büyük bir zafer olduğunu belirterek, Lübnan krizinin çözümünün anlaşma ve
işbirliği olduğunu ifade etti.
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah,
Lübnan’daki 2022 parlamento seçimlerinin sonuçları açıklandıktan sonra yaptığı
ilk konuşmada şunları söyledi: ‘Seçimlere katılan tüm Lübnanlılara, özellikle
direnişe ve müttefiklerine oy verenlere teşekkür ediyorum. Hasta olmalarına
rağmen tekerlekli sandalye ile sandık başına gelen tüm hastalara teşekkür
ediyorum.
Seçim sürecinin yönetiminde görev alan tüm resmi ve yasal
kuruluşlara, yetkililere ve güvenlik güçlerine
teşekkür ederiz. Ayrıca, Direnişe Vefa Partisinde ard arda gelen
dönemlerde bulunan ve bu partide değerli ve önemli bir rol oynayan ve eski
temsilciler olan iki değerli kardeşimiz Seyyid Nevaf el-Musevi ve Velid
Sekriye’ye de içtenlikle teşekkür ediyoruz.
Dil sizlere teşekkür etmekten acizdir. Allah-u Tela’ya bu
ülkeye ve Lübnan direnişine en onurlu ve asil insanları bahşettiği için
teşekkür ediyorum.
Lübnan halkına ve direnişe hizmet etmek için her türlü
çabayı gösterdiği ve bu yoldan asla vazgeçmediği için Lübnan parlamentosu
milletvekillerinden Enver Cuma’ya teşekkür ediyorum.’
Seyyid Hasan Nasrallah aynı zamanda Direnişe Vefa Partisine
yeni katılan Yanal es-Salah, Mulhim el-Haceri, Raid Baru ve Rami Ebu Handan’ı
da tebrik etti ve daha sonra Lübnan halkına hitap ederek şu ifadelede bulundu:
‘Ben bu sadık millete diyorum ki, sizler düşmanın açık ve net saldırılarına
karşı, direniş ve silahları için istenilen siyasi ve milli güvenliği ve barışı
yarattınız ve bu, sizlerin elde ettiği bir başarıdır.
Çok büyük bir sonuç elde edildi ve bu sonuç, direnişe ve
onun altın denklemine bağlılığa ve reform ve iç barışı ve halkın hayati ve
ekonomik krizlerini çözme önceliğini ve barış içinde bir arada yaşamasını
sağlayacak adil bir hükümete ilişkin önceki mesajları yansıtmaktadır.
Bu başarı, Lübnan’daki ekonomik baskı ve krizlerin ardından
bize ve direniş müttefiklerine yönelik yaygın psikolojik propaganda
saldırılarına ve halkın karşılaştığı tüm tehdit ve yıldırma politikalarına
rağmen elde edildi ve düşman istediği sonucu alamadı. Halkın seçimlere geniş
çaplı katılımı düşma bir cevaptı ve elde edilen sonuçlar da başka bir cevap
oldu.’
Nasrallah, Lübnan direnişinin bu seçimde elde ettiği sonuca
değinerek bunu büyük bir zafer olarak nitelendirdi ve şunları söyledi:
‘Özellikle bu zaferin elde edildiği koşulları ve bu zaferi önlemek için yapılan
harcamaları görünce,
bu büyük zaferden dolayı gurur duyuyoruz.’
Seyyid Hasan Nasrallah seçimler konusunda yaşananlara
değindi ve şunları söyledi: ‘Bu konu çok önemlidir ve sakin, sorumlu ve dikkatli
bir şekilde konuşulup değerlendirilmelidir.’
Hizbullah Genel Sekreteri seçim sonuçlarını analiz ederek şu
ifadelerde bulundu: ‘Bugün ülkede hiçbir siyasi akım, meclis çoğunluğunu
sağladığını iddia edemez ve bugüne kadar kimse böyle bir iddiada bulunmamıştır.
Bugün birçok yeni siyasi parti ve hareket ve bağımsız temsilcilerle karşı
karşıyayız. Bugün hiçbir grubun çoğunluğu sağlayamaması konusunun Lübnan ve
Lübnan halkının çıkarına olması muhtemeldir.
Ülkedeki krizlerin hacmi, parlamenter çoğunluğu sağlasa bile
tek bir ekibin çözme gücüne sahip olmadığı finansal, likidite, ekonomik ve
geçim krizleridir. Kimsenin çoğunluğa sahip olmaması da herkesin sorumlu olduğu
ve kimsenin sorumluluktan kaçamayacağı anlamına gelir ve bu alanda en önemsiz
şey sorumluluklara karşı çıkmak gereksiz görüşler sunmaktır.
Nasrallah, konuşmasının devamında siyasi anlaşmazlıklar
konusunda sükûnet çağrısında bulunarak şunları söyledi: ‘Seçimler bitti ve
herkes huzur peşinde olmalıdır. Dünya bir krize doğru gitmektedir ve akaryakıt
ve buğday fiyatları yükselmiştir.
Düşmanlar, direnişi ve silahlarını savunmaktan yorulduğumuzu
ve teslim olacağımızı düşünüyorlarsa, bunlar yanlış hayallerdir. Siyasi
anlaşmazlıklar bizi bir çözüme götüremez.
Lübnan’da ihtiyaç duyulan şey barış ve huzurdur ve halkı
ilgilendiren meseleler düşmanlıktan uzak, katılım ve işbirliği ile
çözülmelidir.
Bu deneyimin birçok dersi vardır ve herkes kendinin ve
müttefiklerinin operasyonel performansını ve bu konudaki söylemini gözden
geçirmelidir. Mega Center konusu ciddi bir şekilde ele alınmalı ve gözden
geçirilmelidir.’
Hizbullah Genel Sekreteri, seçimin bir diğer sonucunu bazı
yalanların ifşası olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘Seçimden önce,
siyasi grubumuza ve bizden önce de Ulusal Özgürlük Hareketine karşı Lübnan’da
seçim istemediğimize dair temel bir suçlama yapılmıştı.
Bu konuda söylenen ikinci yalan ise seçimlerin direnişin
silahlarının gölgesinede yapılmaya çalışıldığıydı. 2005 ve 2009’da da seçimler
yapıldı ve seçimleri bu silahın gölgesinde yaptınız ve bu yıl 2022’de bu
silahın gölgesinde yapılan seçimlerin sonuçlarını kutladınız. Bu yalan bugün
ortaya çıktı. Yalanlarınızdan utanmanızın vakti gelmedi mi?
İran’ın Lübnan’ı işgal ettiğine dair yalanlar gündeme
geliyor ancak ABD büyükelçisinin sandık başına gittiğini görüyoruz ve ABD
büyükelçiliği kendisi için bir liste hazırladı ve Suudi büyükelçisi Lübnan’daki
en aktif kampanyacılardan biriydi.
Ülkedeki krizler, katılım,işbirliği ve düşmanlıktan kaçınma
dışında başka hiçbir şekilde çözülmeyecek, bu yüzden anlaşma ve işbirliğine
doğru ilerlemeliyiz.’
Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan seçimleriyle ilgili yaygın
yanlışın milletvekili sayısının insan hacmi ile karıştırılması olarak
nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘Lübnan’da bu doğru değildir. Lübnan seçim ve
siyasi sistemi mezhepçidir ve daha da kötüsü, seçim bölgelerinin bölünmesi
uzman ve bilimsel değildir ve dağılım sürecinde hiçbir kriter yoktur. Çünkü bu
Lübnan’daki bazı siyasi liderlerin çıkarlarına dayanıyor.
Seçim yasası, Lübnan’ın mezhepçi yaklaşımlardan ve nispi
temsilden uzak tek bir seçim bölgesine dönüştürülmesini temel aldığında ve 18
yaşını doldurmuş kişiler de seçimlere katıldığında meclisteki milletvekili
sayısının halkın bir partiye olan sevgi ve desteğinden kaynaklandığı
söylenebilir.
Seçimden sonra, mevcut krizlerden en sorumlu olan ve
doğrudan büyükelçilikler tarafından desteklenen ve listeleri büyükelçilikler
tarafından derlenen akım, tüm bunlara rağmen mecliste iki veya üç sandalye
dışında kazanamadı. Lübnan halkının seçimlerde direniş seçeneğini reddettiği
iddia ediliyor. Bu nasıl bir küstahlık. Baalbek’deki Amel ve Direnişe Vefa
listesindeki adaylar, Üçüncü Güney, el-Zahrani, Sidon, Tire ve el-Zahle’de
yarım milyondan fazla oy aldı. Ama sadece birkaç bin oy almış olan sizler,
Lübnan halkı adına mı konuşuyorsunuz?
Ben, doğru bir duruş sergilemesine rağmen seçimi kazanamayan
arkadaşlarıma, meclis koltuğunun mücadele cephesinin tamamı değil, sadece biri
olduğunu söylüyorum. Biliniz ki biz ve seçimi kazanan diğer arkadaşlar sizin
temsilciniziz ve yanınızdayız, milletimize ve davamıza sizinle birlikte hizmet
ediyoruz.
Özellikle seçimleri adil ve insaflı bir şekilde aktaran
medya ve medya kuruluşlarına da teşekkür ediyorum, çünkü medyanın bir kısmı yalancı
ve zalimdi.
Müzakere sürecinde elde edilen başarı ne olursa olsun, tüm
sözlerimizi yerine getirmek için çaba göstereceğimize ve sahada, hükümet ve iç
kurumlarda daha fazla yer alacağımıza ve 40 yıl önce olduğu gibi, özellikle
bizimle çalışmış olanlara yardım etmek için hiçbir çabadan kaçınmayacağımıza
söz veriyorum.’
Seyyid Hasan Nasrallah, seçim zaferini motosiklete binerek
kutlayan bazı kişilere de hitap etti ve şunları söyledi: ‘Hepsini bunu bir
kenara bırakmaya çağırıyorum. Seçim meselesi bitti ve insanları üzmek için
hiçbir sebep yok. Bu yöntemin yayılabileceği ve kışkırtmaya sebep olabileceği
güzergâhlar ve yakın şehirlerin bazı bölgeleri var. Oysa biz barış ve huzur
istiyoruz.
Havaya ateş etmenin haram olduğunu defalarca söyledim.
Mercilerimizin fetvası da bu hususa vurgu yapmaktadır. Çünkü insanların
korkmasına ve onlara kötü davranılmasına neden olmaktadır. Bu iki gün içinde,
Amel hareketi ve Hizbullah’a atfedilen, silahlı maskeli kişilerin bulunduğu
bazı mitingler gördüm, ancak, bu mitinglere kimlerin sızıp ateş açtığını görmek
gerekir.’
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah,
“Lübnan’da Şiilere yer yok” yönündeki bazı sloganlara değinerek,
“Bu sloganların anlamı ne olabilir
ki?” dedi.
