açıkken Lübnan’a kapalı olduğunu sorarak, Lübnan’ın, deniz sınırları hakkının
bir santimetresinden bile taviz vermeyeceğini vurguladı.
Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri, Arap Parlamenterler
Birliği’nin Kahire’de düzenlediği konferansın oturum aralarında Mısır’ın
el-Ahram gazetesine verdiği röportajda şunları söyledi:
Lübnan iflas etmiş bir ülke değil, doğal kaynaklar ve
denizlerdeki gaz kaynakları açısından zengin bir ülkedir. Ne yazık ki şu anda Lübnan’da
likidite yok ve ekonomik durumun bozulması siyasetin olmamasından
kaynaklanıyor.’
Lübnan Meclis Başkanı, gelecekte bu ülkede parlamento
seçimlerinin yapılmasını kimsenin engelleyemeyeceğini söyledi ve şu ifadelerde
bulundu: ‘Görüştüğüm çeşitli ülkelerin cumhurbaşkanları, bakanları ve
büyükelçileri, parlamento seçimlerinin zamanında yapılması konusunda ısrar
ediyor.’
Nebih Berri, Kuveyt Dışişleri Bakanı tarafından Beyrut’a
devredilen Lübnan için son Arap girişimiyle ilgili bir soruya yanıt olarak
şunları söyledi: ‘Lübnan, Kuveyt Dışişleri Bakanı’na yanıt verdi. Ancak 1559 ve
1701 sayılı kararlarla ilgili bu girişim üzerindeki anlaşmazlık devam ediyor.
Bir noktaya değinelim, 2004 yılında tüm yabancı birliklerin Lübnan
topraklarından ayrılmak zorunda olduğu 1559 sayılı karar yayınlandı ve bu karar
esasınca Suriye güçleri Lübnan’ı terk etti ama İsrail işgalcileri Lübnan’da
kaldı, öyleyse neden kimse onlardan ayrılmalarını istemedi?
Ardından, 2006’da İsrail’i Şaba ve Lübnan’ın diğer
bölgelerinden çekilmeye mecbur bırakan 1701 sayılı karar çıkarıldı ve bu
kararın uygulanması gerekiyor. Lübnanlılar bu karardan memnundu ve hâlâ da
memnunlar, ancak İsrail’in bu bölgelerde varlığını ve işgalini sürdürme
konusundaki pozisyonu karşısında neden sessizlik var? Lübnan’daki duruma
bakarsak bir Arap kuşatması ile karşılaşırız ama bu kuşatma tüm Arap ülkeleri
için geçerli değil. Çünkü örneğin Mısır bundan müstesnadır ve Lübnan’a çok
fazla yardım göndermiştir.
1975’te Lübnan, yaklaşık 150 bin kayıp verdiğimiz sancılı
bir iç savaş yaşadı. Bu neden oldu? Bu savaşta Lübnan’ın Arap kimliğine ve
kökenine sahip olduğunu vurgulamak için 150 bin şehit verdik. Şimdi Arapların
kapılarının İsrail’e açıkken Lübnan ‘a kapalı olması akıllıca mı?’
Nebih Berri, Lübnan ile Siyonist rejim arasında deniz
sınırlarının çizilmesi hakkında şu açıklamalarda bulundu: ‘Yaklaşık 11 yıl önce, bu konuda dolaylı
müzakereler için dosya bana verildi ve Birleşmiş Milletler ve Amerikalılar ile
görüştüm ve ondan önce de Lübnan Başbakanı Refik Hariri zamanında, 1996’da bir
anlaşmaya varmıştık. Bu anlaşmaya, Birleşmiş Milletler himayesinde Lübnan’ın
Rosh Hankira bölgesinde varılmıştı. Her zaman sınırları çizmeye çalışmakta
ısrar ettiğimi vurguladım. Bu yüzden Lübnan’ın tartışmalı alandaki payı gerçekten
bir kilometreyse ikna olurum ama 2 bin kilometre ise bunun bir karışından bile
vazgeçmeyeceğiz.
10 yılın ve 5 Amerikalı temsilcinin değişmesinden ardından
bir anlaşmaya varabildik ve müzakereler yeniden başladı ve buradaki görevim
bitti dedim ve bu konuyu orduya ve üst düzey yetkililere bıraktım. Birkaç gün
önce ABD temsilcisi Beyrut’a geldi ve son görüştüğü kişi bendim ve geçen yıl
söylediklerimi tekrarladım. Bana göre anlaşma açık ama çok iyimser değilim.
Çünkü İsrail’in yayılmacı ve işgalci amaçlarının farkındayım.’
Daha önce, ABD liderliğinde ve Birleşmiş Milletler
nezaretindeki Lübnan ile Siyonist rejim arasındaki dolaylı görüşmeler, BM’nin
Rosh Hankira’daki merkezinde yapılan dört toplantının ardından Mayıs 2020’de
durdu. Çünkü Lübnan heyeti, tüm haklarına bağlı olduğunu ve iki taraf
arasındaki 860 km’lik tartışmalı alana ek olarak, bu alanın bin 430 km’lik bir
alanının da Lübnan’a ait olduğunu ve Lübnan’a iade edilmesi gerektiğini
vurguladı ve bu konu Amerikalıların ve Siyonistlerin ağzının tadını kaçırdı.
