Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nden Ortak Bildiri

rasthaber
Rasthaber –  Türkiye ve İran arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi
Altıncı Toplantısı’nın ardından ortak bildiri yayımlandı. Bildiride, PKK/PJAK
ve diğer terör örgütlerine karşı ortak operasyonlar dahil adım atmanın her iki
ülkenin sorumluluğunda olduğu vurgulandı.Türkiye ve İran, ikili ticaret
hacmindeki azalmanın tersine çevrilmesi için yeni ekonomik iş birliği
alanlarının geliştirilmesi taahhütlerini yineledi.

Yayımlanan ortak bildiride şu ifadelere yer verildi:

  • “Türkiye Cumhuriyeti ve İran İslam Cumhuriyeti
    arasındaki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı, Türkiye
    Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve İran İslam Cumhuriyeti
    Cumhurbaşkanı Sayın Dr. Hasan Ruhani eş-başkanlıklarında ve koordinatör olarak
    her iki ülke Dışişleri Bakanları ile Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar
    Bakanı, Hazine ve Maliye Bakanı, İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı, Sanayi ve
    Teknoloji Bakanı, Ticaret Bakanı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile mevkidaşları
    İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı, Petrol Bakanı,
    İçişleri Bakanı, Enerji Bakanı, Yol ve Şehir Planlama Bakanı, Sağlık ve Tıbbi
    Eğitim Bakanı’nın katılımlarıyla 8 Eylül 2020 tarihinde video konferans
    aracılığıyla düzenlenmiştir.
  • İlişkilerini, bölgesel gelişmeleri ve koronavirüs (Kovid-19)
    salgınının etkilerini gözden geçiren Taraflar, güçlü siyasi iradelerinden
    beslenen iyi komşuluk ilişkilerini daha da geliştirme konusundaki
    kararlılıklarını yinelemiş ve ikili ilişkilere dair kararların ortak çıkarlar
    temelinde etkin bir şekilde uygulanması yönündeki kararlılıklarını ifade etmişlerdir,
    Kovid-19 salgınına ilişkin olarak vatandaşlarına gerekli tıbbi hizmetlerin,
    ilaçların, malzemelerin sunulmasında daha hazırlıklı olunmasını teminen
    salgınla mücadelede daha yakın istişare ve işbirliğinin önemini
    vurgulamışlardır,
  • İki ülke arasındaki işbirliğinin daha da derinleştirilmesi
    amacıyla, ikili ve bölgesel konularda her seviyede yakın siyasi diyaloğun ve
    ikili ilişkilerin farklı veçhelerini kapsayan mekanizmalar çerçevesinde
    istişarelerin sürdürülmesinin önemine vurgu yapmışlardır,
  • İkili ticaret hacminde Kovid-19 dahil olumsuz küresel
    koşullarından kaynaklanan azalma eğiliminin tersine çevrilmesini teminen ortak
    çabaları yoğunlaştırma, bu çerçevede Karma Ekonomik Komisyon, Kara Ulaştırması
    Ortak Komisyonu gibi mekanizmalardan tam olarak istifade etme ve yeni ekonomik
    işbirliği alanları geliştirilmesi yönündeki taahhütlerini yinelemişlerdir,
  • Ekonomik işbirliğinin daha da ilerletilmesi, ikili ticaret
    hacminin artırılması, Kovid-19’un yarattığı ekonomik sınamaların aşılması
    amacıyla, 28. Karma Ekonomik Komisyon Toplantısı’nı, salgının yarattığı şartlar
    göz önünde bulundurulmak suretiyle mümkün olan en kısa zamanda gerçekleştirme
    isteklerini ifade etmişlerdir,
  • Tercihli Ticaret Anlaşması’ndan ortak çıkarlar temelinde tam
    olarak yararlanılmasının, anlaşmanın kapsamının genişletilmesinin ve her iki
    ülke işadamları için yatırım ortamının iyileştirilmesinin önemini
    vurgulamışlardır,
  • Halklar arası temasların daha fazla teşvikini teminen,
    Kovid-19’un yarattığı risklerin bertaraf edilmesinin akabinde turizm ve kültür
    alanlarında işbirliğinin daha da güçlendirilmesinde mutabık kalmışlardır,
  • Enerji sektörünün önemine vurgu yaparak, ortak fayda
    temelinde bu alanda işbirliğinin sürdürülmesinin önemini teyit etmişledir,
  • PKK/PJAK ve bölgedeki tüm terör örgütlerinin Türkiye’nin ve
    İran’ın güvenliğine karşı ortak tehdit teşkil ettiğini dikkate alarak, ortak
    sınırlarda bulunan PKK/PJAK ve diğer terör örgütlerinin unsurlarının
    eylemlerine karşı mevcut işbirliği mekanizmalarından tam olarak istifade
    etmenin ve terörizme ve örgütlü suça karşı sonuç odaklı işbirliği amacıyla,
    ortak operasyonlar dahil, eşgüdüm içinde adım atmanın her iki ülkenin
    sorumluluğunda olduğunu vurgulamışlardır,
  • Bölgesel güvenliği ve istikrarı artıran çok taraflı
    diplomasinin müstesna bir başarısı olan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik
    Konseyi’nin 2231 sayılı kararı ile onaylanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın
    (KOEP) muhafazasının önemini yeniden vurgulamışlar ve KOEP’in muhafazası için
    BMGK’da ahiren ortaya konan geniş tabanlı desteği memnuniyetle
    karşılamışlardır,
  • Ortak çıkarları ilgilendiren bölgesel ve küresel konuları
    ele almışlar ve bu bağlamda, evrensel olarak kabul gören ilkelerden, özellikle,
    uluslararası hukuka tam saygı ve çatışmaların barışçı yollarla çözülmesi ile
    kuvvet kullanımına veya kuvvet tehdidine başvurmama ilkelerinin, uluslararası
    ilişkilere hâkim olmaya devam etmesi gerektiği görüşünü paylaşmışlardır,
  • Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına, birliğine ve toprak
    bütünlüğüne olan kuvvetli taahhütlerini vurgulayarak, Suriye ihtilafının Astana
    formatı çerçevesindeki tüm anlaşmalar doğrultusunda ve Birleşmiş Milletler
    Güvenlik Konseyi’nin 2254 sayılı kararıyla uyumlu bir siyasi süreç yoluyla
    çözüme kavuşturulabileceğine dair inançlarını teyit etmişlerdir,
  • Irak’ın istikrarının, refahının ve güvenliğinin bölgesel ve
    uluslararası barış ve istikrar için bir gereklilik olduğunun bilinciyle,
    Irak’ın toprak bütünlüğünün, siyasi birliğinin ve egemenliğinin korunmasına
    yönelik taahhütlerini teyit etmişler ve Irak Hükümeti’ne desteklerini
    yinelemişlerdir,
  • İsrail-Filistin ihtilafının kapsamlı, adil ve kalıcı
    çözümüne sarsılmaz desteklerini vurgulamışlar, bu bağlamda, başkenti Kudüs olan
    bağımsız ve egemen bir Filistin Devletinin kurulması ihtiyacını
    yinelemişlerdir,
  • Üçüncü ülkelerin Filistin Davasını zayıflatma girişimlerine
    karşı Filistin’e desteklerini ifade etmişlerdir,
  • Afganistan’da sürdürülebilir barışın ve istikrarın, ancak
    gerçek anlamda Afgan öncülüğünde ve sahipliğinde olacak siyasi çözüme yönelik
    bir barış süreciyle sağlanabileceğini vurgulamışlar ve böyle bir çözüme
    desteklerini beyan etmişlerdir,
  • İki ülkenin birlikte üye olduğu Birleşmiş Milletler, İslam
    İşbirliği Teşkilatı, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, Asya’da İşbirliği ve Güven
    Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA), Gelişen Sekiz Ülke (D-8) gibi
    uluslararası örgütler çerçevesindeki işbirliğinin önemini vurgulamışlardır,
  • Parlamentolararası Birlik (IPU), Asya Parlamenterler
    Asamblesi (APA), İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliği (İSİPAB) gibi
    bölgesel ve uluslararası parlamenter örgütler çerçevesinde ikili işbirliğinin
    teşvikini teminen iki ülke yasama organları arasındaki etkileşimin
    kolaylaştırılması yönünde iyi niyetlerini ifade etmişlerdir.”
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın