Terörle Mücadele İçin Emperyalizmle Mücadele

rasthaber
Rasthaber –  Milli Savunma Bakanlığı, 21 Aralık’ta Washington’da yapılan
toplantının sonucunu şu sözlerle duyurdu: “Türkiye ve ABD Yüksek
Düzeyli Savunma Grubu toplantısı olumlu ve yapıcı bir havada gerçekleşti.”

Sonra 22 Aralık’ta altı şehit geldi.

Sonra 23 Aralık’ta altı şehit daha geldi.

Emperyalist ABD’yle “olumlu ve yapıcı” savunma
toplantısının ardından 48 saat içinde 12 şehit geldi.

Belli ki Washington’da konuşulan “savunma”,
Mehmetçiğin “savunulması” değilmiş!

TERÖRÜN SPONSORU ASIL TERÖRİSTTİR

Türkiye PKK terörüne şehit verirken PKK/PYD
terörüne siyasi ve askeri destek veren ABD’yle bu seviyede ilişki
yürütüyor olmak, iktidarın ağır sorumsuzluğudur!

İktidarın Gazze’ye saldırıları nedeniyle İsrail’i “terör
devleti”
 diye nitelemesi ne kadar doğruysa, ABD’yle ilişkilerini
hiçbir şey yokmuş gibi sürdürüyor olması da o kadar yanlıştır. Çünkü İsrail
terör devletini silahlandıran ve destekleyen ABD’dir, PKK ve onun Suriye kolu
PYD’yi silahlandıran ABD’dir. Yani asıl terörist devlet, emperyalist ABD’dir!

İşte bu nedenle terörle mücadele için asıl
emperyalizmle mücadele etmek gerekir.
 Emperyalizmle mücadele etmeden
terörle mücadele etmek, bataklığı kurutmaya çalışmadan üzerindeki
sivrisinekleri kovalamaya benzer.

YANLIŞ YERE BARAJ KURULMAMALI

Bu köşede okumuştunuz: İktidarın İsveç’in NATO üyeliğine “teröre
desteği nedeniyle karşı çıkması”
 eksik ve sorunlu bir tutumdur. Çünkü:

ABD’nin teröre desteği yanında İsveç’in teröre desteği nedir
ki? ABD teröre destek vermese, bırakın İsveç’i, Almanya bile teröre destek
veremez. Türkiye enerjisini İsveç gibi ülkelere değil, terörün asıl sponsoruna
ayırmalıdır.

O zaman ne yapılmalıydı? Yazmıştık: İsveç’in ve
Finlandiya’nın NATO üyesi yapılması bir ABD projesidir. O nedenle Türkiye
bu ülkelerin NATO üyeliğini, “ABD’nin PKK/PYD terörüne desteğini
kesmesi” şartına bağlamalıydı!

KAYNAK KANDİL’DEN ÇOK WASHINGTON’DIR

İsrail’e “katil” deyip, ticareti sürdürerek ve
limanlarına gemi göndererek nasıl Gazze’ye saldırmasını önleyemiyorsan, PKK’ye
lanet edip destekçisi ABD’nin küresel ve bölgesel projelerini onaylayarak da
terörle mücadele edemezsin!

Terörle mücadeleyi “terörü kaynağında temizlemek” adı
altında Irak ve Suriye’de sürdürmeye çalışmak da “kesin çözüm” değildir,
çünkü:

1) Terörün kaynağı Kandil’den çok Washington’dır. Kandil
varlığını Washington’un desteği nedeniyle sürdürebilmektedir.

2) Sorun, jeopolitik anlayışla değil, “kolektif
güvenlik”
 anlayışıyla çözülür. Jeopolitik, komşuya rağmen komşunun
toprağında terörle mücadele etmektir; kolektif güvenlik, komşuyla işbirliği
yaparak terörün zeminini ortadan kaldırmak demektir.

Bu nedenle PKK ve PYD’ye karşı sonuç alıcı mücadele
birincisi ABD’ye karşı tutumla, ikincisi de Irak ve Suriye’yle işbirliğiyle
mümkündür.
 Bu olmadığı takdirde, sonuç alınmaz, terör inişli çıkışlı
sürer. Bu olduğu takdirde, örneğin Suriye’yle işbirliği yapıldıktan sonraki
süreçteki gibi, terör neredeyse sıfırlanır.

ABD’YE KARŞI KOMŞULARLA İŞBİRLİĞİ

Özetle, ABD teröre desteğini kesmediği müddetçe:

1) TBMM, İsveç’in NATO üyeliğini onaylamamalıdır.

2) ABD’nin (İsrail’e de istihbarat sağlayan)
bölgesel gözü Kürecik Radarı kapatılmalıdır.

3) İsrail’e silah ve mühimmat taşınan İncirlik
Üssü’nden uçuşlar durdurulmalıdır.

Ve asıl önemlisi, Ankara, Bağdat ve Şam ile her
türlü teröre karşı üçlü işbirliği mekanizması oluşturmalıdır
 (Haliyle
ÖSO’nun karargâhı lağvedilmelidir).

cumhuriyet

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın