Siyonist İsrail’de Ordu İçindeki Kırılma Devam Ediyor

rasthaber
Rasthaber –  İşgal rejimi İsrail ordusu, casuslukla suçlanan bir
askerinin tutuklanmasına ve ölümüne ilişkin haberleri boykot etmesinin ve
aylarca süren sessizliğin ardından, bu casusun tutuklanma nedenleri ve hangi
şartlarda öldüğü hakkında bilgi vermek zorunda kaldı.

Ordu içinde casusluk yapmak suçundan tutuklanıp hapsedilen
bir işgalci İsrail askerinin ölümünün medyada yer alması üzerine, işgal ordusu
sessizliğini bozmak ve medyaya bilgi vermek zorunda kaldı.

Yayınlanan bilgiler Siyonist ordunun bu skandalın dosyasını
açmak istemediğini ve basını yanıltmaya çalıştığını gösterse de her halükarda
yayınlanan bilgiler, bu işgal askerinin ölümü veya intiharının istihbarat ve
yargı kurumlarına alanı daralttığını ve işgal rejiminin bu tutuklamayı ve ölümü
bir şekilde meşrulaştırmaya çalıştığını gösteriyor. 

Kanal 12 ve Yedioth Ahronoth gazetesi Maariv ve Haaretz de
dahil olmak üzere İbranice yayın yapan medya kuruluşları, aynı anda işgalin ordu
sözcüsü tarafından kendilerine sağlanan bilgileri yayınladı.

Bu skandal hakkında yayınlanan bilgiler, askeri bir
hapishanede ölen subayın, işgal ordusunun askeri istihbarat şubesinde bir subay
olduğunu gösteriyor.

Bu kişi, işgal rejiminin güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye
atmakla suçlandı (Genellikle bu tür tabirler, işgal rejiminin güvenliğine karşı
casusluk yapmak ve ona karşı hareket etmek için kullanılır).

İşgal rejimi ordu sözcüsünün açıklamalarına göre, ölen
subayın eylemleriyle ilgili soruşturma, bu şahıs tutuklanmadan önce başladı ve
özellikle Silahlı Kuvvetler Teknoloji Birimi’nde çalışırken onun eylemlerine
odaklandı. Bu kişi, işgal rejiminin güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye atan
eylemlerde bulundu ama tutuklanması ve sorgulanmasının ardından eylemlerini
itiraf etti ve sorgulayıcılarla işbirliği yaptı.

Siyonist ordu sözcüsünün açıklamalarına göre, bu subayın
eylemi şahsi amaçlar barındıryor ve içinde hiçbir ideolojik, etnik ve hatta
ekonomik amaç taşımıyordu.

Ancak Siyonist rejim ordu sözcüsü, işgalcilerin güvenliğine
zarar verdiğini söylediği böyle bir eyleme ne tür bir şahsi amacın neden
olduğunu açıklamadı.

İsrail ordu sözcüsünün açıklamasının bir başka bölümünde,
askeri mahkemenin bu subaya yapılan suçlamaların ve onun işlediği suçların
ağırlığı nedeniyle kararını verdiği vurgulandı.

İsrail ordusu, bu duruşmanın kapalı olarak gerçekleşmesinin
nedenini, mahkemede alıp verilen bilgilerin İsrail’e verebileceği zararlar
olarak nitelendirdi.

İşgal ordusu, bu subayın öldüğü yer hakkındaki
açıklamalarını değiştirerek, bu subayın daha önce açıklandığı gibi hücre
hapsinde tutulmadığını, diğer hükümlü askerlerle birlikte 24 saat kameralarla
kontrol edilen bir yerde hücre hapsinde tutulduğunu iddia etti. 

İşgal ordusunun yeni açıklamalarında, bu subayın ailesinin
onunla birkaç kez görüştüğü ve hatta onun duruşmasına katıldığı iddia edilse
de, bu subayın babası daha önce Yedioth Ahronoth’a oğluna yapılan suçlamalar
hakkında bilgisi olmadığını söylemişti.

Raporun sonunda, işgalci rejimin Ordu Sözcüsü, bu eski
subayın cesedinin adli tıpta otopsiye tabi tutulduğunu ve ailesinin de tıbbi
muayene sırasında orada bulunduğunu, ancak otopsi sonuçlarının henüz
açıklanmadığını iddia etti. 

Bu bilgi de istihbarat teşkilatlarının emriyle otopsinin
tamamlanasına ve rapor yayınlanmasına izin verilmediğini vurgulayan bu subayın
babasının ifadeleriyle de çelişiyor.

Haaretz gazetesinin haberine göre, işgal güçleri güvenlik
teşkilatları, bu istihbarat subayının ölümüyle ilgili şimdiye kadar yayınlanan
bilgilerin işgal rejiminin güvenliğini tehdit ettiği konusunda basını uyardı.
Öte yandan, ölen bu subayın meslektaşları ordunun bu subaya muamelesinden
rahatsızlardı ve bu subayın ölümüne ilişkin haberlerin boykot edilmesinden,
hatta 2018’de sosyal medyada yayınlanan bu subaya ait bütün belge ve resimlerin
silinmesinden derin bir üzüntü duyduklarını belirttiler.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın