Biz Ne Yaptık?

GİRİŞ: 15.11.2021 15:04      GÜNCELLEME: 15.11.2021 15:04
Rasthaber -  Kıt kaynaklarımız olmasına rağmen sınırsız ihtiyaçlarımızla, inancımızla savaşarak özenti ile Avrupalı olma yarışında uydurulan İslam’ın baronlarını bu iktidar’da çoğaltıp onların haklarını gözeterek mazlum halka zulümde sınır tanımayan the cemaat ortaklığı ile yeni bir din edinerek laiklik ihracatı ile birlikte ırakta ümmetin ırzına tecavüz eden Amerikalı askerlerin ülkelerine sağ salim dönmelerine duacı olduk buda yetmedi kardeş dediğimiz Esed’i düşman bilim tüm masum  suriye halkının ülkelerinde kopmasına ve sayısızca cinayetlere ortak olup saldır artık Amerika sözü ile  Allah ile savaşın sonucu bugünkü ekonomik buhran ile yüzleştik.

Tarihte günümüze her zaman ekonomi vardır. Savaşların asıl kaynağı menfaatlerin çakışması. Kapitalizmde ekonominin dini, ahlakı, anayasası, baba yasası olmadığı gibi menfaatler için insanlık gözlerinde bir eşya gibidir.

 Ekonominin savaşı dediğimizde; ekonominin düzlüğe çıkarılması adına yapılan planları, uygulanan tedbirleri anlamakla birlikte menfaatler için ülkeyi idare edenler ülkenin batması pahasına küfürle ortak paydada buluşmaları tesadüf değildir.

kapitalist  ülkeler Cetvellerle sınırlarını çizdikleri ülkelere sömürü kanunlarını dayatmakla yetinmedikleri gibi ülkelere lider olacak, bürokratları da kendi ülkelerinde eğitim bahanesi ile beyinlerini yıkayarak ülkelerine göndermeleri sonucu idare edenle idare edilenler sınıf farkı makyajla ortaya konulmaktadır.

ülkemizi idare eden idareciler, siyasiler ve kamuda görevli idarecilerimizin kendileri ve çocukları çoğunlukla Amerika tornasında geçerek ülkemiz gönderilmiştir.

Hedef 2023 algısı ile maymunun gözünü açtık, bu durum karşısında tıpkı kurtuluş savaşında özgürlüğümüz için verdiğimiz savaşı yeniden vermeye mecburuz.yıllardır faiz,kur,enflasyon ile sömürülen ülkemiz yapısal değişimle tarih tekerrürde ibarettir sözüyle yeniden ülkemize içeride işbirlikçilerle,dışarıda tüm küfür ehli birlikte alenen savaş açtılar.

Açılan bu savaş evrim geçirmiş yeni bir hal almıştır. Günümüzde İslami kimlikli siyasi iktidarla acı olan küfrün bize dayatmaya cesaret edemeyeceği kanunları gönüllü çıkarmaya başladık,önce ahlak ve maneviyatta uzaklaşarak zinayı meşru kılan kanunla yüzleştik buna ses çıkarmayınca erkeğin erkekle evliliğine onay olacak İstanbul sözleşmesini uyguladık hatta bu durumu Müslüman idarecimizin kızının kuruluşunda yer aldığı kadem derneği ve vekillerle savunur olmasına Sessizlik devam etti.

Allah bir kavmin kendini değiştirmedikçe o kavmi değiştirmeyeceği buyruğuna savaş açtık. İsrail gasp devleti ile tarihte olmadığı kadar iç içe girdik.gönüllü bop eş başkanı olduk şimdi soruyoruz biz ne yaptık.biz bunları oy verdiğimiz idareciler eliyle yaptık bu günah bizlere yeter.

Ülkemizde ekonomi açısından son derece zorlu bir dönem yaşanıyor. Kovid-19 salgını ile daha da belirginleşen ekonomik kriz süreci ülkeyi, dolayısıyla halkın ekonomisini adeta uçurumun eşiğine getirmiş durumda. Üretimde ve tüketimde dışa bağımlılığın giderek artması, döviz kurlarında yaşanan ani yükselişlerin en somut etkilerini işsizlik ve enflasyon oranları üzerinde göstermesi, halkın cebindeki paranın değerinin, satın alma gücünün hızla düşmesi, milyonların yaşadığı geçim krizinin daha da derinleşmesini beraberinde getirdi.

Bir savaştan bahsedilecekse, iktidarın, çıkarlarını temsil ettiği sermaye sınıfının talepleri doğrultusunda kanunlar çıkaran siyasi erk halkta kopuk dış güçlerin arzularına merhem olarak Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 60’ını geçen dış borcuna rağmen hâlâ müsrif harcamaları neticesi Türkiye her geçen gün daha yüksek faizle borçlanmak zorunda kalıyor ve iflasa sürükleniyor.

‘Ekonomik bağımsızlık savaşı’ verdiğini söyleyen siyasi erk kamuya ait ne varsa yabancı sermayeye satarak, Enerji, telekomünikasyon, bilişim gibi sektörlerde yabancı sermaye egemenliği tesis edilerek Madenler, limanlar, dağlar, taşlar yabancılara peş çekildi yerli işbirlikçiler bu ihalelerde ya bakan ya da din adamı sıfatı ile  baş rol oynadılar.

ABD ülkeleri işgal edip o ülkenin tüm kutsallarını ayak altına alıp kendi çocuklarını ülkelerin başına bela bırakıp çekilmesi zaten ahlak ve maneviyatı biten topluluklar köleliğe gönüllü olarak hizmette devam yarışındalar.

Gemi su almakta önce tüm halk olarak Allaha tövbe ile başlayarak bu tür veballeri üzerimizde atarak ümmet bilinci ile mezhep farkı gözetmeden İslam kardeşliği prensibi ile Müslümanlar birleşin.

Sayın cumhurbaşkanımızı hedef göstererek kapitalizmin değirmenine su taşıyanlardan olmayalım  safları netleştirelim. Ekonomik savaşın arkasındaki amacı ülkemizin işgali gözükmektedir.Doların yükselişi buna delildir.iktidar beceriksizliği diyenlere vicdanınıza sorun sizin vebaliniz yok mu?

YORUMLAR

REKLAM