Müzakere, Ayetullah Mücteba Hamaney’e Yönelik Suikast İçin Bir Aldatmacaydı

Abdel Bari Atvan, Amerikalıların kendi piyonlarının arabuluculuğunda İran ile müzakere yürüterek Tahran’ı aldatmayı ve yeni lideri katletmeyi amaçladığına inanıyor. Ona göre “Trump bir korkaktır ve İran’a karşı yeni bir savaşa giremez; zira böyle bir savaşın fitilini ateşlemenin ABD ve müttefikleri için son derece felaket olacağını bilmektedir.”

Arap dünyasının tanınmış analistlerinden Abdel Bari Atvan, YouTube’daki “Sawt” kanalına yaptığı açıklamaların bir bölümünde şunları söyledi:

“ABD Başkanı Trump, ani bir kararla İran ile varılan mutabakatı sona erdireceğini duyurdu ve İranlılar hakkında çirkin ifadeler kullandı. Bu mutabakat zaptı zaten ilk günden beri beyhude görünüyordu ve hiçbir başarı şansı yoktu. Trump bu mutabakatla bazı zaferler elde etmek istiyordu; onu FIFA Dünya Kupası’nı düzenlemek için kullanmayı amaçlıyordu. Ayrıca Orta Doğu’daki, özellikle de Basra Körfezi bölgesindeki bazı müttefiklerine ve piyonlarına güvence vererek bölgesel kazanımlar elde etme ve güç toplama peşindeydi. İranlılar ise bu mutabakattan kendi lehlerine yararlandılar; çünkü tüm hedeflerine ulaştılar. Hürmüz Boğazı’nı ve zenginleştirilmiş uranyumu kontrolleri altında tutuyorlar; üstelik İran’a yönelik deniz ablukası da kaldırılmış durumda.”

Atvan şöyle devam etti: “Buradaki önemli husus, İran’ın, kahraman şehit Ayetullah Ali Hamaney’in cenaze töreniyle tüm dünyaya güçlü bir mesaj vermek istemiş olmasıdır. Bu kahraman şehit, İran’ı güçlü kıldı ve ülkeyi nükleer silah kullanma eşiğine getirdi. Savaş sona erdiğinde İran bu silahı kullanmanın eşiğindeydi. Trump, İranlıların kendisiyle alay ettiğini nihayet anladı. Trump’tan her şeyi aldılar, tüm şartlarını ona dikte ettiler ve karşılığında hiçbir ödün vermediler. İranlılar, Trump ile İsrail rejimi –özellikle de Netanyahu– arasında çatlak oluşmasına yol açtılar. Trump’ın ABD’deki popülaritesinin en alt seviyeye gerilemesine neden oldular. İşte bu yenilgiler, Trump’ın İranlılara karşı bu denli sert ifadeler kullanmasına yol açıyor.”

Müzakerelerin arka planına değinen Atvan, “Trump müzakere edecek liyakate sahip değil. ABD 250. kuruluş yılını kutlarken, İran 15 bin yıllık bir medeniyete sahip. Amerika, bölgedeki piyonlarının arabuluculuğuyla yürüttüğü müzakereler üzerinden İran’ı aldatmak istedi. Amaçları, Ayetullah Hamaney’in cenaze töreni sırasında İran’da güvensizlik ve kaos yaratmaktı. Amerikalılar ve İsrailliler, Ayetullah Mücteba Hamaney’in, Ayetullah Seyyid Ali Hamaney’in cenaze törenine katılması için psikolojik ve medya düzeyinde yoğun bir baskı uyguluyorlardı. Onu orada tespit edip suikast düzenlemek istiyorlardı. İranlıların çok saf olduğunu ve onun bu törende açıkça yer almasına izin vereceğini sandılar. Mossad ajanları İran’da oldukça aktif. Ancak Trump, İran’ın bu oyuna gelmeyeceğini fark etti” dedi.

Analist, sahadaki duruma ilişkin ise şu ifadeleri kullandı: “İran her an karşılık vermeye hazır. Amerikalılar bir maceraya atılıp İran gemilerini hedef aldığında, İranlılar hızla yanıt verdi ve Hürmüz Boğazı’nda üç Amerikan gemisini vurdu. İranlıların tepkisi yıldırım hızındaydı; gelecekteki yanıtları ise ABD ve İsrail rejimi için çok daha yıkıcı olacaktır. İran, Amerika’dan asla korkmaz. Amerika, İran karşısında yenilmiştir. Trump korkaktır ve İran’a karşı yeni bir savaşa girişemez; çünkü özellikle ABD’deki popülaritesinin en dip noktaya vurduğu ve rezil olduğu bir dönemde, böyle bir savaşın fitilini ateşlemenin ABD ve müttefikleri için büyük bir felaket olacağını bilmektedir.”

Trump, NATO ve Türkiye

Atvan, açıklamalarının bir diğer bölümünde NATO’nun Türkiye’deki zirvesine ve Trump’ın bu zirveye katılımına değinerek şunları kaydetti:

“Trump defalarca bu zirveye katılmayacağını söylemişti ama sonunda katıldı. Daha önce NATO’yu tanımadığını ilan etmişti. İran’a karşı savaşta NATO’dan yardım istedi ancak NATO ülkeleri Trump’ın bu talebine olumlu yanıt vermedi. Trump, boynu bükük bir şekilde NATO zirvesine katıldı çünkü İran karşısında yenildiğini çok iyi anladı. Şimdi Orta Doğu’da çöken politikalarını onarmaya çalışıyor.”

Atvan, bölgesel ittifaklara dair ise şu iddialarda bulundu: “Trump’ın müttefiki olan diğer Arap ülkeleri de artık ona güvenmiyor. Arap halkları Amerika’dan nefret ediyor çünkü Amerika Arap ülkelerini korumayı başaramadı. İranlılar, Amerika’nın Kuveyt ve Bahreyn’deki üslerini yerle bir etti. Orta Doğu ve Basra Körfezi bölgesinde Amerikan güçlerinin konuşlandığı 85 üs ve merkez imha edildi; geri kalanlar da bir savaş çıkması halinde İranlılar tarafından yok edilecektir.”

Atvan sözlerini Türkiye-İsrail gerilimine değinerek tamamladı: “Bugünlerde Netanyahu Türkiye’yi tehdit ediyor. Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını elde etmesi halinde İsrail’in karşılık vereceğini söylüyor. Oysa Türkiye’ye saldırmaya asla cesareti yok. Hatta Beyrut’un güneyindeki Dahiye bölgesine veya Gazze’ye bile [topyekün] saldırmaya cesaret edemiyor. Türkiye güçlü bir ülkedir; gelişmiş insansız hava araçlarının (İHA/SİHA) en büyük üreticilerinden biridir. Tankları, savunma sistemleri ve son derece güçlü bir ordusu var. Netanyahu Türkiye’ye saldırmaya cesaret edemez. Eğer İsrail rejimi Türkiye’ye saldırırsa, o rejimden geriye bir şey kalmaz ve Türkiye o rejimi yok eder. Bu rejim Lübnan’da, Gazze’de, Yemen’de ve İran’da yenildi; Türkiye karşısında da yenilgiye uğrayacaktır.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın