Trump Döneminde Amerika-Suud İlişkileri Nasıl Olacak?

rasthaber

“Her gün bir milyar dolar kazanıyorlar. Sıkıntıya düştüklerinde ise ordumuz yardımcı oluyor. Peki, bundan bizim kazancımız ne? Hiç!”

Donald Trump bu sözleri başkan adayı olduğu süre zarfında yaptığı konuşmalardan birinde Suud hakkında söylemişti. Ancak belki de ABD Başkanı olan Trump, Suud karşısında daha diplomatik bir tavır belirleyecektir.

Trump’ın ABD’nin Suud’a yardım etmesine rağmen karşılığında çok az bir kazancı olduğu yönündeki iddiaları, Körfez’deki bazı tarafları o süreçte rahatsız etmişti. Ancak yine de eylemlerin söylemlerden daha etkili olduğu düşüncesiyle hareket etmişlerdi.

“The National” gazetesi yazarlarından olan Faysal El-Yafii konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede “Bekleyip Trump’ın nasıl hareket edeceğini göreceğiz” demiş ve JASTA(Terör Destekçilerine Karşı Adalet) yasa tasarısından dolayı Suud tarafında büyük bir endişenin hakim olduğunu söylemişti.

“Terör destekçilerini” hedef alan JASTA kanun tasarısı, 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerine “Suud’un söz konusu saldırıları desteklediği yönündeki iddialar sebebiyle” dava açma hakkı veriyor.

Suud’un 11 Eylül saldırılarıyla bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddetmiş olmasına rağmen Trump’ın da desteklediği bu yasa tasarısının hala gündemde olması Suud’un içerisinde bulunduğu gergin ortamın sadece bir parçasını teşkil ediyor.

Trump, ABD Başkan adayı olduğu süreçte Suud’u petrol ithalatını durdurmakla tehdit etmiş ve “Amerika’nın düşmanlarından kurtulmak istediğini söylemişti.

Yine Trump ABD’nin küresel bir polis gibi çalışmaktan vazgeçmesi gerektiğini söylemiş; IŞİD’e karşı savaşması gerekenin Arap orduları olduğunu ifade etmişti.

Ancak Trump’ın İran’la olan nükleer sözleşmeyi sonlandırmayı vaat etmesinin ardından Suud ve Trump ilişkilerinin beklenenin aksi yönde neticelenmesinin de mümkün olduğu belirtiliyor.

Faysal El-Yafi insanların Amerika’nın Ortadoğu’daki varlığından ve sırtlarını Amerika’ya yaslamaktan dolayı hoşnut olduklarını ifade ediyor. Nitekim Suud’un Amerika’nın sadece bir müttefiki değil aynı zamanda müşterisi olduğunu da ifade etmeliyiz. Amerika Suud’un en büyük silah kaynağı olarak ön plana çıkarken Suud ise en büyük ithalatçısı olarak karşımıza çıkıyor.

Öte yandan Trump’ın ticari anlamda Suud’dan yana çıkarlarının olduğunu da söylemeliyiz. Suud vatandaşlarına New York’tan gayrimenkul satan Trump daha önceden yaptığı bir değerlendirmede “Suudluları seviyorum. Sayelerinde çok para kazanıyorum” demişti.

İş adamı olan Trump’ın Suud’a olan yaklaşımı belli gibi gözüküyor. Ancak Ocak’ın 20’sinde başkanlık koltuğuna oturacak olan Trump’ın Suud karşısında nasıl bir siyaset izleyeceğini göreceğiz.

islamianaliz

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın