Abbas el-Musevi’nin şehadetinin 30. yıl dönümü vesilesiyle Beyrut’ta yaptığı
konuşmada, Rusya ile Ukrayna arasındaki mevcut krizi değerlendirdi ve bu
çatışmadan ABD’yi sorumlu tuttu ve şunları söyledi: ‘Bu küresel olayın her
anından ve saatinden ders almalıyız.’
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah bugün,
Seyyid Abbas Musevi’nin şehadetinin 30. yıldönümü münasebetiyle Beyrut’ta
“Şehitlerimizin Seyyidi’nin düşünce ve hayatı” başlığıyla düzenlenen
konferansta bir konuşma yaptı.
Seyyid Abbas el-Musevi, Hizbullah’ın Lübnan’daki
kurucularından biridir ve 26 Ekim 1952 yılında, Bekaa’nın Nebi Şit köyünde
dünyaya gelmiştir ve 16 Şubat 1992 yılında eşi Ümmü Yasir ve en küçük oğlu
Hüseyin ile birlikte Siyonist rejimin Apaçi helikopterleri tarafından hedef
alınarak şehit edilmiştir. O şehit olduğu sırada, Şeyh Subhi Tufeyli’den sonra
Hizbullah’ın Lübnan’daki ikinci genel sekreteriydi. Seyyid Abbas Musevi’nin şehadetinden sonra,
Hizbullah’ın başına Seyyid Hasan Nasrallah geçmiştir ve görevi hala devam
etmektedir.
Tüm Dünya Müslümanlarının Bi’set Bayramı Mübarek Olsun
Hizbullah Genel Sekreteri el-Menar kanalından canlı olarak
yayınlanan konuşmasının başında, Dünya Müslümanlarının Bi’set Bayramını ve
Peygamber’in (s.a.a) miracını tebrik etti.
Direniş savaşçılarının fedakârlıkları belgelenmelidir
Seyyid Hasan Nasrallah, direniş savaşçılarının tüm
fedakârlıklarının belgelenmesi gerektiğine değinerek şunları söyledi: ‘Lübnanlı
ve Filistinli direniş savaşçıları dünyanın her yerinde hırsız, katil ve
uyuşturucu satıcısı olarak gösteriliyor ve 50 yıl sonra nasıl tasvir edileceklerini
bilmiyoruz.
Bu nedenle bu asil fikri, büyük fedakârlıkları ve bu kutlu
hareketin azametli gerçeğini belgelemek bizim görevimizdir ve bu konferansın
faaliyetlerine ilişkin konuşmalar ve konular onaylı kitap ve belgelere
dönüştürülmelidir.’
Seyyid Abbas Musevi İslam endişesi taşıyordu
Seyyid Hasan Nasrallah, Hizbullah’ın ikinci Genel Sekreteri
Seyyid Abbas Musevi’nin hayatına değinerek şunları söyledi: ‘Seyyid Abbas
el-Musevi’nin kaygısı İslam’dı ve İslam çevresinde Muhammed Bakır es-Sadr okulunun
talebesiydi ve Onun şehadetinden sonra İmam Humeyni’nin (a.s) düşünce okulunu takip etti. Her iki
okul da birbirinin tamamlayıcısıydı. Seyyid Abbas’ın asıl kaygısı ve meselesi,
İslam ve mevcut tüm araç ve olanaklarla İslam’a davetti.
Seyyid Abbas el-Musevi, görev yapma kültürüne sıkı sıkıya
inanıyordu ve din âlimlerinin dini tebliğdeki önemli rolüne inanıyordu ve Irak
ve İran’daki büyük seminerlerin yanı sıra yerel ilmi havzaların kurulmasına
inanıyordu. Bu da onu Baalbek’te bir ilmi havza kurmaya yöneltti. Seyyid Abbas
Musevi ayrıca dini tebliğ konusunda kadınların rolüne inanıyordu.’
Günümüz dünyasının Seyyid Abbas Musevi’nin yüksek
basiretine olan ihtiyacı
Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasının devamında şu ifadelerde
bulundu: ‘Seyyid Abbas, Filistin davasına ve Siyonist düşmanla mücadele
edilmesi gerektiğine inanıyordu ve kamp sakinleri ve Filistinli grupların
liderleriyle iyi ve güçlü ilişkilere sahipti.’
Nasrallah daha sonra, Seyyid Abbas Musevi’nin bakış açısına
göre İran’ın konumuna değinerek şunları söyledi: ‘Ona göre İran, İslam ümmeti
için önemli bir ülkeydi ve İran İslam Cumhuriyeti’nin önemini ve İsrail ile
olan ihtilaftaki rolünü vurguluyordu ve İran’ın İslam Ümmetinin yanında
durduğuna ve İslam Ümmetinin çıkarlarını desteklediğine inanıyordu.
Seyyid Abbas Musevi, Amerika Birleşik Devletleri ile ilgili
olarak İmam Humeyni’ninkine benzer bir konuma sahipti ve onu büyük şeytan,
İslam ümmetinin tüm sorunlarının nedeni ve mücadele edilmesi, güvenilmemesi ve
başvurulması gereken gerçek bir düşman olarak görüyordu.
Günümüz dünyasında da yaşanan gelişmeler karşısında Seyyid
Abbas’ın anlayışına ihtiyaç duyulmaktadır.’
Rusya-Ukrayna krizinin her anından ders alınmalıdır
Seyyid Hasan Nasrallah, konferanstaki konuşmasının son
bölümünde Rusya ile Ukrayna arasındaki mevcut çatışmaya ve 3. Dünya Savaşı’nın
başlama ihtimaline değinerek şunları söyledi: ‘Rusya-Ukrayna krizinin sonuçları
dünya için tehlikelidir ve tüm ihtimaller mevcuttur. İki taraf arasındaki
mevcut çatışmanın gelişmelerini takip etmek istiyoruz ve orada yaşananlardan
ibret almalıyız.
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının başlamasıyla birlikte,
bazıları bunu onayladı, bazıları kınadı ve bazıları tarafsızlığını ilan etti.
Burada önemli olan bu küresel olayı takip etmek ve bu olayın her saat ve her
gününden bir şeyler öğrenmektir. Bugün Rusya ile Ukrayna arasında yaşananlar
göz önüne alındığında, durumun Rusya-Ukrayna savaşının ötesine geçmesinden
korkuluyor. Bugün yaşanan olaylardan bölge için çıkarılacak çok ders ve ibret
vardır.’
Yaşanan gelişmeler karşısında dünya standartlarının çifte
standardı
Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında, çeşitli
ülkelerde yaşanan benzer olaylar karşısında dünyanın çifte standardına
değinerek şunları söyledi: ‘Dünyanın farklı ülkeleriyle ilişkilerde çifte
standart var. Şunu soruyoruz, ABD Afganistan ve Irak’ı işgal edip yüz binlerce
insanı öldürdüğünde dünya nasıl tepki verdi ve şimdi Rusya’nın Ukrayna’ya
girmesi ve bir savaş ve askeri operasyon başlatmasıyla nasıl tepki veriyor?
Batılı ülkeler, kuşatma ve yaptırımlardan hava sahasını
kapatmaya, limanları kapatmaya, Ukrayna’ya silah göndermeye, Ukrayna
kuvvetlerine gönüllü güçler çekmek için kapılar açmaya kadar Rusya’ya karşı
doğrudan çatışma dışında her şeyi yaptılar. Ama ABD Afganistan’ı işgal
ettiğinde nasıl davrandıklarını çok iyi biliyorsunuz, Irak’a saldırdığına ne
oldu? Amerika’ya nasıl tepki verildi? Amerika Birleşik Devletleri tarafından
yürütülen tüm savaşlara nasıl tepki verildi? Siyonist rejime, Gazze’nin
işgaline, kuşatılmasına veya yıllardır devam eden ve birçok yıkıma ve ölüme
neden olan Yemen’deki savaşa tepki ne oldu? Bu nedenle, Batı’nın mevcut
pozisyonu Amerika’nın çıkardığı savaşlardaki pozisyonlarıyla karşılaştırıldığında,
bu onların çifte standardını göstermektedir.
Bugün dünya sadece güçlülere saygı duyuyor ve Amerika’nın
suç ve cinayetleri konusunda sessiz kalıyor.’
Ukrayna’da yaşananlardan birinci derecede ABD sorumludur
Seyyid Hasan Nasrallah konuşmasına şöyle devam etti: ‘ABD şu
anda Ukrayna’da olanlardan sorumludur, çünkü çatışmayı kışkırttı ve körükledi,
diplomatik bir çözüme ulaşılmasına yardımcı olmadı, savaşı durdurmak için
hiçbir şey yapmadı, ancak onu başlatmak için daha fazla baskı yaptı. Ama
sonunda bunun bedelini kim ödeyecek? Rusya ve Ukrayna halkı! Yani tüm dünya
tehlikede olduğunda, kazanacak olan Amerika olacaktır.’
Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasının devamında, ABD’nin
Afgan halkına karşı en son suçlarından birine ve Joe Biden’ın bloke edilmiş
Afgan varlıklarından 7 milyar dolar harcanması için doğrudan verdiği emire
dikkat çekerek “ABD, uluslararası sessizliğin gölgesinde Afgan halkının malını
çaldı” dedi.
Seyyid Hasan Nasarallah, İmam Hamanei’nin mevcut
Rusya-Ukrayna ihtilafına ilişkin bugün yaptığı açıklamalara değinip, bu
konuşmaları onaylayarak şunları söyledi: ‘ABD, Ukrayna’da olanlardan sorumludur
ve olayları bu noktaya taşımıştır. Washington mevcut durumu daha karmaşık hale
getirmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Yaşananlar ABD’ye güvenen ve ona
bel bağlayanlar için bir derstir.’
