Batılı kaynaklar, ABD yönetiminin Umman’ın Hürmüz Boğazı konusunda İran’a çok fazla taviz verdiği değerlendirmesinde bulunduğunu bildiriyor.
Amerikan haber ajansı Associated Press (AP) yayınladığı raporda, ABD hükümetinin Umman’ın İran ile Hürmüz Boğazı hakkında yürüttüğü müzakereler sırasında Tahran’a gereğinden fazla taviz verdiğine inandığını yazdı.
Bu raporlara göre İran ve Umman, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yönetimine ilişkin bir anlaşmayı nihayete erdirmek üzereler.
İran, 18 Ağustos’ta transit geçiş güzergahları için yeni bir harita üzerinde anlaşmaya varıldığını ve bu hususta ortak bir bildiri hazırlanmakta olduğunu duyurdu.
Sızan detaylara göre bu anlaşma; gemilerin İran’a yakın bir rotadan giriş yapmasını, Umman’a yakın bir rotadan ise çıkış yapmasını içeriyor ve geçici dönemde gemiler herhangi bir ücret ödemeden transit geçiş yapıyor.
Konuya yakın kaynaklar Associated Press’e, ABD yönetiminin bu anlaşmanın bazı bölümlerine karşı çıktığını söyledi.
ABD, İran ve Umman’ın Hürmüz Boğazı’na giriş ve çıkışları ortaklaşa denetlemesine imkan tanıyan bir anlaşmaya karşı çıkıyor. Washington’ın temel endişesi, böyle bir anlaşmanın İran’ın bu hayati su yolu üzerindeki rolünü ve nüfuzunu meşrulaştırabileceği ve İran’ın buradaki kontrolünü resmen pekiştirebileceğidir.
ABD, Umman’ın güvenlik ve çevre hizmetleri karşılığında gemilerden gönüllü harç alma planına da karşı çıkmakta ve bu uluslararası su yolundaki transit geçişler için İran tarafından hiçbir ücret alınmaması gerektiğini savunmaktadır.
Trump hükümeti, Umman’ın İran ile müzakerelerde yeterince sert davranmadığına ve kararlı bir duruş sergilemediğine inanıyor.
ABD yönetiminin memnuniyetsizliği resmi pozisyon beyanıyla da sınırlı kalmadı. ABD Başkanı Donald Trump, 18 Ağustos Salı günü Fox News’a verdiği mülakatta Umman’ı açıkça tehdit ederek, “Eğer Umman engel çıkarırsa, onları şiddetle bombalayacağız” dedi.
Bu, Trump’ın son dört ay içinde Umman’a yönelik askeri müdahale tehdidinde bulunduğu ikinci sefer oldu.
Trump’ın Umman’a yönelik ilk askeri saldırı tehdidinden sonra bile ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Umman’ı ekonomik yaptırımlarla tehdit etmişti.
Bu gelişmeler, ABD ile İran arasındaki barış görüşmeleri için tanınan 60 günlük sürenin dolduğu ve iki tarafın hâlâ birbirinden çok uzak olduğu bir sırada yaşanıyor.
Dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği bir güzergah olan Hürmüz Boğazı, hayati bir stratejik öneme sahiptir.
İran, İsrail ve ABD’nin 28 Şubat’taki saldırısının ardından bu boğazı fiilen kapatmış durumdadır. Öte yandan ABD, boğazın tamamen yeniden açılmasını istemekte; ancak İran bunun için ablukanın kaldırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve petrol yaptırımlarının iptal edilmesi de dahil olmak üzere çeşitli şartlar öne sürmektedir.
Bir diğer önemli husus ise Birleşik Devletler’in bu müzakerelerin dışında bırakılmasıdır. İran ve Umman arasında Washington’ın doğrudan katılımı olmadan varılan doğrudan anlaşma, ABD’nin bu kilit su yolu üzerindeki nüfuzunu azaltan bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Trump hükümetinin boğaz konusunda İran’dan taviz alma hususundaki çaresizliği öyle bir noktaya geldi ki bazı medya kuruluşları ABD’nin İran’a yönelik yaklaşımını değiştirdiğinden bahsetmeye başladı.
Bu bağlamda CNN yayınladığı raporda, Donald Trump’ın Başkan Yardımcısı JD Vance ile özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın da aralarında bulunduğu müzakere ekibine İranlı yetkililerle temaslarını durdurma talimatı verdiğini yazdı.
Trump, 18 Ağustos Salı günü geçmişte yaptığı gibi müzakerelerin iyi gittiğini ve yeni bir anlaşmaya varılmak üzere olduğunu söylemek yerine, şu anda temel olarak hiçbir diplomasi veya müzakerenin yürütülmediğini ilan etti.
Trump sosyal medyada şunları yazdı: “İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen hiçbir müzakere veya görüşme yoktur ve planlanan bir müzakere veya görüşme de bulunmamaktadır. Deniz ablukası tüm gücüyle devam etmektedir ve Hürmüz Boğazı açık ve aktiftir. Tüm deniz mayınları toplanmış veya imha edilmiştir. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!”
Bu talimat, bazı Amerikalı yetkililerin “olumlu müzakereler” olarak tanımladığı süreçlere rağmen verilmiştir.
Raporlara göre bu adım, Trump hükümetinin stratejik yaklaşımındaki değişimi göstermektedir.
CNN, Beyaz Saray’ın stratejisini ani askeri darbelerden, İran’ı kademeli olarak boğmaya yönelik uzun vadeli bir yaklaşıma doğru kaydırdığını belirtiyor. Başka bir deyişle Washington, geniş çaplı askeri saldırılar kullanmak yerine ekonomik baskıları artırarak ve deniz ablukasını sürdürerek İran’ı baskı altına almayı hedefliyor.
Tabnak.ir
