Yahudi Roman Abromoviç’in Filistine zulmü

rasthaber

Rasthaber – 

“Filistin, Filistinliler, Müslümanlar, Kudüs
konularında mangalda kül bırakmayan hükümet ve şaşalı muhalefet
cerideleri ve kanalların Roman Efendinin yatlarını övmeleri, sanki
Türkiye’ye aktarabileceği parası varmış gibi şaşalı haberlerle Türk
milletinin kafasını ütülemelerinden, milletimizle alay etmelerinden
zerre utanmıyorlar.”

Annesini ve babasını henüz 4 yaşındayken kaybeden yetim ve fakir
bir Yahudi ailenin çocuğu olan Roman Abramoviç’in zengin olma
hikâyesinde 1992 Yeltsin dönemi esastır. Bu dönem Sovyet Rusya’nın
çöktüğü, devlet otoritesinin olmadığı, mafya kanunlarının hâkim olduğu,
rüşvet, talan ve şiddet ile devasa bir coğrafyanın akla durgunluk veren
zenginliğinin yağmalandığı dönemdir. Dikkat çeken husus ise Roman
Abramoviç’in 2000-2008 arasında Rusya Federasyonu’na bağlı Özerk Çukotka
Bölgesine Vali olarak atanmış olmasıdır. Evet, 1992’den önce hakkında
çok az şey bildiğimiz, bir meslek veya yüksek eğitimi olmayan Roman
Efendi Putin’in Başbakanlığı (2000-2008) döneminde Özerk Çukotka
bölgesinin Valisidir. Asgari sermayeden yoksun Roman Efendi 1992’den
sonra beş şirket sahibidir ve henüz 26 yaşındadır. Aylık 85 dolar maaşla
34 yaşında Vali olduğu dönemde 8 sene zarfında milyarlarca dolar
servetin sahibi olmuştur.

ROMAN EFENDİNİN TEK BAŞINA YAPAMAYACAĞI İŞLER

Bunda sadece o dönem Başbakan olan Putin’in, devlet başkanı
Medvedev’in koruyucu elinin olduğunu kabul etmek saflık olur.
Milyarlarca dolar değerinde altını, elması, kömürü, keresteyi,
doğalgazı, askeri araç ve gereçleri, yakutu Sibirya’dan ihraç etmek,
elde edilen devasa geliri İsviçre, İngiltere, Almanya, İsrail, ABD ve
offshore VIP hesaplara transfer etmek, Rusça dışında dil bilmeyen Roman
efendinin tek başına yapabileceği ve başarabileceği işler değil. Roman
efendi ve diğer Yahudi Oligarkların 1992’den itibaren Rusya’yı
yağmalarken onlara kalkan ve yardımcı olan güçlerin başında İsrail
devleti ve istihbaratı ile nüfuzlu uluslararası Yahudi çevrelerin olduğu
birçok araştırmacı yazar tarafından ve belgesellerde açığa çıkarıldı.

Dünyanın en prestijli futbol kulübü Chelsea’yi satın almasını,
dünyanın en büyük yatlarına sahip olmasını, özel bir Boeing 767 tipi
uçağının olmasını, farklı isimlerde ve sektörlerde onlarca şirketinin
olmasını ve açıklanan 13 milyar, tahmin edilen 50 küsur milyar dolar
servetin isminde yürümesini sağlayan dehası yalnız başına yeterli
değildir. Bir uluslararası mahfil olmadan, yetim ve fakir Yahudi Roman
Efendinin İsrail ve istihbaratının koruması, yönlendirmesi ve omuzlarda
taşınması olmadan yolunu bulması sıfır ihtimaldir. Şüphesiz ki, bu
noktaya varmasında Yeltsin, Rus Mafyası, satılık generalleri ve
istihbarat subaylarının katkıları yadsınamaz.     

10 MİLYON DOLARLA SAFARİD YAHUDİSİ

Roman Abramoviç Rusya, İsrail ve Portekiz vatandaşı. Milyarlarca
dolar serveti ile Portekiz’in birinci, İsrail’in ikinci, Rusya’nın on
birinci ve dünyanın yüz yirminci en zenginiymiş. Portekiz vatandaşlığını
Nisan 2021’de aldı. Portekiz’in 500 küsur sene önce Portekiz ve
İspanya’dan çıkarılan Safarid Yahudilerin torunlarının tekrar Portekiz
vatandaşı olabileceğini sağlayan yasanın 2015’te yürürlüğe girmesinin
ardından binlerce İsrailli ve dünyanın birçok ülkesinden binlerce Yahudi
Portekiz vatandaşlığına müracaat etmiş. Safarid Yahudi’si olduğunuzu
ispatlayan belgeyi Avrupa merkezli bir Safarid Yahudi kuruluşu sağlıyor.
Bu kuruluşa yüklü para yardımı yapan veya İsrail ve ideallerine bağlı
“uygun Yahudiler” Portekiz vatandaşlığına Safarid Yahudi’si olarak
öneriliyor.

Roman Efendi verdiği 10 milyon dolar bağış ile Safarid Yahudi’si
olmuş ve Portekiz vatandaşlığını almıştı. Portekiz vatandaşlığı da Roman
Efendiyi ve binlerce İsrail Yahudi’sini otomatikman Avrupa Birliği
vatandaşı yapmaktadır.

ZENGİNLİĞİNİ İSRAİL’E BORÇLU

Roman Efendi İngiltere tarafından istenmeyen kişi ilan edilip sahip
olduğu Chelsea kulübüne el koyulunca İngiltere’ye gidebilmek için vize
alamamıştı. Bu sefer resmi olarak İsrail vatandaşı oldu. Roman Efendi
zenginliğini yüksek miktarda İsrail ve istihbaratına borçludur. Bu
borcunu da İsrail’e yaptığı yüzlerce milyon dolar yardımlarla sınırlı
tutmamıştır. Roman Efendi İsrail’in en ırkçı, en yayılmacı, en radikal
ve en kanunsuz işlerin arkasında olan, Filistin topraklarının işgal
edilmesi, Filistinlilerin Doğu Kudüs’ten tehcir edilmesi, Kudüs’te
sadece Yahudilerin yaşaması, Filistinlilerin evlerine arsalarına el
konulması, Suriye toprağı olan Golan Bölgesine yeni Yahudi yerleşim
alanlarının açılması için faaliyet gösteren Ir David Vakfına veya
bilinen başka bir ismiyle EL’AD’a (Davud’un Diyarı) 100 milyon dolar
bağış yapmış. El’AD Vakfı illegal aktivitelerini turizm ve arkeoloji
çalışmalarıyla örtmektedir. Batı devletleri, âlemdeki işgal ve
talanlarını, Bush oğlu Bush da Afganistan ve Irak işgali, katliam ve
yağmalarını demokrasi ve özgürlük yalanlarıyla örtbas etmeye çalışmıştı.
İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesine binaen, Ir David (ELAD) vakfına
özellikle Bahamas, Virgin Adaları, Sychelles Adaları gibi para aklayan
offshore bankalardan yüzlerce milyon dolar aktarılmış.  

KALIN’IN YANINA OTURMASINI SAĞLAYAN ŞEY NE?

Roman Efendi en az Putin’le olduğu kadar Neo-Nazi Zelenskiy’le de
yakın dosttur. Aralarındaki muhabbet sadece her ikisinin Yahudi olması
değildir. Zaten Yahudilik her ikisinin de çok da umurunda değildir. Her
ikisi de Yahudi geleneklerine uygun yaşayan tipler de değil. Din ile
imanları dolardır. Ona tapar ondan medet umarlar. Aralarında güçlü
akçeli işler vardır. Hem Putin hem de Zelenskiy ile samimi ilişkiler
yaşayan Roman Efendinin Türkiye’deki dostları kimdir? İstanbul’da
Erdoğan Hükümeti aracılığında yapılan toplantılara katılacak kadar her
kesim tarafından bu kadar değerli bulunan Roman Efendinin vasfı nedir?
Onu özel kılan, Hint Kumaşı yapan özelliği nedir? Cumhurbaşkanlığı
Sözcüsü İbrahim Kalın’ın hemen yanında oturmasını sağlayan askeri
rütbesi, devlet makamı nedir? Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi
protokolüne hangi sıfatla girmiştir?

BİR İTİRAZ BİLE YOK MU?

Filistin, Filistinliler, Müslümanlar, Kudüs konularında mangalda kül
bırakmayan hükümet ve şaşalı muhalefet cerideleri ve kanalların Roman
Efendinin yatlarını övmeleri, sanki Türkiye’ye aktarabileceği parası
varmış gibi şaşalı haberlerle Türk milletinin kafasını ütülemelerinden,
milletimizle alay etmelerinden zerre utanmıyorlar. Zaten, uluslararası
mahfillerin onayı olmadan tek kuruş harcamaz. Harcayacağı da allı ballı
yatırımlar için olur. Bunun da ne üreticiye ne tüketiciye zerre faydası
olmaz. Konu NATO, ABD, İsrail veya Roman Abramoviç olduğunda, istisnalar
ve cılız sesleri tenzih ederek soruyorum, her konuda uzman, yabancı
elçilerin gözbebeği İmamoğlu’nun, Davutoğlu’nun, Karamollaoğlu’nun,
Akşener’in, mazlum milletlere ilham olmuş Mustafa Kemal’in Partisi
CHP’nin, Müslüman AKP ve medyasının bir itirazı, eleştirisi olmaz mı?

Resul-Allah Hz. Muhammed, “Bir gün gelecek İslam’ın sadece simi,
Kuran’ın sadece resmi ve Müslümanın sadece cismi kalacak. Haine Emin
Emin olana hain denilecek.” demişti.  Can Yücel’in dediği gibi nasıl
anlatayım bu kadar “sorosçu çocuğunu” küfürsüz. Atilla İlhan,
“Türkiye’nin bir hain kontenjanı var. Bu, nüfusun yüzde 10’udur.”
demişti. Neyzen Tevfik, “Geldikleri gibi gitmediler; kimi itini bıraktı,
kimi bitini. Kimi de pi.ini bıraktı! Yoksa bu kadar şerefsizin bizden
olması mümkün değil!” demişti. Neyzen ağır konuşmuş. Biz daha latif
soralım; Bu ülke vicdanı cüzdana satacak duruma ne vakit geldi?

Aydınlık

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın