ve aynı zamanda radar uzmanlarının da katılımıyla Yemen’in işgaline doğrudan
askeri müdahalesi olduğunu açıkladı.
Bu uzmanların tamamı, işgalci Suudi güçleri ve işgalci koalisyon
güçleri ile birlikte Yemen’in işgaline müdahil olmuşlardır.
Washington Post’un haberine göre, İsrail, 70 İsrail askeri
uzmanı ve 42 pilotun işbirliğiyle, Yemenli Müslümanlara ve bu ülkenin alt
yapısına karşı acımasız ve eşitsiz savaşa katılmıştır.
Amerikan gazetesinin raporu yeni bir konu değildir. Çünkü
dünyadaki herkes Yemen’e yönelik vahşi saldırının perde arkasında İsrail ve
Amerikan çıkarları ve planları olduğunu biliyor. Bu plan ve hedeflerden biri
Yemen’i ve altyapısını yok etmek, diğeri ise işgalci rejimin coğrafi kapsamını
genişletebilmesi ve bu küresel deniz geçişine ve doğu ve batıdaki çoğu ülkeye
ticari olarak hâkim olabilmesi için Babülmendep Boğazını ele geçirmek ve orada
kalmak için stratejik bir kareye ulaşmaktır.
Siyonist rejimin eski Başbakanı Binyamin Netanyahu, Mart
2015’te bu düzeyde yaptığı ilk açıklamalarda, bu rejimin Babülmendep Boğazına
hâkim olamayacağı endişesini gizlemedi ve aynı zamanda İsrail’in önemli
kazanımlar elde etmeden bu stratejik bölgeyi kaybedeceği konusunda uyardı.
Babülmendep Boğazının hâkimiyeti, İsrail rejiminin tüm
Ortadoğu’ya hâkim olmasına ve onu işgal ve yayılmacı planının ilk adımı olarak
kullanmasına izin veriyor.
Netanyahu, 29 Mart 2015’teki haftalık kabine toplantısının
başında şunları söyledi: ‘İran ve Yemen’in yakınlığı çok tehlikeli bir eksendir
ve Tahran-Bağdat-Şam eksenine ek olarak gaspçı ve yayılmacı İsrail rejimi için
ciddi bir tehdit oluşturmakta ve durdurulması gerekmektedir.’ Bu uyarı,
Suudilerin saldırıları ve Yemen’e karşı Arap koalisyonunu başlatmak için adeta
bir yeşil ışıktı.
O zamanlar Suudi Arabistan’ı ve işgalci Arap ülkelerini
Yemen’i işgal etmeye teşvik eden sadece Netanyahu değildi.
Netanyahu, ABD’li senatörlerle yaptığı görüşmelere atıfta
bulundu ve şunları söyledi: ‘ABD’de Cumhuriyetçi Partinin Senato Azınlık Lideri
Mitch McConnell ile görüşmelerimi bitirdim ve Demokratların lideri olan Senatör
Harry Reid ile de görüştüm ve her iki taraftan da bu partilerin İsrail’i tam
olarak desteklediğini duydum ve bu çok önemli bir konudur.’
Washington Post, raporunda açıkça şunu belirtti: ‘İsrail,
2015’ten bu yana Yemen’in işgalinde kilit bir ortak oldu ve İsrail’in Yemen
işgalindeki rolü açıktı.
El-Muha kentinde 70’e yakın uzman ve teknik personel ve
operasyon odası yönetim uzmanı bulunan İsrail, Yemen’in işgaline karışmış, 42
İsrailli pilot ve bazı askeri personel çok eksenli komuta görevinde yer
almıştır.’
Bu, İsrail rejiminin doğrudan saha katılımı ve Yemen
işgalinde Suudi subayları ve Arap koalisyonuna üye devletlerin görevlileriyle
işbirliği yaptığı anlamına geliyor.
İsrail’in Babülmendep Boğazında kalmak için koalisyon
güçlerini askeri tesislerle donatarak Yemen’e karşı savaşta önemli bir rol
oynadığı da bir sır değil. Yemen’in güneydoğusundaki işgal altındaki Sokotra
adasında İsrail üssü kuruldu ve bilgili kaynakların açıklamalarına göre Sokotra
adası, bu rejim ile BAE arasındaki ilişkilerin normalleştiğinin açıklanmasından
bu yana İsrail birliklerine açıldı.
İsrailli gazeteci Edi Cohen attığı twitte bu harekete
değindi ve “Sokotra Havalimanı’nın Geliştirilmesi konusunda İsrailli şirketi
binlerce kez tebrik ediyoruz” diye yazdı ve ardından bu gönderiyi sildi.
Kesin olan, Yemen’de yaşananların sadece mazlum Yemen
ülkesine karşı işgalci bir Suudi-Arap savaşı değil, Arap ülkeleri ve bölge,
İsrail ve ABD tarafından kapsamlı ve uzun vadeli bir savaş olduğudur. Amaç ise,
bölgede işgalci İsrail rejiminin coğrafyasının gelişmesi için yeni temeller
oluşturmaktır.
