Trump ve Demokrat rakibi Joe Biden, İran ve Bercam (Nükleer Anlaşma) gibi dış siyaset alanında
kendi programlarını açıklamaya çalışıyorlar.
Bu bağlamda Biden CNN kanalına ilettiği notta Trump’ın İran
karşıtı siyasetlerini eleştirerek, başkan seçilmesi durumunda izleyeceği
siyasetlerini açıkladı. Biden, Trump’ın Bercam nükleer anlaşmadan çekilmesinin
Amerika’nın ulusal çıkarlarına aykırı bir hata olduğunu, Amerika’yı inzivaya
sürüklediğini, öyle ki silah yaptırımın uzatılması ve tetik mekanizması
konularında İran karşıtı son iki eyleminde Avrupa’daki en yakın müttefikleri
bile kendisine eşlik ederek İran’a karşı tutum izlemek istemediklerini
belirtti.
Biden’in İran konusunda Trump’ın siyasetlerinin yenilgiye
uğradığını itiraf etmesi Amerikalı üst düzey politikacılarının bile İran’ın tüm
baskılara rağmen direniş stratejisi çerçevesinde direndiği ve Washington’un
İran’ı yaptırımlarla dize getirme çalışmalarının büyük yenilgiye uğradığını
kabul ettiklerini gösteriyor.
Washington’da batı Asya Enstitüsü, İran programları
koordinatörü Alex Vatanhah’a göre, “Amerika İran konusundaki tutumunda yalnız
kalmıştır”.
Biden’in Trump’ı eleştirdiği bir başka konu ise başkanın,
korgeneral şehit Kasım Süleymani’ye terör düzenlemesiydi. Biden bu terörün
İran’ın Amerika üssüne saldırmasına ve en az 100 Amerikan askerinin ağır
şekilde yaralanmasına sebep olduğunu söyledi.
Biden’in bu itirafı Trump ve dışişleri bakanı Mike
Pompeo’nun tüm boş iddialarına rağmen, İran’ın cihadi gruplara desteği
azalmazken üstelik pratikte devrim muhafızları hava uzay güçlerinin çok dakik
operasyonla Ayn el-Esed üssüne saldırarak Amerika’nın bölgedeki içi boş askeri
gücünü yıktığını gösteriyor.
Nitekim Rus asıllı siyasi meseleler uzmanı Recep Safraf
şöyle diyor: Trump kendi siyaset alanına puan kazanmak ve başkanlık
seçimlerinde şansını yükseltmek için bu cinayeti işledi fakat İran’ın
saldırıları nedeni ile ağır yenilgi aldı ve imtiyaz kaybetti.
Biden’in notunun bir başka bölümü, Kasım 2020 seçimlerini
kazanması durumunda İran’a yönelik siyasetleri hakkındadır. Biden Beyaz
Saray’da göreve başlaması durumunda İran’a yönelik siyasetleri değiştireceğini,
ilk adımda İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engelleyeceğini söyledi.
İkinci adımda İran’a
yönelik güvenilir diplomatik yolu açacağı ve eğer İran Bercam çerçevesindeki
taahhütlerine geri dönerse Washington’un da yeni müzakereler için anlaşmaya
geri döneceğini vadetti.
Üçüncü adımda Biden İran’ın bölgesel siyasetleri hakkındaki
iddialarını tekrarlayarak bu faaliyetlere karşı önlem alınacağı ve siyonist
rejimin güvenliğini sağlamaya odaklanacağını söyledi.
Burada önemli olan, ister Demokrat ister Cumhuriyetçi tüm
Amerika başkanlarının son 40 yılda İran’a baskı uygulamaya dayalı hasmane ve
yaptırım siyasetleri izlemesi ve hatta Reagan gibi bazılarının kutsal
savunmanın son dönemlerinde İran ile silahlı çatışmaya girmesidir.
Obama yönetimi de 5+1 çerçevesinde Bercam’a katılmasına
rağmen birçok konuda İran’a baskı uyguladı ve hatta Bercam sorumluluklarına
bile uymadı.
Şimdi Obama’nın yardımcısı olan Joe Biden Beyaz Saray’a
girebilmesi halinde Bercam’a tekrar geri döneceği iddiasında bulunuyor, fakat
aynı zamanda Washington’un müttefikleri ile beraber Bercam’daki kısıtlamaları
daha da yoğunlaştıracağını ve süresini de uzatacağı vadinde bulunuyor ve yine
kendi iddialarına göre onları endişelendiren konuları ele alacağını ifade
ediyor.
Bu yüzden Biden, aslında İran nükleer faaliyetleriyle ilgili
Bercam kısıtlamalarının süresini uzatmak ve içeriğini yoğunlaştırmak istiyor.
Üstelik Obama gibi İran’ın füze gücü, bölgesel siyasetleri ve insan hakları
gibi diğer konuları da Bercam çerçevesinde Tahran’a dayatmak istiyor.
Fakat İran defalarca da belirttiği gibi sırf Bercam nükleer
anlaşmaya bağlı olduğunu ve Washington’un füze, bölgesel, insan hakları vb.
konularda dayatmalarına boyun eğmeyeceğini vurgulamıştır.
