Washington Post gazetesinde yer alan haberde, ABD ve İran arasında varılan geçici ateşkes mutabakatının ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’daki askeri operasyonları sürdürerek bu anlaşmayı sabote etmeyi planladığı belirtiliyor. İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırıları üzerine taraflar arasındaki İsviçre müzakereleri ertelenirken, Tahran yönetimi askeri faaliyetlerin durdurulması yönünde garanti talep ediyor.
ABD istihbaratı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ABD ile İran arasındaki nihai barış anlaşmasını bozmayı planladığını değerlendiriyor. The Washington Post gazetesinin kimliği açıklanmayan yetkililere dayandırdığı haberde, İsrail’in Lübnan topraklarında Hizbullah’a yönelik askeri operasyonlarını sürdürme niyetinde olduğu, bu durumun ise ABD ile İran arasındaki anlaşmanın temel maddesiyle çeliştiği kaydedildi.
Kaynaklar, ABD istihbaratının, Netanyahu’nun siyasi varlığını sürdürmesini Lübnan’dan asker çekmeyi reddetmesi ve Hizbullah’a yönelik saldırıları artırma yönündeki açıklamalarıyla doğrudan ilişkilendirdiğini aktardı. Ayrıca istihbarat değerlendirmelerinde, İsrail’in Donald Trump yönetiminin hazırladığı memorandumun şartlarından memnun olmadığı ve bu şartların Tel Aviv’in Tahran üzerinde kurmaya çalıştığı maksimum baskı politikasını zayıflattığına inandığı ifade edildi. Hazırlanan raporda, askeri faaliyetlerin askıya alınmasının veya Lübnan’dan asker çekilmesinin İsrail kamuoyunda Netanyahu için bir yenilgi olarak algılanacağı tespiti yer aldı.
Haber, Hizbullah ile İsrail arasında 19 Haziran günü TSİ 16.00’da yürürlüğe giren ateşkes rejiminden birkaç saat sonra yayımlandı.
Müzakereler askıya alındı
Financial Times ve CNN‘in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, ABD ve İran arasında 19 Haziran’da İsviçre’de yapılması planlanan müzakereler, İsrail’in Lübnan’a düzenlediği saldırılar nedeniyle ertelendi.
Financial Times’ın haberine göre Tahran, imzalanan anlaşma uyarınca Lübnan’daki askeri faaliyetlerin durdurulacağına dair garanti talep etti ve arabulucular şu anda bu sorunu çözmek için çalışıyor. Gazeteye konuşan bir başka kaynak, İran tarafının tutumunu “Lübnan yoksa anlaşma da yok” ifadesiyle özetleyerek, İran’ın taktiksel bir avantaj elde etmeyi ve ABD’den taviz koparmayı hedeflediğini belirtti.
Taraflar, 18 Haziran’da Lübnan cephesi de dahil olmak üzere askeri hareketliliğin derhal ve nihai olarak durdurulmasını öngören geçici bir barış anlaşması üzerinde mutabık kalmıştı.
CNN’e konuşan bir kaynak da İran’ın İsviçre’deki temasların yeniden başlaması için askeri faaliyetlerin durdurulması yönünde güvence istediğini, diplomatların bu tür garantilerin formülleri üzerinde çalıştığını doğruladı.
ABD Başkanı Donald Trump, 18 Haziran’da yaptığı açıklamada Lübnan, Hizbullah ve İsrail dahil tüm cephelerde tam bir ateşkes beklediğini ifade etmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İsrail’in güvenlik ihtiyaçları gerektirdiği sürece askeri güçlerin Lübnan’dan çekilmeyeceğini vurgulayarak, ülkesinin Washington ile Tahran arasındaki mutabakatlara bağlı olmadığını açıkladı. Trump, daha önce Fransa’daki G7 Zirvesi marjında İsrail’in Lübnan’daki adımlarından duyduğu memnuniyetsizliği dile getirmiş ve Netanyahu’yu daha sorumlu davranmaya çağırmıştı.
Askeri hareketlilik kapsamında İsrail ordusu, 14 Haziran’da Beyrut’un Dahiye bölgesindeki bir Hizbullah altyapı tesisine nokta atışı operasyon düzenlemişti. İsrail askeri kaynakları, hedefin güney Lübnan’daki Şii milis birimlerini koordine eden bir komuta merkezi olduğunu açıklamıştı.
harici
