bir dolandırıcılık davası nedeniyle Ensar Vakfı Beşiktaş İlçe Başkanı’ndan
şikayetçi olduğunu yazdı.
Bir önceki yazısında konuyu gündeme getiren Terkoğlu, yeni
ulaştığı bilgilere göre, ABD’deki davanın odağında olan Makine Kimya
Endüstrisi’nin, adını dolandırıcılık amacıyla usulsüzce kullanan kişilerden
şikayetçi olduğunu belirtti.
MKE’nin şikayetçi olduğu isimler arasında Ensar Vakfı Beşiktaş
İlçe Başkanı da yer alıyor.
Terkoğlu’nun yazısı şu şekilde:
***
“Kayıtsızlara, ilgisizlere, suskunlara bir şey diyemem.
Ben en çok “Size ne” lafına kızıyorum.
Geçen perşembe yazımdan sonra Akitçi yazar çıktı.
“Dolandırılanlar ABD’de… Dolandıranlar ABD’de…” yazdı. Kısacası “Oh ne
güzel, Amerikalılar dolandırılıyor, size ne” diyordu. ABD’de dolandırıcılık
yapmayı mubah görmek bir yana, işin bizimle bayağı ilgisi var.
Önce hatırlatayım…
ABD’de, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde açılan
ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren davanın detaylarını anlatmıştım. Arizona
merkezli Kaplan Grup tarafından açılan dolandırıcılık suçlamasının olduğu
davanın hedefinde, ASAP Lojistik’in yanı sıra, şirketin İcra Kurulu Başkanı
Debbie (Deborah) Cross adında ABD’li bir iş kadını vardı. Şikâyetçilerin
verdiği dilekçede, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan’a yönelik de
suçlamalar yer almıştı.
Debbie Cross’un, kendisini MKE temsilcisi olarak tanıtırken
başta büyükelçi olmak üzere, çeşitli resmi bağlantıları kullandığı iddialar
arasındaydı. Dilekçede “Türkiye’nin ABD büyükelçisine birkaç milyon dolarlık
ödeme yaptığına ilişkin bilgi ve inanç vardır” ifadeleriyle, Büyükelçi Mercan’a
suçlama yöneltilmişti. Büyükelçi Mercan’ın Cross ile fotoğrafları da dosyaya
girmişti. Yazımın ardından Washington Büyükelçisi Murat Mercan, konuyla ilgili
sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Mercan, “Bu mesnetsiz
ithamlara zemin oluşturan ve ABD yargısına intikal etmiş bulunan söz konusu
faaliyetlere, şahsımın hiçbir surette herhangi bir dahlinin bulunmadığı, uygun
düzey ve vesilelerde ilgili taraflara etraflı şekilde aktarılmıştır”
ifadelerini kullandı. Kısacası Mercan, yazdığım yazıda bahsi geçen davayı
doğrularken kendisine haksızlık edildiğini ve hukuken harekete geçtiğini
söylüyordu.
İşte bu yaşananların ardından, yazımda bahsettiğim bir dava
dosyasına daha ulaştım. O da şu ki Makine Kimya Endüstrisi (MKE) de yine New
York’ta, aynı isimlere, benzer bir zamanlamayla, 13 Mayıs’ta dava açmış.
MKE’nin şikâyet ettiği isimler dosyada şöyle listelenmiş:
ASAP Lojistik, Turkkey Capital, Deborah (Debbie) Cross, Güven Acarer, Türker
Küçüker ve İlker Küçüker. Son iki ismi görünce eminim siz de duraksadınız.
Turkkey Capital’in sahibi Küçüker kardeşlerden İlker Küçüker, Ensar Vakfı’nın
Beşiktaş İlçe Başkanı. Özgeçmişinde DEİK’in de aralarında olduğu resmi
kuruluşlarda danışmanlık yaptığı yazıyor. Haliyle, kamu şirketi MKE’nin, haksız
ve aldatıcı ticaret uygulamaları, yani dolandırıcılık suçlamasıyla açtığı dava,
daha da ilginç hale geliyor.
Dava dilekçesinde, MKE’nin, 1950’den beri Türkiye’de savunma
sanayisi hizmeti veren resmi kuruluş olduğu anlatılıyor. Öte yandan MKE’nin
hepimizin aklına kazınan logosunun da tanımı yapılıyor. Bunun nedeni bu logoyu
bir tek MKE’nin resmi temsilcilerinin kullanma yetkisinin olması.
Peki Küçüker kardeşlerin ve sahibi oldukları Turkkey
Capital’in MKE ile ne ilgisi var? MKE bu soruya şöyle yanıt vermiş: “Turkkey
Capital, Güney Kore topraklarında, Nisan 2022’ye kadar, MKE ürünlerinin yetkili
temsilcisiydi.”
Yani MKE, davadan önce bu yetkiyi iptal etmiş!
MKE, Küçükerler’in bu yetkilerini, Güney Kore dışındaki
satışlar için, hatta Türkiye için bile kullanamayacaklarını, öte yandan
başkalarına temsilcilik de veremeyeceklerini söylüyor.
İşte bu noktada geçen perşembe anlattığım, Kaplan Grup’un
açtığı dava ile, MKE’nin davası birleşiyor. Zira MKE’nin şikâyetinde, ASAP’ın,
çeşitli alıcılara, MKE ürünleri satma teklifinde bulunduğunu anlatıyor.
Sahte belge hazırlandı
Tahmin ettiğiniz gibi, ASAP ve sahibi Debbie Cross, MKE
temsilcisi değildi. MKE ürünlerini satmaya yetkisi yoktu. MKE’nin şikâyetine
göre, Küçükerler’in Turkkey Capital’i ile ASAP Türkiye arasında, ASAP’ı MKE
yetkilisi gibi gösteren sahte bir belge hazırlandı. Bu belge için Kaplan Grup
örneğindeki gibi, potansiyel alıcılar kandırıldı. Onlardan MKE silahları sağlamak
için peşinatlar alındı.
MKE, kendi adının ve logosunun, bu dolandırıcılıkta
kullanıldığını gösteren somut belgeleri de dava dosyasına sunmuş. Örneğin bir
belge, tek seferde yedi buçuk milyon dolarlık teklif alındığını gösteriyor.
MKE’ye göre bu şekilde milyonlarca lira toplandı. Üstelik, sanıklar MKE’nin
silah ve mühimmatını piyasa değerinin oldukça altında teklif ediyordu. Bunu
MKE’nin reklam promosyonu olarak anlatıyordu.
Milli şirket zarar gördü
MKE, hem dolandırıcılıkta adı kullanıldığı için mağdurdu hem
de MKE’nin satışları, bu dolandırıcılıktan zarar görmüştü. Zira MKE’nin
mallarını MKE’den ucuza satıyor görünüyordu.
Kısacası, MKE’nin ABD’de açtığı dava ile Kaplan Grup’un
ABD’de açtığı dava birbirini tamamlıyor. Kaplan Grup, kendilerine MKE’nin
mallarının ucuza teklif edildiğini, sanki MKE yetkilisi gibi logolu temsilcilik
belgeleri gösterildiğini söylemişti. MKE de aynı nedenle ABD mahkemelerine
Debbie Cross’u şikâyet etmiş. MKE, Debbie Cross’u tanımadığını, ilişkisinin
olmadığını söylemiş. Bu sahte belgelerin Güney Kore’de yetkili Küçüker
kardeşlerin şirketi üzerinden hazırlandığını söylemiş. Nitekim, MKE, Ensarcı
başkanın şirketinin yetkisini, bu dolandırıcılık davası nedeniyle iptal etmiş.
Ondan da şikâyetçi olmuş.
Washington Büyükelçisi Murat Mercan’ın adı da kullanılmış
olabilir mi? Bunu da ancak dava sürecinde görebileceğiz.
Kesin olan bir şey var ki MKE, “Dolandırıcılık ABD’de, bana
ne” demiyor. “Yerli ve milli” sıfatını hak eden savunma şirketimiz, “ABD’deki
dolandırıcılık bize zarar veriyor” diyor. Hatta şikâyet ettiklerine bakılırsa,
“yerli ve milli” lafının, onu hak etmeyenler tarafından, dolandırıcılık işlerinde
kullanıldığını söylüyor.
Kutup’ta ya da Ekvator’da… Ruhumuza aynı şekli veren
kaleme ahlak diyoruz. “Sana ne” diyen “imansız dincilere” öğretebilecek
miyiz?”
