Sarayı’nda Suriye ve Rusya koordinasyon teşkilatlarının ortak sanal
toplantısında Suriyeli mülteciler örneğine değindi ve ülkenin kapılarının
anavatanını terk eden mültecilere açık olduğunu söyledi.
Faysal Mikdad şu ifadelerde bulundu: ‘Genel af kararlarının
çıkarılması, mültecilerin herhangi bir yasal sorun yaşamadan ülkelerine
dönüşlerini kolaylaştırmaktadır. Suriye hükümeti, durumu normale döndürmek için
ulusal uzlaşma yaklaşımına odaklandı.
Suriye’deki tüm ilgili makamlar, Suriye vatandaşları
teröristlerden arınmış yaşam yerlerine dönebilsinler diye mültecileri
karşılamak ve onları ülkeye geri döndürmek için ellerinden gelenin en iyisini
yapıyor. Suriye ve dost ülkelerin genel olarak insani konular ve özelde
mültecilerin dönüşü konusunda çabaları devam etmektedir. Bu sırada bazı ülkeler
ve taraflar mülteci konusunu kendi siyasi çıkarları için kullanmayı
düşünmektedir ve onların eylemlerinin Suriye halkının çıkarlarını güvence
altına almakla hiçbir ilgisi yoktur.
Suriye halkına gerçek yardım, teröre verilen desteği
durdurmayı, yabancı işgalini sona erdirmeyi ve ABD ve paralı askerleri
tarafından Suriye’nin petrol ve buğday zenginliklerini yağmalama sürecini
durdurmayı gerektirir. Batı, tüm uluslararası yasaları ve BM Şartı’nı ihlal
ediyor ve bu, dünyada kaosa ve istikrarsızlığa neden oldu ve dünya genelinde
mülteci ve sığınmacı sayısında artış da dâhil olmak üzere tüm ülkeler üzerinde
feci etkiler yarattı. İnsani konulardan gerçekten endişe duyan ülkeler ve BM
kuruluşları, mültecilerin geri dönüşü için elverişli koşullar yaratmak ve
Suriye’nin bu konudaki çabalarını desteklemek için daha fazla çaba
göstermelidir.’
Öte yandan, geçtiğimiz aylarda Suriye ve Lübnan arasında
mültecileri geri göndermek için çok fazla koordinasyon gerçekleşti. Lübnan
geçici hükümetinin Göç ve Mülteciler Bakanı İsam Şerafeddin, bu konuda yaptığı
açıklamada şunları söyledi: Biz, 15 bin Suriyeli mültecinin aylık gönüllü
dönüşü için makul bir plan hazırladık ama Suriye hükümeti, her ay 18 bin kişiyi
karşılayabileceklerini söyledi ve biz buna şaşırdık. Lübnan’da birçok
uluslararası engele rağmen gönüllü olarak geri dönmek isteyen Suriyeliler için
erzak hazırlamaya başladık ve Lübnan’ın tüm bölgelerinde koordinatörlerimiz
vardı. Ancak Batılı ülkeler müdahale etmeye ve medya propagandalarıyla
mültecileri korkutmaya başladılar ve mültecilerin Suriye’ye dönmeleri halinde
tutuklanacaklarını iddia ettiler. Ancak bu adımı tamamlama konusunda çok
ciddiyiz ve gerekli temasları ve elimizden gelen her şeyi yaptık ve hatta yasal
yolu izledik. Lübnan ve Suriye, iki bağımsız ülke olarak, sorunlarını
uluslararası müdahalelerden uzakta çözme kabiliyetine sahiptir.”
İsam Şerafeddin, Birleşmiş Milletlerin Suriye’nin
mültecilerin geri dönmesi için güvenli olmadığı yönündeki iddialarıyla ilgili
bir soruya yanıt olarak, şunları söyledi: ‘Bu iddialar asla doğru değil.
Aslında Suriye topraklarının %80’i güvenli ve biz güvenli bölgelere ait olan
mültecileri geri gönderiyoruz. Geriye kalan yüzde 20’lik kısım ise Suriye’de
Amerikalıların ve Türklerin yasa dışı olarak bulunduğu bölgelerle ilgili ve
bunlar Suriye’nin güvenli olmayan bölgeleri olarak kabul ediliyor ve tabii ki
mültecilerin geri dönüş süreciyle hiçbir ilgisi yok. Ülke içindeki bazı
dernekler ve insani yardım kuruluşları gibi Lübnan’daki mülteci krizinin devam
etmesinden çıkar sağlayanlar, Suriyeli mültecilerin ülkelerine geri dönmesini
istemiyorlar. Ama dürüst olmak gerekirse, hiçbir şey mültecilerin geri dönüşünü
hayata geçirme irademize engel olamayacak.’
