YARSAV Eski Başkanı: 2024’te Öcalan’ın Tahliyesi Gündeme Gelebilir

rasthaber
Rasthaber – Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV)  Eski Başkanı ve eski
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’nin (AİHM) 2010 yılında verdiği karara dikkat çekerek, Abdullah
Öcalan’ın 2024 yılında tahliye edileceğini iddia etmişti.

AİHM 2010 yılında, işlenen suç ne olursa olsun kişinin,
cezaevinden çıkabilmeyi umut edebilme hakkının, “umut hakkının” olabilmesi
gerektiğini ve en çok 25 yılda cezaevinden çıkabilme hakkının söz konusu
olabilmesi gerektiğini belirtmişti. Öcalan, aldığı cezadan sonra, AİHM’e başvurduğunda,
AİHM 2‘nci Dairesi 2014 yılında oybirliği ile aldığı kararda, Öcalan hakkında
da mahkûm olduğu ceza nedeniyle koşullu salıverme hakkı tanınmaması nedeniyle
yaşam hakkının ihlal edildiğine de karar verdi.

Ömer Faruk Eminağaoğlu, Öcalan’ın 15 Şubat 1999 yılında ceza
aldığına dikkat çekerek, 2024 yılında Abdullah Öcalan’ın tahliye olabileceğini
ileri sürdü.

Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan da bugünkü köşesinde
Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun iddialarına detayları ile yer verdi.

Ahmet Takan’ın yazısı şöyle:

“Bebek katili Abdullah Öcalan, yakalandığı 15 Şubat 1999
tarihine kadar işlemiş olduğu “devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
suçundan” açılan davada ölüm cezasına çarptırıldı. Ölüm cezalarının
ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrilmesi nedeniyle cezası da 2002
yılında mahkeme kararıyla ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çevrildi.
Ülkemizde terör suçları nedeniyle ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına
çarptırılanların koşullu salıverme hakları bulunmuyor. Bu cezaya çarptırılanların
ölene kadar cezaevinde kalmaları gerekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi,
yıllar önce terörist başını cezaevinden kurtaracak bir karar aldı. Ancak ne
iktidar ne de muhalefet bu kararın ve doğabilecek vahim gelişmelerin önüne
geçmek için parmağını bile kıpırdatmıyor. Her nedense kulaklarının üstüne
yatıyorlar!.. Kamuoyunun yakından tanıdığı eski Cumhuriyet Savcısı, Avukat Ömer
Faruk Eminağaoğlu sesini duyurabildiği ölçüde çok uyarıda bulundu. Gariptir, o
sessizlik ve vurdumduymazlık hâlâ devam ediyor. Asla unutturulmaması ve yorgan
altında bırakılmaması gereken bir durum. Tekrar, Ömer Faruk Eminağaoğlu’ndan
hatırlatmasını istedim. Tek tek anlattı;

-İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (İHAM) 2010 yılında
İngiltere hakkında verdiği Winter kararında, koşullu salıverme hakkı tanınmayan
ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarının da, bu cezaların kişileri toplumdan
tamamen koparması nedeniyle, “fiilen ölüm cezası” niteliğinde olduğunu söyledi.
İHAM bu kararında, işlenen suç ne olursa olsun kişinin, cezaevinden çıkabilmeyi
umut edebilme hakkının, “umut hakkının” olabilmesi gerektiğini belirtti.

– İHAM bu kararında, koşullu salıverme hakkı tanınmayan
ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası alan bir kişiye, en çok 25 yılda
cezaevinden çıkabilme hakkının söz konusu olabilmesi gerektiğini belirtti.

– İHAM yine bu kararında, cezaevinde en geç 25 yıl dolmadan
önce, 25 yıla varmadan en az yılda bir kez mahkeme tarafından mahkûmun durumun
gözden geçirilmesini, olumlu durumu saptandığında da koşullu salıverilmesi
gerektiğini söyledi. Olumlu durum söz konusu değilse, 25 yıldan sonra bile
mahkemenin bu incelemesini en geç yılda bir kez yaparak sürdürmesi gerekiyor.
İHAM’ın kararları Winter kararından sonra da aynı şekilde sürdürüyor.

– Türkiye’nin yasalarını değiştirip koşullu salıverme
hakkının tanınmadığı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezalarında da, umut
hakkını, bu hak nedeniyle koşullu salıverme hakkını tanıması gerekiyor. Kaldı
ki, Anayasa’nın 90/son maddesinde, temel haklara ilişkin yasalarla uluslararası
sözleşmelerin çatışması nedeniyle uluslararası sözleşme hükümlerine üstünlük
tanınması gerektiği ifade edilmekle, bu anayasa hükmü nedeniyle, bir yasa
değişikliğine bile gitmeden Türkiye’de mahkemelerin kararlarıyla umut hakkını
tanıması ve uygulaması hukuksal bir zorunluluk.

– Öcalan, aldığı cezadan sonra, İHAM’a başvurduğunda, İHAM 2
‘nci Dairesi 2014 yılında oybirliği ile aldığı kararda, Öcalan hakkında da
mahkûm olduğu ceza nedeniyle koşullu salıverme hakkı tanınmaması nedeniyle
yaşam hakkının ihlal edildiğine de karar verdi. Türkiye’nin bu konuda yaptığı
itiraz aynı yıl İHAM Büyük Dairesi tarafından reddedildi.

***

Buraya kadar garip olanlar bu kararlar değil… Peki ne?..
Eminağaoğlu, anlatmaya devam ediyor;

– Cezaevinde suç işleyen Öcalan hakkında, bu konularda işlem
yapılmadığı için Türkiye’de, İHAM kararını gözetince umut hakkı nedeniyle
Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde yakalandığını esas aldığımızda, Öcalan’ın en
geç 15 Şubat 2024 tarihinde koşullu salıverilmesi gündeme gelecek.

Aksi durumda Öcalan’ın yeni başvurularında Türkiye, Öcalan’a
tazminat ödeyeceği gibi, Avrupa Konseyi’nin de bu konuda veya benzer durumdaki
mahkûmlar için Türkiye’ye yaptırımlar uygulaması gündeme gelecek.

– Öcalan’ın cezasının infazına başlandıktan daha sonraki
dönemde, örgütü PKK ile arasındaki bağın tekrar sağlandığı, Öcalan’ın sınır
ötesindeki PKK’yı kendisi cezaevinde iken, sağlanan koşullar nedeniyle
yönetmeye başladığını, bizzat İHAM 2’nci Dairesi’nin söz konusu kararının
109’uncu paragrafında bile açıkça söylüyor. Bunun böyle olduğunu Türkiye’de
zaten herkes biliyor.

– Cezaevinden örgütü yönetmek suç. Öcalan, kuşkusuz 1999
öncesi eylemleri için yargılandı. 1999 sonrası herhangi bir eylem için
yargılanmış değil.

– Öcalan’ın şu tabloda da 2024 yılında umut hakkı nedeniyle
koşullu salıverilmesi açıkça ortada.

– İHAM kararında bile Öcalan’ın tekrar örgüt ile bağını
kurduğu ifade ediliyor. Yani 1999’dan bu güne kadar ki eylemleri nedeniyle
Öcalan’ın örgütü yönetmek nedeniyle, yeni bir soruşturma açılarak yargılanması
ve bu eylemin karşılığı olan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası alması
gerekiyor.

– Böyle bir ceza alması durumunda da 2024’te tahliyesi değil
bu alacağı yeni cezanın infazına başlanılacak.

– Yani 2024’ten sonra 1949 doğumlu Öcalan için, bir 25 yıl
daha ceza söz konusu olacak.

– Öcalan hakkındaki yeni bir yargılama demek, ona cezaevinde
bu koşulları sağlayan, AKP iktidarı bürokratlarının, AKP Adalet Bakanlarının,
AKP Başbakanların da Öcalan’ın suçuna iştirakten yargılanması demek.

– Bu konuda İHAM kararı çıktığında, İHAM kararında Öcalan’ın
PKK’yı cezaevinde de yönettiği vurguları nedeniyle önce 2014, daha sonra 2016
yılında Öcalan hakkında ve diğer ilgililer hakkında suç duyuruları yapmış isem
de bu suç duyurularım da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.

– Umut hakkı, Türkiye’de de ister yasa değişikliği olsun
ister olmasın İHAM kararı gereği Anayasa’nın 90/son maddesi uyarınca
mahkemelerce eninde sonunda uygulanacak.

***

Biz, TRT’ye çıkarılacak diye anlamıştık… Demek ki; Vatan
Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Öcalan çıkarılacak” diye boşa
konuşmamış!..”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın