Nasrullah 30 Ekim Cuma akşamı yaptığı konuşmada Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel
Macron’un İslam ve terörizm ile ilgili açıklamalarına tepki göstererek,
Fransa’nın kastettiği ifade özgürlüğünü sorguladı.
Lübnan Hizbullah Hareketi
lideri Seyyid Hasan Nasrullah’ın
konuşmasının ilk ekseni ise bir
grup veya bir şahsın tavırları ve girişimlerinin İslam’a veya Hristiyanlığa yönlendirilmemesi
oldu. Gerçekte son yirmi yılda
Müslümanlar başka dinlere mensup insanlardan
daha fazla terörizmden zarar görmüştür.
Bunun asıl nedeni ise, Batılı güçler ve devletlerin terörizmi destekleyip kollamasıdır.
Bundan önce Amerika eski dışişleri bakanı Hillary Clinton ve
de Amerika başkanı Donald Trump açık bir şekilde IŞİD terör örgütü ve diğer
terör örgütleri ve gruplarının Amerika
yapımı olduğunu itiraf etmişlerdir. Son yirmi yılda bu terör örgütleri ve
grupları İslami ülkelerde yüz binlerce sivili katletmiş ve hala da bu süreci
devam ettirmektedir.
Buna rağmen hiçbir Müslüman Hristiyan terörizminden söz
etmemiştir. İşte bu çerçevede Seyyid Hasan
Nasrullah Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u bu açıdan eleştirdi. Burada önemli olan nokta ise Fransa’nın eski cumhurbaşkanı François
Holland bile Macron’u eleştirmesidir. Hollande şu açıklamada
bulundu:” Teröristleri Müslümanlar
ile karıştırmayın. Teröristler Fransa’da dinler arası savaş çıkmasını istiyor.
“
Seyyid Hasan
Nasrullah’ın konuşmasının ikinci ekseni de
Fransa gibi ülkelerdeki terör saldırıları ve olaylarının zaten bu ülkelerin terörizme ve terör
gruplarına yönelik siyasetlerinin sonucu olmasıdır. Seyyid Hasan Nasrullah bu hususta bir kaç
gerçeğe değinerek Avrupalı ülkelerin
kendi vatandaşlarının Suriye ve Irak’a yolculuklarını
kolaylaştırdıklarına ve terör grupları
ve örgütlerini siyasi, propagandif, mali ve manevi açıdan desteklemelerini de
eleştirdi. Başka bir ifade ile Lübnan Hizbullah Hareketi genel sekreteri
açısından teröristler Fransa dahil Batılıların Batı Asya’da şom hedeflerine varmak için bir
araç sayılırlar. Bölgedeki terör
örgütlerine üye Avrupalı ülkelerin vatandaşları
Suriye ve Irak’tan geri dönüp
Batı ülkelerinde terör eyleminde bulunuyorlar. Bu yüzden bu tür girişimler zaten İslam ile
bir ilgisi yoktur ve sırf Batı’nın
terörizmi desteklemesinin sonucu
olmuştur.
Lübnan Hizbullah Hareketi lideri Seyyid Hasan Nasrullah’ın
yaptığı konuşmasının üçüncü ekseni de
Macron’un ifade özgürlüğü ile ilgili açıklamalarının
eleştirilmesidir. Fransa ifade özgürlüğünü desteklediğini ve demokrasi havariliği yaptığını iddia ediyorsa
da gerçekte Fransa’daki ifade özgürlüğü ve Batı’daki bu özgürlük keyfi olarak riayet
edilmektedir. İşte Seyyid Hasan
Nasrullah bu hususa değindi. Bu çerçevede
Nasrullah Fransız filozof Roger Garaudy’nin durumuna da işaret etti. Fransız filozof Roge Garaudy, Holokost ile ilgili ironik, komik ve
saygısızlık içeren faaliyet değil bilimsel araştırmalarda bulundu ancak yine de
hapse atıldı. Bu yüzden ifade özgürlüğü de Batı’da
çıkarlar ile çakıştığında gözardı edilecek keyfi bir durumdur.
Gerçekte Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Charlie Hebdo dergisinin Allah Resulü Hz.
Muhammed saa’e yönelik saygısızlık ve hakaretini desteklemesinin nedeni ifade
özgürlüğünün desteklenmesi değil
Fransa’da İslamtalepliğin
gelişmesi ve artmasıdır. Fransa Cumhurbaşkanı ise Fransa’daki Müslümanları
etkilemek ve onları baskı altında
bırakmak için bu tür açıklamaları
tekrarlamaktadır.
