Rasthaber – Suriye’ye ait “T-4” olarak bilinen Humus’taki Tayfur askeri havaalanı, İsrail jetleri tarafından vuruldu. Rusya, saldırının Lübnan hava sahası içerisinden, İsrail savaş uçakları tarafından düzenlendiğini açıklarken, iki İsrail savaş uçağı tarafından atılan 8 füzeden 5’inin, Suriye hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu. Suriye ise Rusya’nın ardından yaptığı açıklamada İsrail’i suçladı.
ÖNCE YALAN SONRA SALDIRI
“Suriye Ordusu Duma’da kimyasal kullandı” yalanının ardından ABD/İsrail cephesinden beklenen saldırı dün geldi. Suriye Ordusu’nun cephedeki başarılarının ardından ortaya atılan yalana, ABD başta olmak üzere Batılı merkezlerden destek gelmiş, ABD Başkanı Donald Trump “hayvan” ifadesini kullandığı Esad için “Büyük bir bedel ödeyecek” demişti. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Christopher Sherwood, saldırıyı kendilerinin düzenlemediğini belirterek, “Suriye ile başka yerlerde kimyasal silah kullananlardan hesap sorulması için diplomatik çabalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Reuters’a konuşan Amerikalı bir üst düzey yetkili de, ABD’nin Suriye Hükümeti’ne ait askeri üsse herhangi bir saldırı düzenlemediğini söyledi. NBC News’a konuşan iki ABD’li yetkili ise üsse saldıranın İsrail olduğunu teyit ederken İsrail hükümetinin Trump yönetimini saldırı planından önceden haberdar ettiğini belirtti.
ABD Savunma Bakanı Jim Mattis bir gazetecinin “Askeri müdahale seçenekler arasında mı?” sorusuna “Şu anda herhangi bir şeyi seçenek dışında bırakmıyorum” yanıtını verdi. Hemen ardından Trump’tan da bir açıklama geldi. ‘’Durumu son derece yakından inceliyoruz, ordumuzla ve diğer herkesle görüşüyoruz ve gelecek 24-48 saat içinde büyük kararlar alacağız’’ diyen Trump, askeri seçenekle ilgili soruyu da “Bütün seçenekler masada” şeklinde yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da ‘kimyasal yalanı’na destek olmaya devam ediyor. Önceki gün Siirt’te konuşan Erdoğan, “Ey Batı, Doğu Guta’da şehit edilen bu yavrulara ne zaman dönüp bakacaksınız da ‘bunlar adil davranıyor’ diyeceğiz. Sizin demokrasi, insan hakları anlayışınıza yazıklar olsun. Artık bu ülkelerin hiçbirinin terör örgütlerinden, terörizmden, terör eylemlerinden şikayet etmeye hakkı kalmamıştır. Çünkü terör virüsünü kendi elleriyle vücutlarına zerk ediyorlar ama farkında değiller. Türkiye olarak kendi mücadelemizi belirlediğimiz strateji doğrultusunda sonuna kadar sürdüreceğiz. Karşımıza geçip teröristlerin ağzıyla konuşanlara, ‘cehenneme kadar yolunuz var’ diyoruz” ifadelerini kullandı.
ÜSTE RUSLAR VARDI
Rusya Savunma Bakanlığı, pazartesi sabaha karşı 03:25-03:53 arasında İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait iki adet F-15 savaş uçağının Suriye hava sahasına girmeden, Lübnan üzerinden Humus yakınındaki T-4 hava üssüne beş füze ateşlediklerini açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlıklarının İsrail’den saldırıyla ilgili ısrarla açıklama bekledikleri de kaydedildi.
Hava savunma sistemlerinin devreye girdiği saldırı sırasında atılan füzelerden üçünün havada imha edildiği, ikisinin ise hava üssüne isabet ettiği kaydedildi. Suriye yönetimi kontrolündeki T-4 üssünde görevli Rus askeri danışmanlar arasında şans eseri can kaybı olmadığı belirtildi.
Suriye’deki hava üssüne İsrail’in neden saldırı düzenlediğini sorgulayan Rusya Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı Vladimir Cabarov, “İsrail’den bunu neden yaptıklarını bir an önce öğrenmek istiyoruz. Gerekli yazışma savunma ve dışişleri bakanlıkları kanallarından yapıldı bile. Üsse yönelik füzelerin Suriye’nin Duma kasabasında kimyasal saldırı düzenlendiği provokasyonundan hemen sonra ateşlenmesi İsrail’in başka ülkelerin (ABD) telkiniyle de hareket etmiş olabileceğine işaret ediyor. İsrail’in anlamlı gerekçe gösterememesi halinde durum son derece vahim sonuçlar doğuracaktır” dedi.
KİMYASAL İZ YOK
Rusya’nın Suriye’deki ateşkes izleme merkezi, kimyasal saldırının gerçekleştiği iddia edilen Duma kırsalında yaptıkları incelemede hiçbir ize rastlanmadığını açıkladı. İncelemeyi uzmanlardan oluşan grubun yaptığı belirtilen açıklamada “Askeri hekimler, Duma’daki sağlık kuruluşunu ziyaret etti. Buradaki hastalarda kimyasal zehirlenme belirtileri veya kimyasal madde etkileri tespit edilmedi” dendi.
İSRAİL SALDIRGANLIĞI
Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Al Manar kanalı, olayın ‘İsrail saldırganlığı’ olduğunu belirtti. Haaretz gazetesinin aktardığına göre, İsrail Savunma Bakanlığı’ndan bir yetkili söz konusu iddia hakkında konuşmayı reddetti. İran medyası da İsrail Savaş Bakanı Avigdor Liberman’ın dolaylı bir şekilde Suriye’ye düzenlenen saldırının İsrail’in işi olduğunu itiraf ettiğini kaydetti. ABD Deniz Kuvvetleri, Suriye Hükümeti’nin İdlib’de kimyasal silah kullandığı yönündeki iddialar üzerine Nisan 2017’de bu ülkedeki El Şayrat Hava Üssü’ne füze saldırısı düzenlemişti. Bu, ABD’nin Suriye Ordusu’nu ilk doğrudan hedef alışı olmuştu.
SALDIRIYA ZEMİN HAZIRLIYORLAR
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı’nda yetkili bir kaynak, Suriye Ordusu’nun radikal terör örgütlerine karşı her başarısında, teröristleri koruyup kollama ve Suriye’ye müdahale bahanesi bulma amacıyla kimyasal silah kullanma iddialarının öne sürüldüğünü belirtti. Yetkili kaynak, Duma’daki kimyasal silah kullanımının terör örgütleri ve dış güçler tarafından daha önce planlandığına vurgu yaptı, bu yönde kanıtlı bilgiler elde edildiğinin ve Suriye’nin bu konuda uyarıda bulunduğunun altını çizdi. Suriye Ordusu’nu kimyasal silah kullanmakla suçlama iddialarının eski olduğuna dikkat çeken kaynak; bu iddialara sadece teröristleri korumaya çalışan, Suriye’ye baskı ve dış müdahalede bulunma bahanesi arayanların inandığına vurgu yaptı. Suriye Ordusu’nun Duma’da radikal teröre karşı önemli başarılar kaydettiğine dikkat çeken yetkili; bu gelişmeler ışığında kimyasal silah kullanmasının hiçbir şekilde mümkün olmadığını belirtti.
Suriye Ordusu’nun terörden kurtardığı bölgelerde patlayıcılarda ve füzelerde kullanılan onlarca ton kimyasal zehirli madde ele geçirdiklerini, bu maddelerin nasıl ve nereden temin edildiğinin de tespit edildiğini ifade eden kaynak, Suriye’nin ne geçmişte ne de şimdi hiçbir zaman kimyasal silah kullanmadığını vurguladı, kimyasal silahların provokasyon amaçlı olarak terör örgütleri tarafından dış güçlerin destek ve talimatlarıyla kullanıldığını belirtti.
YALAN KOROSU
Suriye’nin Humus şehri yakınlarındaki T-4 askeri havaalanına yapılan saldırıya Aydınlık ve Ulusal Kanal dışında karşı çıkan olmadı. Milliyet, Yenişafak, Haber Türk, Ortadoğu ve Sözcü gazeteleri saldırıdan hemen önce uydurulan ‘kimyasal’ yalanında birleşirken, bazı holding ve havuz medyası çalışanları ise ABD/İsrail saldırısına alkış tuttu. Daily Sabah’ın Washington temsilcisi Ragıp Soylu, ABD füzelerine dua etti. Soylu, sosyal medyadan şu mesajları paylaştı. “Evet, ABD’nin Suriye rejimini vurmasını tüm kalbimle destekliyorum. Bunda da utanılacak bir şey göremiyorum. Keşke Obama zamanında vursaydı da bugün Esad diye bir şey olmazdı.” Bununla yetinmeyen Soylu, Trump’ın Ulusal Güvenlik danışmanın mesajını da alıntılayarak, “Esad’ı vuracak Tomahawk’larına zarar gelmesin reyis. Allah binlercesini Esad’a indirsin inşallah” yazdı.
