süredir devam ediyor. Başta ABD olmak üzere Batı’dan 150 milyar dolar değerinde
askeri teçhizat alan Ukrayna, NATO’nun eğittiği on binlerce asker ile son iki
aydır karşı-taarruz operasyonları düzenliyor.
Rusya, Kırım dahil olmak üzere Ukrayna topraklarının beşte
birini ele geçirdi. Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bedeli ne olursa olsun
her bir karış toprağın geri alınacağını söyledi.
Fakat halihazırda ağır kayıplar vermiş olan Ukrayna Silahlı
Kuvvetleri, karşı taarruz harekatı ile daha da yıprandı. Mayın tarlalarında
takılı kalan ve Rusya’nın öncü savunma hatlarına bile ulaşamayan Ukrayna
ordusu, şimdiden kendisine verilen teçhizatın yarısını kaybetmiş durumda.
Sadece iki ay içerisinde karşı taarruz harekatına katılan on
bin askerin öldüğü aktarılıyor. Savaşta toplam 160 binden fazla Ukrayna askeri
ölürken, 10 bini esir kamplarında bekliyor. Yaralanan asker sayısının 200 bini
aştığı belirtiliyor.
Ağır kayıplar ve karşı taarruz harekatındaki başarısızlık,
Batı’da Ukrayna’ya dair umutları azalttı. Beyaz Saray koridorlarında, başka bir
devletin aracı olacağı barış görüşmeleri ile Ukrayna’nın taviz vererek barış
yapması ihtimali konuşulmaya başlandı.
FOREIGN POLICY “YAPMAYIN” DEDİ
ABD’nin “derin devlet dergisi” olarak da bilinen
ve dış ilişkilerine yön veren Foreign Policy dergisi, Ukrayna için bir barış
görüşmesinin gündemde olduğunu belirtti ve buna karşı çıktı.
“Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeler” olarak
nitelendirilen barış görüşmelerinin, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünden
vazgeçmesini içerdiği belirtildi. Bu barış girişimlerinin Çin, Suudi Arabistan
ve Afrika Birliği tarafından gerçekleştirildiği ifade edildi.
Özellikle Avrupa Birliği ve Ukrayna’nın, ABD’nin bu tarz bir
gizli anlaşmayı kabul etmesi ihtimalinin endişe yarattığı söylendi.
AFGANİSTAN İLE KIYASLADILAR
Foreign Policy, söz konusu gizli görüşmelere karşı çıktı ve
bunları Afganistan’la kıyasladı.
Trump ve Biden yönetimi Taliban ile anlaşarak Afganistan’dan
çekildi. Taliban güçleri 2021’de başkent Kabil’e girerek Afganistan’da idareye
el koydu.
Bu yapılan anlaşmanın ABD’nin itibarını sarstığını ileri
süren Foreign Policy, Ukrayna’nın taviz vererek barış yapmaya zorlanmasının
birebir aynı durumu teşkil edeceğini belirtti.
Bilhassa silah yardımları sebebiyle artan maliyetler ve
Rusya ile doğrudan çatışma riski, Biden yönetimini barışa sıcak bakmaya itiyor.
Fakat Avrupa Birliği ve Ukrayna ise, Ukrayna’nın toprak
bütünlüğüne halel getirecek hiçbir anlaşmaya yanaşmak istemiyor.
Bilhassa Avrupa Birliği, vatandaşlarını savaşa destek
vermeye bu denli ikna etmişken farklı bir yola sapmanın itibarlarını
zedeleyeceğinden ve siyasi olarak olumsuz etkileri olacağından dolayı derin
endişe duyuyor./Odatv
