Şehit Kasım Süleymani Diyarbakır’da Anıldı

rasthaber
Rasthaber –  Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de Kasım
Süleymanî ve Mehdi el-Mühendis’i anmak için anma törenleri ve basın açıklamaları
yapılmaya devam ediyor.

Bugün de (11.01.2020) Diyarbakır’da Emperyalizm ve
Siyonizmle Mücadele Cephesi İnisiyatifi tarafından tertiplenen anma ve protesto
gösterisinde gündem analizi niteliğinde bir basın açıklaması yapıldı:

Basın açıklamasının tam metni aşağıdaki gibidir:

Bismillahirrahmanirrahim

Değerli basın mensupları, kadim bir tarihe sahip
Diyarbakır’ımızın, zulme boyun eğmeyi zillet bilen dirayetli halkı ve bizi
yalnız bırakmama adına çevre illerden iştirak eden Ümmetin onurlu ve hür
vicdanlı bireyleri;

Sizleri selâmların en güzeli olan Allah’ın selamıyla
selamlar bu haklı duruş, kavga ve sevdanızın önünde saygıyla eğiliyor hepinize
hoş geldiniz diyoruz.

 Bizi burada yani
Diyarbakır ili Ulu Camii önünde bir araya getiren davanın, kavganın, sevdanın
nedeni hepinizin bildiği üzere, varlık sebebi kan emici, emperyal, hırsız,
sömürgeci, zalim aynı zamanda Siyonist işgalci rejimi koruma ve kollama görevi
olan büyük Şeytan Amerika’nın 03 Ocak’ta kahpe bir yol ve yöntemle, 40 yıldır
şehadet aşkıyla yanıp tutuşan, BOP projesini sekteye uğratan, Amerika ve
İsrail’in burnunu birçok kez yere sürten, istikbarın plânlarını sahada ayakları
altına alan, bir BOSNA’ya, bir FİLİSTİN’e, bir IRAK’a, bir LÜBNAN’a, bir
SURIYE’ye koşan, ümmetin coğrafyasında Amerika ve İsrail’in zulmüne uğramış
mazlumların feryadına yetişmiş, Muhammedî İslam’ın kılıcı, mazlum ve mahrum
halkların umudu, Emperyalist ve Siyonistlerin korkulu rüyası, direnişin keskin
sillesi, Müslüman, Muvahhit, Mümin, Muttaki ve Gölge Komutan yani Kudüs Ordusu
Komutanı General Kasım Süleymanî’yi şehid etmeleri dolayısıyladır.

Böyle bir vasfa sahip komutanın şehadeti başta yeryüzündeki
mazlum mustazaf ve Müslüman halkları hüzne, Emperyalist ve Siyonistleri de
sevince boğmuştur.

Mazlumların zalimlere, garibanın ensesi kalınlara,
ötekilerin iktidar sahiplerine, Muhammedî İslam’ın Beyaz Saray soytarılarına,
ilkelerin arzulara, adaletin maslahatlara kurban edilmeyeceği şuuruyla
şuurlanan ve o yolda hayatını feda eden Şehid Kasım Süleymanî ve kendisiyle
beraber şehit olanları anmak ve anlamak üzere burada toplanmış bulunmaktayız.

 Müslüman halklara
Amerika tarafından şehit edilen bu mübarek şehidin, sadece bir Şii veya Süleymanî’den
ibaret olmadığını, vurulanın Ümmet, izzet, onur, haysiyet ve gayretimiz
olduğunu; vuranın ise Şeytan’ın varisi Emperyalist ve Siyonistlerin olduğunu
haykırmak için buradayız.

Değerli Kardeşler!

Ümmetin içinde ümmeti parçalama girişimlerinde bulunanlara
başarılı olamayacaklarını, Amerika ve İsrail’in Türkiye’deki kalem sahibi ve
sözcülerinin algı operasyonlarıyla, Amerika’nın tüm bölgeden defolup gitmesini
Siyonist işgalci rejimin haritadan silineceği gerçeğini durduramayacaklarını
haykırıyoruz.

Şehit Süleymanî ve arkadaşlarına katil ve ehl-i bidat
diyerek saldırma girişiminde bulunan soysuzlara, İsrail’in Lübnan işgalini,
IŞID’ın Irak’ta ki ilerleyişini, Amerika ve İsrail’in Suriye’yi işgalini
onaylamaya çalışan içimizdeki Amerika ve İsrail’in taşeronları olduğunu
söylemek zorunda olduğumuzu ve zerre şüphemizin olmadığını vurgulamak
zorundayız.

 

Kalpleri Amerika ve İsrail’in zihniyetiyle, cümleleri Trump
ve Netenyahu’nun diliyle, gözleri Emperyalist ve Siyonistlerin gözlükleriyle
odaklanmışların, Ebuzer’i sürgüne gönderenlerden, Ali’ye kılıç çekenlerden,
Ammar’ı şehid edenlerden, Hasan’ı zehirleyenlerden, Kerbela’da Hüseyni şehid ve
Zeyneb’i esir edenlerden farklı olamayacaklarını söylemek, hatırlatmak
zorundayız.

Amerika ve İsrail’i sevindirmenin Allah’ı öfkelendirmek
olduğuna inanan bizler, Allah’ı öfkelendirmekle halkın rızasını kazanmak
isteyen bir kavmin bir devletin, bir topluluğun, bir cemaat ve liderinin,
dernek vakıf ve bir partinin kurtuluşa eremeyeceklerini hatırlatmak istiyoruz.

Ülkemizde Ehl-i Sünnet savunuculuğuna soyunmuş, Ehl-i Trump
ve Ehl-i Netenyahu’nun savunucuları, Büyük Şeytan Amerika’nın hava saldırısı
sonucu şehit edilen kahraman ve efsanevî gölge komutana Suriye’de Ehl-i Sünnet
Müslümanlarını öldüren biri şehit olamaz diyorlar.

Biz onlara diyoruz ki; Siz kimin Müslüman olduğunu anlayacak
ve kavrayacak bir bilinç ve şuura sahip olmuş olsaydınız, 60 yıl önce 6 filoya
nöbet tutar, Amerika’ya ehl-i kitap, DAEŞ’e Ehl-i Sünnet’in lokomotifi, FETÖ’ye
Kainat İmamı ve Hoca Efendi dermiydiniz!?

Müslümanı tanıyamayan bir grubun şehit ve şehadeti kavramış
olmalarını beklemiyoruz zaten.

Şehit Süleymanî’ye Halep Katili diyen iftiracılara, Halep
adına konuşmaya haklarının olamayacağını, Şehid’in şehadetinden hemen sonra
sokak ve caddeleri tıka basa dolduran gerçek Haleplilerin medyaya düşmüş destek
görüntülerine bakmalarını istiyoruz.

Sünni düşmanı imiş iftiralarına da direnişin kalesi sayılan
Filistin’de İslâmî Cihad ve Hamas yetkililerine müracaat etmelerini, Bosna’lı
gazilere ve Bosna savaşından kalma video görüntülerine göz atmalarını
öneriyoruz.

Kürt katilidir diyenlere de Mam Celal’in partisine ve
Kürdistan Başkanı Barzani’nin röportajını okumalarını istiyoruz.

İlâhı Amerika ve İsrail olanlara da Amerika ve İsrail’den
sorun demiyoruz çünkü Amerikan ve İsrailli yetkililer 40 yıldır Şehid
Süleymani’nin onlara yaşattığı ıstırabı her gün dile getirmekteler.

Bir sözümüz de, Ümmetin bir ferdi kisvesine bürünmüş TV ve
Sosyal Medya yoluyla,

Bizim için İran ne ise Amerika da odur yalanıyla ortaya
çıkan şarlatan Amerikancı din tüccarlarınadır.

şehid ederken sevinmenize ve sevinç çığlıklarını atmanıza
şahit olan bizler neden İran Amerikalı asker ve üslerine füze yağdırırken
sevinç çığlıklarının yerine hüznünüz ve yasınıza şahit oluyoruz, hatta
Amerika’nın kayıplarını Trump’tan ve Netenyahu’dan daha fazla örtmeye
çalışmanıza da.

Sizin için İran ne ise Amerika o olmuş olsaydı; ikisine de
aynı şekilde davranmanız gerekmez miydi!?

Neden Amerika’nın sevindiğine seviniyor üzüldüğüne
üzülüyorsunuz öyleyse.
Bu da sizin fasık, münafık ve Amerika’nın içimize yerleştirdiği birer haysiyet
yoksunu yaşayan topluluk olduğunuzun delilidir.

Ey o tarihte Kerbela vakasında yaşamış olsaydım İmam
Hüseyin’le beraber olurdum diyen vicdan ehli kardeşler!
Nijerya’da Şeyh Zakzakî, Yemen’de el-Husi, Bahreyn’de İsa Kasım, Suud’da Şeyh
Nemr, Lubnan’da Nasrallah, Suriye’de direniş, Irak’ta el-Mühendis, Filistin’de
İslamı Cihad ve Hamas, İran’da Süleymanî ile beraber olunmadan, onlarla hareket
etmeden, onların sevinç ve hüzünlerine ortak olmadan tarihteki Kerbela
vakasında İmam Hüseyin’le nasıl beraber olunabilir?
Biz Diyarbakır’da Şiisi Sünnisiyle kavgamız ve sevdamızın bir olduğunu, aynı
Ümmetin birer ferdi
olduğumuzu yüksek bir sesle haykırarak Emperyalizm ve Siyonizm’e geçit
vermeyeceğimizi onlara asla muhabbet duymayacağımızı ilân ediyoruz.

Yeryüzünde şehadetin Amerika ve Israil’den daha büyük bir
silah ve güç olduğuna inanıyor ve dünyanın buna şahitlik edeceğine inanıyoruz.

Emperyalist ve Siyonistlerin bu saatten sonra Batı Asya’ya
tavşan hızıyla gelip kaplumbağa hızıyla değil, burada olanların tavşan hızıyla
kaçmak zorunda kaçacaklarını ilân ediyoruz.

Direnişin topraklarında akıtılan bu pak ve mübarek kanın,
yeryüzü mazlumlarının gözyaşları ile yeşerecek bir tohum olduğuna, Amerika’nın
bunu engelleyecek kudret ve güce sahip olamayacağı inancını taşıyor ve iman
ediyoruz.

Seyyidimizin buyurduğu gibi dikey gelip, yatay gidecekleri
döneme girdiğimize tüm kalbimizle inanıyoruz.

Muhammedî İslam’ın bayrağını taşıyanların sözlerine ve
verdikleri müjdelere inanmayanların, Şeytan zulüm ve istikbarın bayrağını
taşıyanların sözlerine kanmaları kaçınılmaz bir sondur.

Şeytan’ın vesvese ve vaadine inanacaklara sadece üzülüyoruz.

Buradan Amerika ve İsrail’e diyoruz ki;

Muhammed Mustafa’yı (saa) yâr bilip Ebu Cehillere, Musa’yı
yar bilip Firavunlara, İbrahim’i yar bilip Nemrutlara, Huseyn’i yar bilip
Yezid’e umut bağlayanlardan olmadığımız gibi, Muhammed Mustafa’nın yanında yer
almakla Ebu Cehillerle, Musa’nın yanında yer almakla Firavunlarla İbrahim’in
yanında yer almakla Nemrutlarla, Hüseyn’in yanında yer almakla Yezidlerle; yani
günümüz şartları deyimiyle, Direnişin yanında yer almakla İstikbar ve küfürle
kanımızın son damlasına kadar savaşacağımıza, Şehidimiz Süleymanî’nin dökülen o
pak kanı, evrensel mücadelesi ve minareye çekilmiş kırmızı sancağa and olsun
ki;

Ya Rab şahit ol! Ya Rab şahit ol! Ya Rab şahit ol! Biz
Amerika ve İsrail’e karşı Senin pak dinini dert edinen İmam’ın yanında ve
yolunda olacağız.
Direnişin şehitleri Ümmetin ve insanlığın şehididirler.

Şehit Süleymanî ve dostlarını onur izzet yol ve pusula
olarak gören biz Şii ve Sünni Müslümanlar Emperyalist ve Siyonistleri düşman
görmeye devam edeceğiz.

DİYARBAKIR’dan son sözümüz Şii’siyle Sünni’siyle bir olan,
Anti-Siyonist, Anti-Emperyalist bir düşünceye sahip olan bizler, Amerikancı
zihniyete sahip Cüppeli cüppesiz, sakallı sakalsız, fesli fessiz, kravatlı
kravatsız tüm Amerikancı, İsrailci, sioemperyallere;

Taptığınız İlah Amerika ve İsrail nakavt olmuştur.

Leşleri ayaklarımızın altındadır bilesiniz.

Biriz beraberiz kardeşiz ÜMMET’iz!

Kazanan insanlık ve ÜMMET, kaybeden EMPERYALİZM SİYONİZM ve
işbirlikçileri olacaktır.

Diyarbakır’dan Ümmetin birer bileşeni ve üzerimize düşeni
yapmaya hazır olduğumuzu beyan eder; şehitlerimizi ve davalarını selamlayarak
Allah’a emanet olun diyoruz.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın