Düşmanların kirli gözleri ve yumrukları İslam Cumhuriyeti’ne yönelmişken halka sırtımızı dayayıp, onlar sokağa çıkıp ülkeyi koruduklarında iyi; ancak şehit liderin kanının intikamı için haykırdıklarında “bunlar aşırılıkçı (tundro)” diyemeyiz. Bunlar, ülkenizi koruyan ve “Amerika’ya ölüm”, “İsrail’e ölüm” haykırışları herkesin kulağını sağır eden insanlardır.
İmam Humeyni’nin torunu Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyyid Ali Humeyni, Kum kentinde Şehit Devrim Lideri ve ailesinden şehit olanlar için düzenlenen taziye meclisinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Şehit liderin taziye toplantısında konuşmak benim için kolay değildi. Bu hadiseyi henüz sindirebilmiş değiliz. Hâlâ televizyonu açtığımızda bazen şehit liderin ekrana çıkıp konuşmasını bekliyoruz.”
İmam Humeyni’nin torunu sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehit lider, milletimizin yas tutmaya bile fırsat bulamadığı bir ortamda şehadet şerbetini içti. Şehadetinin ilk gecesinde de arz etmiştim; ülkenin içinde bulunduğu kritik koşullarda ve dünyanın görünürdeki en büyük gücünün bize karşı başlattığı ağır savaşta meydanlara çıkmalı ve nizamın temelini korumalıydık. Büyük İran milleti bu sorumluluğu en güzel şekilde yerine getirdi.”
Humeyni, “Dünyanın, ABD’nin İslam Cumhuriyeti’nin işini nasıl bitireceğini beklediği ve o habis ABD’li makamın ‘Sizin liderinizi ben belirlemeliyim’ diyerek İran’ı tehdit ettiği ilk günlerde, millet sahneye çıktı ve en kritik anda, içeriden veya dışarıdan birilerinin kendilerine hat çizmesine ihtiyacı olmadığını gösterdi. Büyük İmam’ın ve liderliğin çizdiği hat, bu milletin kalbine kazınmıştır” dedi.
“Müzakere İsteyen Haindir”
İslam Cumhuriyeti’ni koruyanın “millet” olduğunu vurgulayan Seyyid Ali Humeyni, “Düşmanların kirli gözleri ve yumrukları İslam Cumhuriyeti’ne yönelmişken halka sırtımızı dayayıp, onlar sokağa çıkıp ülkeyi koruduklarında iyi; ancak şehit liderin kanının intikamı için haykırdıklarında ‘bunlar aşırılıkçı’ diyemeyiz. Bunlar, ülkenizi koruyan ve ‘Amerika’ya ölüm’, ‘İsrail’e ölüm’ haykırışları herkesin kulağını sağır eden insanlardır” ifadelerini kullandı.
Şehit liderin intikamını düşünmeyen bir yetkilinin kendi vicdanından şüphe etmesi gerektiğini belirten Humeyni, “Şehit lider için merasim düzenlenip de emperyalizmden, müstekbirlerden, onların kötülüklerinden bahsedilmemesi ve orada ‘Amerika’ya ölüm’ sloganının yer almaması mümkün değildir. Bu toplantılar oturma, sessizlik ve hareketsizlik toplantıları değildir. Düşmanlar Hamaney’i ebedileştirdiler ama kendileri farkında değiller. Onların inadına, bu millet bu büyük liderin adını asla unutmayacaktır” dedi.
Seyyid Ali Humeyni, ABD ve İsrail’in tüm güçleriyle sahaya indiğini ve hedefin rejim değişikliği olduğunu belirterek, “Elimizde ne varsa sahaya sürdüler. 12 günlük savaşta, içinde korku olan bazıları ‘Bu sadece İsrail’di, eğer ABD gelirse hiçbir şey yapılamaz’ diyordu. Ancak bu savaşta ABD de tüm gücüyle geldi. Bu yerkürede bana, bu savaşta yenilginin bizim olduğunu söyleyecek tek bir düşünür gösterin. İran milleti galip gelmiştir” diye konuştu.
İran halkının savaşı arzulayan taraf olmadığını ve olmayağını vurgulayan İmam Humeyni’nin torunu, “Bazıları ‘Savaşalım ki Trump Kasım ayındaki seçimleri kaybetsin’ diyor. Amerikalıların bizim için farkı yoktur; hem Cumhuriyetçilere hem de Demokratlara ölüm diyoruz. Dolayısıyla, eğer İslam Cumhuriyeti’nin müzakereden bahsettiğini görüyorsanız, bu müzakere bir barış (sulh) değildir. İmam Hüseyin’in Yezid ile barış yapması mümkün müydü? Bizim cani Amerika ile barış yapmamız mümkün mü? Zaten bizim kimliğimiz emperyalizme karşı durmaktır. Müzakere demek savaştır; savaşın farklı biçimleri vardır” dedi.
Humeyni sert ifadelerle şunları ekledi: “Kim ABD ile barışa ulaşmak için müzakere etmek isterse haindir. Kim Amerika’ya dostluk mesajı gönderirse ağzı habis ve pistir. Bizim ABD ile sorunumuz bugünün ya da dünün sorunu değildir. Bizim sorunumuz yaptıkları darbeyle başladı ancak bu son olayla birlikte ABD ile aramızda bir kan davası oluştu.”
Konuşmasının sonunda halkın ferasetine değinen Seyyid Ali Humeyni, “Millet sahneyi kritik gördüğünde kendi bilinciyle meydanlara indi. Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney ‘çıkın’ demediği sürece bu halk sokaklarda olacak ve meydanları koruyacaktır. Liderlik söylediğinde ise meydanları boşaltıp başka bir yerde olacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
