Endüstrisi, TBMM’de sunulan kanun teklifinin kabul edilmesiyle Makine ve Kimya
Endüstrisi’nin Anonim Şirket Anonim Şirketi olarak faaliyetlerine devam edecek.
Cumhuriyet Gazetesi’nden Mustafa Balbay büyük tartışmalara
gebe olan bu konuyu köşesine taşıdı.
Mustafa Balbay “MKE yeni Tank Palet mi?” başlığıyla kaleme
aldığı yazısında MKE’ ait mal varlıklarına değinirken “Her türlü silah,
mühimmat, roket, askeri araç üretebilen MKE’nin 11 fabrikası var. Ülkenin bu
alandaki gereksinimlerini karşıladığı gibi 40 ülkeye ihracat yapıyor. Vergi
ödemede, kârlılıkta, üretim kapasitesinde ve benzer tüm alanlarda ilk 10
kuruluştan biri. 2020 kârı 1 milyar liraya yakın. 5 bini aşan işçisiyle
istihdam sağlamada öncü. Ürettikleriyle “fabrika kuran fabrika” olarak
tanımlamak mümkün. Doğal olarak büyük arazilere sahip. Tam çökülecek kurum!”
yorumunu yaptı.
Balbay yazısından satırbaşları şöyle:
Çok büyük olasılıkla MKE’yi Tank Palet Fabrikası’nın kaderi
bekliyor.
Tank Palet’in istenen kişiye verilmesi için her türlü
“yasal” altyapı hazırlanmıştı. En can alıcı olanını anımsatalım. İhaleye üç
grup katıldı. Sancak’a ihale sonrası sağlanacak avantajlar fısıldandı. Bunlar
vergi muafiyetinden bedava araziye kadar büyük sunumlar. O da bu avantajları
hesaba katıp, öteki iki grubun yapamayacağı kadar büyük fiyat kırımıyla ihaleye
girdi. Tabii ki kazandı. Durumu kamuoyuna anlatırken de “yerli ve milli” bir
firmayla işbirliği yapıldığı söylendi. Devamında arkadaşlar en demokratik
haklarını kullandılar, kendi paylarını da Katar’a sattılar. 2019’da tank
üretimi başlayacaktı, iki yıldır ses yok.
Muhalefet savunma sanayiinde özelleştirmenin, yabancılara
satışın yanlışlığını vurguladıkça, iktidar şunu söyledi:
Özelleştirme değil, işletme hakkı devri.
Şimdi MKE için de özelleştirme olmadığını söylüyorlar.
Aslında buna özelleştirme denmez, daha ileri bir yöntem
getirecekleri anlaşılıyor. Özelleştirmede satarsın, sonrası satın alanın
bileceği iş. Burada üretim için sermaye için her türlü devlet garantisi var. Şu
aşamada ötesini açıklamıyorlar.
***
İktidar, MKE’nin anonim şirket haline getirilmesine gerekçe
üretirken şunu da araya sıkıştırıyor:
Hantaldı!
Kâr eden kurum mu hantal?
40 ülkeye ihracat yapan kurum mu hantal?
Üretim ölçeğinde ilk 10’a giren kurum mu hantal?
Diyelim ki hantal, çözüm bütün denetim yasalarından muaf
tutup şirket yapmak mı?
Bugüne kadar hantal olduğu için müdahale edip de kâra
geçirdiğiniz kaç kurum var?
Çay tüketiminde yılda 3.2 kilo ile dünya birincisiyiz. Bu
halde Çaykur’u zarara soktunuz. MKE’yi ne kadar zarara sokmayı düşünüyorsunuz? 12
yasadan ve KHK’den muaf tutulan MKE şirketleşmesi için şunu demeye hakkımız yok
mu:
Çok yasadışı bir iş!
