Orta Doğu’da Nükleer Silahlanma Yarışının Fitili Ateşlendi!

ABD ile Suudi Arabistan arasında Riyad’ın sivil nükleer program geliştirmesine yönelik olası bir anlaşma haberleri, İsrail siyasi çevrelerinde büyük bir endişe ve ateşli tartışma dalgasına yol açtı. Zira bu anlaşma, Riyad’ın nükleer yakıt zenginleştirmesine imkan tanıyabilir.

New York Times gazetesinin bildirdiğine göre, ABD’nin Suudi Arabistan ile sivil bir nükleer program geliştirmek üzere varacağı anlaşmanın yakında açıklanacak olması İsrail’de endişelere neden oldu. Eleştirmenler, bu anlaşmanın nükleer enerjiye erişim ve hatta atom bombası geliştirme konusunda bölgesel bir yarışa yol açabileceğini belirtiyor.

İlk kez Salı günü duyurulan bu anlaşma, Suudi Arabistan’ın nükleer reaktörleri için gerekli yakıtı zenginleştirmesini sağlayabilir. Bu haber; kendisi gizli bir nükleer silah programına ve resmi nükleer araştırma tesislerine sahip olan İsrail’de pek çok kişiyi hazırlıksız yakaladı.

Suudi Arabistan uzun süredir ABD nükleer teknolojisine erişim sağlamaya çalışıyor; ancak İsrail, yapılacak herhangi bir anlaşmanın Riyad’ın kendisiyle diplomatik ilişkiler kurması şartına bağlanmasını umuyordu.

Eski üst düzey İsrailli savunma yetkilileri ve analistler, en iyi ihtimalle bu anlaşmanın Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme imkanını zayıflatacağını söyledi. Bazıları ise en kötü ihtimalle bunun Orta Doğu’daki daha fazla ülkeyi kendi nükleer programlarının peşine düşmeye sevk edebileceğini savundu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi derhal bir açıklamada bulunmadı; ancak İsrailli bir kabine bakanı kamuoyundaki eleştirileri göğüslemeye çalışarak, ülkenin sivil amaçlı bir Suudi nükleer programıyla baş edebileceğini savundu.

Konuyla ilgili açıklama yapan şu ana kadarki en üst düzey hükümet yetkilisi olan İsrail Ekonomi Bakanı Nir Barkat, Çarşamba günü bir radyo mülakatında “Bunu barışçıl amaçlar ve enerji ihtiyaçları için istiyorlarsa, bununla başa çıkabiliriz” dedi.

Barkat, Suudi Arabistan ile ilişkilerin normalleşmesinin “hala masada olduğunu” ve Netanyahu ile Başkan Trump’ın “İsrail devleti için risk almayacaklarını” da sözlerine ekledi.

Muhalefet liderleri ve eleştirmenler ise anlaşmayı hem İsrail için tehlikeli hem de ülkenin Washington’daki konumunun zayıfladığının bir işareti olarak nitelendirdi.

2016-2018 yılları arasında Savunma Bakanlığı yapan İsrailli siyasetçi Avigdor Liberman, “Her askeri nükleer program bir sivil programla başlar” dedi.

Liberman, nükleer bomba geliştirmek üzere bölgesel bir silahlanma yarışına yol açabileceğini söylediği bu anlaşmaya protesto amacıyla İsrail’in Kongre’de lobi faaliyetleri yürütmesi gerektiğini ekledi.

2020-2022 yılları arasında Savunma Bakanlığı yapan bir diğer muhalefet lideri Benny Gantz, ABD-Suudi Arabistan anlaşmasını “kaçırılmış büyük bir fırsat” olarak nitelendirdi ve suçlama oklarını Netanyahu hükümetine yöneltti.

X platformunda yaptığı bir paylaşımda Gantz, “Bu aşırı kuralcı hükümet, Orta Doğu’yu değiştirme fırsatlarını defalarca kaçırıyor” diye yazdı.

ABD-Suudi Arabistan nükleer anlaşmasının İsrail ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ilişkilerin kurulması şartına bağlanması planı, daha önce Biden hükümetinde de tartışılmıştı.

Ancak Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırı ve ardından İsrail’in Gazze’de başlattığı, Suudi Arabistan tarafından sert bir şekilde eleştirilen operasyonların ardından bu beklenti giderek ulaşılmaz hale geldi.

 

Tahririye.com

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın