Kılıçdaroğlu başkanlığında video konferans yöntemiyle toplandı.
Toplantıya ilişkin açıklamada bulunan Parti Sözcüsü Faik
Öztrak, dün İdlib’de hayatını kaybeden Piyade Teğmen Canberk Tatar’a Allah’tan
rahmet, kederli ailesine ve Türk milletine baş sağlığı dileğinde bulundu.
Dün 27 Mayıs darbesinin 60’ıncı yılı olduğunu hatırlatan
Öztrak, CHP olarak millet iradesi üzerinde askeri veya sivil hiçbir darbecinin
vesayetini kabul etmeyeceklerini söyledi. Öztrak, “Bu vesileyle 59 yıl
önce kaybettiğimiz Adnan Menderes’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu, Hasan Polatkan’ı bir
defa daha rahmetle anıyoruz.” dedi.
Ramazan Bayramı sonrası ilk MYK toplantısını
gerçekleştirdiklerini bildiren Öztrak, salgın nedeniyle Ramazan Bayramı’nın bu
sene buruk geçtiğini söyledi. Hükümetin bayramda bir taraftan, millete
“evden çıkma” derken, diğer tarafından köprüleri bedava yaparak
vatandaşla adeta alay ettiğini ileri süren Öztrak, “Bu arada, gerçek
bayram ikramını da her zaman olduğu gibi vatandaşa değil yandaşa yaptı.
Köprüden geçmeyen millete hazine kasasından, yani milletin kesesinden, sokağa
çıkma yasağında dahi yandaşlara dolarla geçiş ücreti tıkır tıkır ödetti.”
ifadesini kullandı.
‘Vatandaşa şiddet uygulanması kabul edilemez’
İktidarın, bayramın ilk gününde vatandaşın alıp sattığı
döviz ve altından aldığı vergileri beş kat artırırken, holdinglerden ve holding
patronlarını bundan muaf tutulduğunu iddia eden Öztrak, bayramda Tekirdağ
Çorlu’dan, Edirne’den, İstanbul’dan ve Adana’dan kamu görevlilerinin vatandaşa
uyguladığı şiddete ilişkin kabul edilemez görüntüler geldiğini belirtti.
Vatandaşa sebepsiz yere şiddet uygulanmasını kabul
edemeyeceklerini söyleyen Öztrak, bu görüntülerin mutlaka incelenmesi
gerektiğini dile getirdi.
‘Ülke trol aklıyla yönetiliyor’
“Ülkemiz devlet aklıyla değil maalesef trol aklıyla
yönetiliyor.” görüşünü savunan Faik Öztrak, şöyle konuştu:
“Bir olay oluyor. Önce troller yalanı doğru gibi
anlatan operasyonuna başlıyor. Sosyal medyada, besleme basında linç
kampanyaları yapılıyor. Trollerin hazırladığı bu ucuz zemin üzerinde,
Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan AK Parti Genel Başkanı doğruluyor ve muhalefet
partileri ile mensuplarını hedef gösteriyor. Biz yapılanın adını doğru koyalım.
Bunun adı mafya tipi trol siyasetidir. Adana ve İzmir’de genç partililerimiz bu
mafyatik operasyonların hedefine kondu. İzmir’de Diyanet’in merkezi sistemine
girip, cami hoparlöründen müzik yayını yapanlar, hala yakalanamadı. Bu çirkin
provokasyonu yapanlar hala ortada yok, sosyal medyadan paylaşan parti
mensubumuz ise tutuklandı. İster istemez akıllara da ‘bu tezgahın senaryosu
saray mahzenlerinde mi yazıldı’ sorusu geliyor. Gözlerimizin önüne Kabataş
yalanı geliyor. Sayın Erdoğan, milletimizin ve bu ülkenin değerlerinden
kopanları arıyorsanız, kendi etrafınıza saray sosyetesine bakacaksınız.”
Çorum’un Kargı ilçesinde AK Parti’li bir Belediye Meclis
üyesinin, CHP’li Meclis üyesinin aracını kurşun yağmuruna tuttuğunu, Yine
Adana’da kendini bilmez bir kişinin Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ı tehdit
ettiğini ifade eden Öztrak, “Bu mafyatik trol siyasetiyle millet iradesi
üzerine 20 Temmuz sivil darbesinin vesayetini getirebileceğinizi
sanıyorsunuz.” dedi.
Öztrak, iktidarın basını susturmak için RTÜK’ü ve Basın İlan
Kurumunu sopa gibi kullandığını da ileri sürdü. İktidarın darbe hukukunu tahkim
etmeye devam etiğini de savunan Öztrak, şunları söyledi:
“Darbe mi arıyorsunuz? O zaman yaptıklarınıza
bakacaksınız. Darbeciler ne yaptıysa siz daniskasını yapıyorsunuz. Sarayın
İletişim Başkanı demokrasi masalları anlatırken sayenizde Türkiye ilk kez
uluslararası demokrasi endekslerinde ‘fiili diktatörlük’ olarak anılmaya
başlandı. Tarihi ve olayları çarpıtarak yeni bir tarih yazamazsınız. 60 yıl
öncesine gitmeye gerek yok. 15 Temmuz’a gelin ve şu soruya cevap verin, darbe girişiminin
kilit adamı Mehmet Dişli’yi, dönemin Başbakanı ve Milli İstihbarat Teşkilatının
talep etmesine rağmen, neden ordudan emekliye sevk etmediniz? Bizim demokrasi
anlayışımız ortada. Bizim, 20 Temmuz sivil darbesini yapanlardan alacağımız
herhangi bir demokrasi dersi yoktur. Tehditle, şantajla herkesi
sindirebileceğinizi sanıyorsunuz ama biz bu siyaset tarzına pabuç bırakmayız.
Biz akılla, fikirle, azimle özgürlük mücadelemizi demokratik zeminde sonuna
kadar sürdüreceğiz. Ve milletimizle beraber, Cumhuriyetimizi yepyeni ve güçlü
bir demokratik parlamenter rejimle mutlaka taçlandıracağız.”
‘Ekonomik kriz, bir ekonomik buhrana dönüştü’
Korona salgını Türkiye’nin kapısını çaldığında
belirsizlikleri ortadan kaldıracak, ufuk verecek yeni bir ekonomik program
ihtiyacına hemen dikkati çektiklerini söyleyen Öztrak, hem Genel Başkan
Kılıçdaroğlu’nun hem de kendilerinin böyle bir program için öneri üstüne öneri
getirdiklerini aktardı. Öztrak, şöyle devam etti:
“Şimdi kaygılarımızda maalesef haklı çıkmaya başladık.
Ülkenin iki yıldır içinde olduğu ekonomik kriz, bir ekonomik buhrana dönüştü.
252 bin 690 işletme salgında durdu. Salgının sadece 15 günlük etkisiyle 2
milyon 120 bin yurttaşımız iş gücü piyasasının dışına çıktı. Kaybettiğimiz iş
gücü ise 1 milyon 100 bine ulaştı. Gerçek işsizlerimizin sayısı 9 milyonu
aşarak yeni bir rekor kırdı. Boğaziçi Üniversitesinden değerli bilim
insanlarımız, uluslararası bir çalışma için, Salgında Ekonomik Teşvik Endeksi
hazırladı. Buna göre Türkiye, verdiği ekonomik teşviklerle 168 ülke içinde 127.
sırada yer alabildi. Yine verilen mali teşviklerde, milli gelire oranla G-20
ekonomileri içinde sondan beşinci olabildik. Tulumbadaki suyu yandaşları için
tükettiler, vatandaşlarına diğer ülkeler kadar destek veremediler. Aspirinle, pansumanla
durumu idare etmeye çalıştılar. Sorunların önünden değil arkasından
koştular.”
Tüm bunlara karşın iktidarın “liyakat
umursamazlığının” devam ettiğini savunan Öztrak, adam ve akraba
kayırmacılığının da sürdüğünü söyledi. Öztrak, “Bu ülkede kirasını Bank
Asya’ya yatıranlar, Bank Asya’nın kapısının önünden geçenler hapse atılırken
bayramın birinci günü, Bank Asya’nın eski yöneticilerinden biri, devletin en
kritik birimlerinden birine atandı. Siz FETÖ ile böyle mi mücadele ediyorsunuz?
Bir başka ilginç atama da TÜİK’in başına yapıldı. Kurumun başkanlığına saray
sosyetesinin bir başka damadı getirildi. Cumhurbaşkanı’nın eşinin özel kalem
müdiresinin eşi, TÜİK başkanı yapıldı.” diye konuştu.
İktidarın sosyal destek açığını kapatmaya çalışan CHP’li belediyelerin
elini, kolunu bağlamak için çalıştığını da iddia eden Öztrak, Cumhurbaşkanı
Erdoğan’ın “Belediyelerin yatırım kararlarında da son sözü ben
söyleyeceğim” dediğini savundu. Öztrak, “Oldu olacak bütün belediye
başkanlıklarını da kaldırın. ‘Bütün Türkiye’nin belediye başkanı da ben oldum’
deyin. Olsun bitsin. Bu nasıl bir kibirdir?” ifadesini kullandı.
Çiftçilerin don, sel, dolu, ani sıcaklık artışları gibi
afetlerle karşı karşıya kaldığını ve bu zararların giderilmesini devletten
beklediğini de aktaran CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “Siz bu feryatları
duymuyor musunuz? Onun için mi ekonomiyi bıraktınız da bizim gençlerimizle
uğraşıyorsunuz? Aziz milletimize söylüyorum, umutsuzluğa kapılmayın.
Milletinden kopanlara, milletine yukarıdan bakanlara, kibirlenenlere son sözü
sen söyleyeceksin. O an geldiğinde elini lütfen korkak alıştırma. Bunlara öyle
sadıkta şeddeli bir tokat at ki çıktıkları kibir kulelerinden paraşütsüz
düşsünler.” dedi.
Öztrak, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 102’nci
yılını da kutladı.
Soruları yanıtladı
Faik Öztrak, açıklamalarının ardından gazeteciler tarafından
gönderilen soruları yanıtladı.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın dün katıldığı bir
televizyon programında kendisine yönelik eleştirilerde bulunduğu hatırlatılarak,
“Albayrak sizin Hazine Müsteşarı olduğunuz 2000 yılında yüzde 12 faizle,
30 yıl vadeyle borçlanıldığını kendilerinin hala bu borçları ödediğini söyledi.
Bu konudaki yorumunuz nedir?” şeklindeki soru üzerine Öztrak, Albayrak’ın
Hazine tarihini bilmemesini hiç yadırgamadığını belirterek kendisinin 2000
yılında müsteşar olmadığını söyledi.
Kendisinin Hazine Müsteşarlığı döneminde ise 30 yıl vadeli
dış borçlanma olmadığını söyleyen Öztrak, “Benim faizler konusunda ne
yaptığımı merak ediyorsa söyleyeyim, göreve geldiğim Mart 2001’de yüzde 194
olan iç borçlanma faizini, görevden ayrıldığım Nisan 2003 itibarıyla net yüzde
50’ye kadar düşürdük. Benim tüm müsteşarlığım döneminde yapılan dış borçlanma
6,4 milyar dolardır. Kendisi 2018 Temmuz ayında göreve geldi, o günden bu güne
bütçeden faiz lobilerine 33,6 milyar dolar para ödedi. Sadece ödedikleri faiz
benim dönemimdeki dış borçlanmanın 5 katı.”
Yine Albayrak’ın kendisi için “IMF’nin Müsteşarı”
dediğini de aktaran Öztrak, kendisinin Türkiye’deki en büyük krizlerden birinin
ardından dönemin hükümeti tarafından atandığını hatırlattı.
Atama kararnamesinde IMF’nin değil, Cumhurbaşkanı Ahmet
Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, Devlet Bakanı Kemal Derviş ve Başbakan
Yardımcısı Devlet Bahçeli’nin imzaları olduğunu bildiren Öztrak, “Bu
isimlerin hangisi IMF adına imza atar.” diye konuştu.
Albayrak’ın ailesine yönelik eleştirileri de hatırlatılan
Öztrak, kendisinin ve ailesinden herhangi bir kişinin devlet kapısını
zenginleşme kapısı olarak değil, millete hizmet kapısı olarak gördüklerini
söyledi. Öztrak, “Çok şükür ailemizde devlette belediyelerde ihale
kovalayan, iş takip eden kimse olmadı. Allaha şükür ailemizde kimse bize utanç
yaşatmadı.” dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un ekonomide
daralma açıklaması yaparken, Albayrak’ın pozitif büyüme açıklaması yapması da
sorulan Öztrak, “Damat bakan önce kendi partisini ikna etmeli, kendi
aralarında oturup anlaşmaları lazım. Biri pozitif büyüyeceğiz diyor, biri
daralacağız diyor. Hangi tedbirlere istinaden damat bakan pozitif bir büyüme
bekliyor. Buhrandan çıkıp büyümeyi sağlayacak doğru düzgün hiçbir tedbir
yok.” diye konuştu.
Siyasi Partiler Yasası’nda yapılması düşünülen
değişikliklere ilişkin bir soruyu Öztrak, “Nasıl bir düzenleme geldiğini
henüz görmedik ama Genel Başkanımız bunu açık, net bir şekilde ifade etti,
‘Demokrasiye kurulacak her kumpası boşa çıkarırız.’ Darbe rejimlerinin, hangi
partinin ya da milletvekili adayının seçime gireceğine icazet verme
yaklaşımını, icazet demokrasisini tümüyle reddederiz.” diye yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Bahçeli’nin Demokrasi ve
Özgürlükler Adası’nın açılışında, “darbe ruhunun hala devam ettiğini
söyleyerek CHP’yi suçladıklarının” belirtilmesi üzerine ise Öztrak,
“Şunu bir daha söyleyeyim, CHP’nin darbe, darbeler ve darbe rejimleriyle
herhangi bir ilgisi olmamıştır, olmayacaktır.” dedi.
