Edib, başbakanlık görevinden çekildi ve cumhurbaşkanı Michel Aoun da istifasını
kabul etti.
Mustafa Edib 31 Ağustos günü meclisin çoğunluk onayı ile
yeni kabineyi kurmakla seçildi. Olaydan 26 gün geçmesine rağmen Mustafa Edib
yeni kabine için her hengi bir liste sunmakta başarılı olamadı bu yüzden kabine
kurmaktan vazgeçti. Edib’in yeni kabineyi kurmaktaki başarısızlığı, onun ülke içi ve dış aktörler tarafından
başbakanlık görevi bağlamında destek aldığı halde gerçekleşiyor.
Görünüşe göre Edib’in yeni kabineyi kurmaktaki başarızıslığı
her şeyden önce ülkede siyasi geleneğe bağlıdır. Lübnan’da yazılmamış bir
kanun, fakat geleneğe göre bu ülkede güç dağılımı grupların dağılımına göre
gerçekleşiyor. Örneğin meclis sandalyeleri eşit olarak Müslümanlar ve
Hıristiyanlar arasında bölüşürken Müslümanlar da eşit olarak Şiiler ve Ehli
Sünnet arasında meclis sandalyeleri paylaşılıyor.
Tabi ki bu mesele Lübnan’da bir çok soruna sebep oluyor.
Mayıs 2018’de yapılan seçimlerde direniş koalisyonu 68 sandalye ile mutlak
çoğunluğu kazandı. Fakat kabine el-Mustakbel akımı tarafından kuruldu, zira
Lübnan başbakanı ehli sünnetten seçilmelidir. Tabi ki başbakanın açıklanması
ile bakanların seçilmesi ise önemli bir konudur ve uzun bir süre gerektirir.
Nitekim Mustafa Edib gibi bazıları kabineyi kuramıyor veya bazıları da Saad
Hariri’nin 2018’de olduğu gibi 10 aylık bir süre sonrası kabineyi kurmayı
başarıyorlar.
Aslında pay alma sorunu, Lübnan’da kabine kurma sürecinin
“siyasileşmesine” sebep oluyor. Mustafa Edib de yeni kabineyi kurmaktan
vazgeçtiğini açıklaması ardından “kendisinin kabine kurulmasının
siyasileşmesini istemediğini fakat maalesef bu şartın yeni hükümetin kurulma
sürecinde gerçekleşmediğini” söyledi.
Pay alma ve ortaklık, Lübnan’da anaşmaların kırılgan
olmasına sebep oluyor ve bu da Lübnan’ın siyasi alanının özelliklerinden
biridir. Mustafa Edib cumhurbaşkanı Michel Aoun ile Baabda Cumhurbaşkanlığı
Sarayında görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Lübnan’da kabullendiğim
ulusal görevi hakkında bir anlaşmanın olmadığını anladım” dedi.
Mustafa Edib’i kabine kurmada başarısız kılan bir diğer
sebep, dış aktörlerin sabotajlarıdır. Lübnan, dış aktörlerin çok müdahalede
bulunduğu Arap ülkelerinden biridir. Genelde de muhalefetlerin çoğu batı ve
Arap güçlerin bu ülkede Hizbullah’ın siyasi ağırlığını gözardı etme veya
azaltma çabalarıdır. Bu çalışmalar hatta seçimlerin yapılması ardından, örneğin
bazı sandalyelerin Hizbullah’a verilmemesi veya sokak gösterileri düzenleyerek,
güvensizlik ve şiddet olayları yaşatarak Hizbullah’ı çeşitli ekonomik ve
güvenlik sorunlarla suçlamak gibi çeşitli çerçevelerde gerçekleşti.
Görünüşe göre bu durum Mustafa Edib için de yaşandı ve bazı
dış aktörler kabinenin kurulması sürecinde Hizbullah’ın siyasi ağırlığını
azaltmak hedefi ile müdahalede bulundular.
Burada bir başka konu da dikkat çekiyor, Edib’in kabineyi
kurmadaki başarısızlığı Lübnan için de sonuçları olacaktır. Zira bu durumda
Hassan Diab’ın geçici başbakanlık süreci yine devam edecek, bu da hükümetin
ülkede zayıf konumda olması anlamına geliyor.
Bu arada Lübnan halkının bir çoğu 190 kişinin ölümü ve 6500
kişinin de yaralanmasına sebep olan Beyrut limanındaki büyük patlamadan
etkilendiği ve yeni kabinenin gecikmesi ile kurbanlar ile ilgili işlerin
gecikeceğini, diğer yandan yeni kabineyi kurabilecek yeni başbakanı tanıtmanın
da kendine has zorlukları olduğunu da unutmamak gerekir./
